Birbirinden alakasız gibi gözüken bu üç kelimeyi nasıl bir araya getirdiğimi anlatmaya çalışacağım bugün.

Dengeye özel bir önem verdiğimi daha önceki yazılarımda ve kitaplarımda belirtmiştim. Bana bir sorun ile ilgili olarak gelen kişilerin en temel noktada aslında bir denge sorunu yaşadıklarını gözlemliyorum.

Yaşamak dar bir bakış açısı ile başımıza gelen olayların tümü olarak kabul edilebilir, biraz daha geniş bir bakış açısına geçecek olursak başımıza gelen olaylara nasıl tepki verdiğimize ve nasıl davrandığımıza bakmak icap eder. İşte bu yönetimdir.

Başıma gelecek olaylara ben karar veremem, üstelik pek çok insanın hayatı da beni bir ölçüde etkiliyor, ekonominin durumu, hava durumu gibi faktörler de var, bütün bu karmaşık sistem içinde ben kendi seçimlerimle kendi hayatımı yaşamaya çalışıyorum.

İyi bir yönetim ile dengeyi sağlamak önemli olan. İyi bir yönetim derken ortada her zaman yönetilecek bir durum olmadığını da düşünebilirsiniz, aslında bu kısmı ilginç. Parayı yönetmek için ortada para olması gerekiyor, diğer yandan parasızlık da yönetilmesi gereken bir durum. Bir ilişkiye sahip olanlar ilişkiyi yönetirlerken, bir ilişkisi olmayanlar da ilişki olmama durumunu yönetiyorlar bir şekilde.

Yaşamı yönetmek, bir denge için küçük dokunuşlarla hayat ırmağı içinde onunla beraber uyum içinde akmak demektir. Bu bilgi ve deneyim ister.