Yaşam Kalitemizi Artırmak


Evet, iddialı bir başlık oldu, farkındayım. Konu bence çok önemli ve bildiklerimi sizlerle paylaşmak istedim. Elbette tek bir doğru yok, en büyük arzum yazdıklarımdan yola çıkarak kendi reçetenizi oluşturmanız ve uygulamanız. Biraz farkındalık ve motivasyon sağlayabilirsem ne mutlu bana.

Önce güzel haberi vereyim; bence yaşam kalitemizi artırmak için başkasına ihtiyacımız yok, bunu kendi başımıza yapabiliriz. “Kötü” haber ise bunun bir miktar çaba gerektirmesi. Elbette sonuç, verilen emeğe değecektir diye düşünüyorum.

Yaşam kalitesini artırmak dediğimizde bunu iki ayrı başlık altında inceledim.

  • Sosyal, zihinsel ve ruhsal ihtiyaçların günlük olarak karşılanması
  • Proaktif yaşamak

Sosyal, zihinsel ve ruhsal ihtiyaçların günlük olarak karşılanması:

Temel ihtiyaçlarımız veya fiziksel ihtiyaçlarımız karşılandıktan sonra 3 farklı grupta ihtiyacımız kalıyor.

Sosyal ihtiyaçlar: sevmek, sevilmek, iletişim, paylaşım

Zihinsel ihtiyaçlar: öğrenmek, kendimizi geliştirmek

Ruhsal ihtiyaçlar: iz bırakmak, arkamızda güzel bir miras bırakmak

Bu ihtiyaçların ne ölçüde karşılandığı yaşam kalitemizi belirleyen unsurlar arasında önemli bir yere sahip.

Dikkat edilmesi gereken nokta bu ihtiyaçların her gün karşılanmasının esas farkı yaratabileceğidir.

Sosyal ihtiyaçlar için birlikte olmaktan keyif aldığınız, enerjisi yüksek olan ve sizin de enerjinizi artırdığını düşündüğünüz herhangi bir kişi ile (bu eşiniz/sevgiliniz, yakın bir dostunuz, sadece muhabbetini sevdiğiniz bir arkadaşınız olabilir) 15 dakika sohbet etmek yeterlidir. Bunu bir kahve eşliğinde yapabileceğiniz gibi telefonla konuşarak da aynı sonucu elde edebilirsiniz. Sohbetin keyifli olması ve sizi gülümsetmesi önemlidir.

Zihinsel ihtiyaçlar ile ilgili olarak her gün 15 dakika kendinize yatırım yapmanızı önerebilirim. Size bilgi verecek, sizi geliştirecek kitaplar okumak, bir belgesel izlemek, klasik müzik dinlemek, resim yapmak, yazı yazmak gibi faaliyetler içinden birisini veya bazılarını seçebilirsiniz. Faaliyet, yaratıcılığınızı kullanmanızı sağlıyorsa çok daha iyi olacaktır.

Ruhsal ihtiyaçlar veya iz bırakma alanı ise tanıdığınız veya tanımadığınız birisine (tabii ki bir sokak hayvanı da olabilir) hiçbir karşılık beklemeden yardımcı olmak ile ilgili. Belki fark etmeyeceksiniz ama onların hayatında ve dolayısıyla dünyada bir iz bırakmış olacaksınız. Bunun için günde 15 dakika ayırmanızı önereceğim. Bu sabah hiç tanımadığım bir köpekle beraber yürüyüş yaptım ve onun başını okşadım. Dün hiç tanımadığım birisinin bavulunu taşımasına yardımcı oldum. Bunlar gibi basit şeyler işte. Huzur ve mutlulukla dolduğunuzu hissedeceksiniz.

Proaktif yaşamak:

Bunu daha iyi anlamak için tersten gidelim. Reaktif yaşamak=şartlara göre yaşamak, olaylar oldukça tepki vermek. Daha kolay olan yolu izlemek. Sorumluluğu şartlara, başka insanlara yüklemek.

“Amirim söyledi, uyguladım”, “İstanbul’da yaşıyorum ama trafiği hesaplayamadım ve geç kaldım” gibi. Sorumluluk amirde, trafikte. Böyle davranmak elbette bir ölçüde rahatlatıcı.

Kısacası hayatı bir kurban rolünde yaşamak.

Ben böyleyim, elimden gelen bu kadar, yapamam, keşke, tepkilerimi yönetemiyorum, sorumlu ben değilim.

Olayları kontrol edemeyebiliriz ama tepkilerimizi kontrol etmek ve değiştirmek bizim elimizde. Bir adım daha ileri gideyim hatta, biz izin vermeden kimse bizi üzemez bile aslında.

Proaktif yaşamak ise bunun tam tersi, hayatımızın liderliğini elimize almak ve bir lider gibi yaşamak hayatı. Hayat kalitenizde inanılmaz bir fark yaratabilir.

Lider Rolüne Geçiş Nasıl Olacak?:

Farkındalık, motivasyon ve hayal gücü.

Kendime dair farkındalıklar, düşünce tarzımı değiştirebileceğimi anlamak, iç sesimle ve sezgilerimle bağlantımı artırmak.

Her şeyin önce zihinde sonra fiziksel dünyada yaratıldığını bilerek, hayal gücünden, geleceği gözünde olmasını istediğin gibi canlandırmaktan faydalanmak.

Motivasyonumu yüksek tutarak harekete geçmek ve gerektiğinde esnek olmak.

Yaşam beni değil, ben yaşamı yönetiyorum aşamasına geçmek.

Bu alan koçluk alanı olarak da adlandırılabilir ve eğer kendi başınıza yapamayacağınızı düşünüyorsanız koçluk desteği de alabilirsiniz. Kişinin kendisiyle barışık olması, iç huzuru deneyimlemesi, ne istediğini ve niçin istediğini bilmesi, istediğini elde etmek için harekete geçmesi ve ustalaşması, gerektiğinde plan değişiklikleri yapabilmesi, yani esnek olması. Artık liderliğe hazırsınız.

Lider Rolü / Proaktif Yaşamak

Sadece inisiyatif almak değil aynı zamanda sorumluluk da almak. Yaşamımızın sonunda nasıl birisi olarak anılmak istediğimize karar vermek. Bu karara uygun bir hayat sürmeye çalışmak.

“Şu hayatı öyle bir yaşa ki kapanışta kendini alkışlayabilesin” (Sokrat).

Hepinize kapanışta kendinizi alkışlamak isteyeceğiniz kaliteli bir hayat diliyorum.

Sevgi ile kalın.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

sixteen − ten =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.