YARINA İNANMAK


Geçen akşamki Yarına Not’tan devam edelim “mucizelere inanmak, yarına inanmak demektir”. Üçüncü kitabım Yarına Notlar’ın genel felsefesi de bu aslında, yarınlara inanmak, değişime inanmak, daha iyiye, daha güzele doğru bir yolculuğun içinde ve umudunda olmak.

Einstein’in çok sevdiğim bir sözü var, “hayatı yaşamanın iki yolu vardır, ya hiçbir şeyin mucize olmadığını düşünürsünüz ya da her şeyin bir mucize olduğuna inanırsınız”. Ben ikinci gruptanım, yani her şeyin içindeki mucizeyi görmeyi seçiyorum.

Mucize kelimesine bazen çok büyük anlamlar yüklüyoruz, mucize demek yılda bir defa karşılaşılabilecek büyük bir olay değildir bence. Mucize, her günün içinde yer alır, küçük olayların güzelliğinin ve büyüsünün farkında olabilmek önemlidir.

Her şeyden önce insanın kendisi bir mucize, doğadaki diğer tüm varlıklar gibi. Daha sonra yaşamın kendisi bir mucizedir.

Her sabah güneşin doğması ve batması mucizedir, sağlıklı bir şekilde bir sabaha uyanabilmek bir mucizedir, derin bir nefes çekip oh hayattayım demek bir mucizedir.

Günlük küçük mucizelerin farkında olan insanlar mutluluğa daha yakın oluyorlar. Bu nedenle bu konudan kısaca bahsetmek istedim bugün.

Bu insanları incelediğinizde bazı ortak noktaları olduğunu fark edersiniz. Her şeyden önce kendi yöntemlerine göre bolca ve sıkça şükrederler. Çevrelerinde bir sevgi çemberi vardır, hiç kimseyi hiçbir şeyi kanıksamadan yaşarlar, adeta her gün her şeyle ilk defa karşılaşırlar.

Çocukları düşünelim, onlar da hayata bu şekilde yaklaşırlar ve bize göre çoğu zaman daha mutlu hayatlar sürerler. Her güne bugün acaba hangi mucizeler olacak diye uyanırlar ve hayat da onları “mucizelerle” ödüllendirir.

Bırakın hayat sizi de mucizelerle ödüllendirsin.

Sevgi ile kalın.

Not: Yazılarımı beğeniyorsanız Hayatını Seç, Hayatını Değiştir ve Yarına Notlar isimli kitaplarımı da okumanızı öneririm.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

three × 4 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.