Tutku konusunu önemsiyorum, koçluk çalışmalarım sırasında genellikle başlarda bir yerlerde danışanlarıma bir tutkunuz var mı diye sorarım. Tutkuyu geniş anlamda ele alıyorum, bir insana karşı tutku hissedebileceğimiz gibi bir işe, bir aktiviteye ve hatta yaşamın kendisine karşı bir tutku da geliştirebiliriz.

Tutkunun yaşam amacımız ile de ilintisi olabilir, tutkumuzun peşinden giderek yaşam amacımızı da keşfedebiliriz. Tutkumuz nasıl bulacağız, sadece düşünerek bulamayabiliriz, denemeler yapmak da gerekebilir, deneme yapınca daha sağlıklı bir karar verilebilir diye düşünüyorum.

Özellikle de yaşama karşı bir tutku geliştirebilmek önemli, bu sayede yataktan neşeli kalkmak, zor zamanlarda tutunacak bir dalımızın olması gibi avantajlara sahip oluyoruz.

Tutkunun geliştirilebilir olduğunu düşünüyorum, tutkusunu henüz keşfedememiş bir insan bu konuya odaklanıp zaman ayırırsa, bir şeyler okuyup izlerse, biraz yazıp çizip kendisine sorular yöneltirse ve bazı denemeler yaparsa zaman içinde tutkusunun ne olduğunu keşfedebilir.

Elbette birden fazla konuya tutku da duyabiliriz, diğer yandan bunu ilgi duymak ile karıştırmamak gerekir, ilgi biraz daha düşük seviyede ve geçici olabilen bir şeydir, tutku ise genellikle daha yüksek seviyede ve kalıcıdır.

Ben yazmaya, koçluğa, yürüyüş yapmaya, seyahat etmeye, okumaya karşı tutku duyuyorum, ilk aklıma gelenler bunlar oldu bu yazıyı kaleme alırken, ayrıca yaşamın kendisine karşı bir tutkum olduğunu da söyleyebilirim.

Geçenlerde bir Yarına Not paylaşmıştım, doğum bir mucize ise yaşamak sıradan bir şey olamaz şeklinde idi, tutkularını keşfeden insanın hayatı asla sıradan değildir.

Sevgi ile kalın.