Hayatımızda bazen “zor” konuşmalar yapmak durumunda kalabiliriz, bugün bu konu hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Her şeyden önce bu konuşmaları mümkünse yüz yüze yapmaya çalışmalıyız; bu iş whatsapp üzerinden gerçekleşmemeli, çok önemli konuların bu şekilde mesajlaşma ile iletilmesi aslında bir tür iletişim hatası sayılabilir.

İletişimde kelimeler etkili ve önemlidir ama tek başına bir şey ifade etmeyebilirler, onların etkisini artıran şey ses tonudur, bu nedenle eğer yüz yüze görüşme şansı yoksa en azından mesaj yerine telefon ile konuşmayı tercih etmeliyiz. Yüz yüze iletişimde kelimeler ve ses tonuna vücut dilimiz de eklendiği için iletişim anlamında yüzde yüze yaklaşmış oluyoruz.

Bir diğer konu başlığı konuları biriktirmemek olmalı, sizde rahatsızlık yaratan bir durum oluştuğunda bunu ifade etmeyip içinize attığınızda bir birikim yaratırsınız, bu tip olaylar çoğaldığında bir gün incir çekirdeğini doldurmayacak bir konu için kendinizi büyük bir tartışmanın içinde bulabilirsiniz, çünkü daha öncekilerle birlikte bütün hikayeyi kapsayan bir tepki veriyor olursunuz, karşınızdaki kişi ise muhtemelen sadece en son olaya bakarak niye bu kadar büyük bir reaksiyon gösterdiğinizi anlayamaz.

Önemli olan diğer bir konu ise konuşmayı ne zaman yapacağımız, eğer iş yerinde yapılacak bir konuşma ise karşımızdaki kişinin ne zaman müsait olacağını sormak ve bir randevu talep etmek düşünülebilir, eğer özel hayatımız ile ilgili bir konu ise yine müsait bir boşluk yakalamaya dikkat etmeliyiz, çünkü önemli konuları konuşmak bazen tahmin ettiğimizden daha uzun da sürebilir.

İşin en önemli kısmı ise konuşma sırasında hislerimizi ne şekilde ifade ettiğimiz, karşı tarafı suçlayan, kimlik boyutunda bir saldırı gibi algılanıp karşı tarafın savunmaya geçmesine neden olabilecek konuşmalardan kaçınmalıyız. Sen böylesin diye tüm kimlik boyutu ile bir etiket yapıştırmaktan kaçınmalıyız, bunun yerine bizi rahatsız eden davranışın veya olayın hangisi olduğunu net bir şekilde söylemeliyiz.

Diğer bir öneri ise sen böyle davrandığında böyle oluyor demek yerine sen şu davranışı yaptığında ben şu şekilde hissediyorum demek olabilir, hislere vurgu yapmak işe yarayacaktır.

Ayrıca ikili ilişkilerde eğer ortaya çıkan durumda sizin de sorumluluğunuz var ise bunu konuşma sırasında kabul etmek de ortamı yumuşatabilir.

Bazen esprili yaklaşmak da işe yarar, önemli konular konuşulurken bile uygun bir durum oluşursa bir espri yapılabilir bununla ilgili ya da bir benzetmeden yararlanabiliriz.

Strateji anlamında ise şunu önerebilirim, bu konuşmayı yapmadan önce lütfen kendinize şu soruyu sorup üzerinde düşünün, bu görüşme ile amaçladığım şey nedir? Çoğu zaman amaçsız bir şekilde yapıyoruz bu zor konuşmaları.

Her zorlukta bir kolaylık vardır.

Sevgi ile kalın.

Not: Bu ve benzeri konularda profesyonel bir destek almak isterseniz koçluk çalışmaları ile ilgili olarak bana mert.cuhadaroglu@gmail.com mail adresimden ulaşabilirsiniz.