SOSYAL MEDYA VE MUTLULUK


Televizyonun yerini sosyal medya aldı. Tahminimce günde ortalama 3-4 saatimizi sosyal medya kanallarında dolaşarak geçiriyoruz. Paylaşıyoruz, beğeniyoruz ve yorum yapıyoruz, etkileşimde bulunarak ben buradayım mesajını veriyoruz.

Alışkanlıklarımız değişmeye başladı, uzun zamandır görmediğimiz bir arkadaşımızı aramak yerine paylaştığı bir fotoğrafı veya yazıyı beğenerek “aklımdasın” diyoruz aklımızca. Doğum günlerinde bile telefon açmak yerine kutlamayı da sosyal medyadan yapıyoruz. Hızlı ve kolay, gerçekten öyle mi?

NLP eğitimi alırken hocamız anlatmıştı, aklımda yer etmiş, iletişimde kelimeler %7, ses tonu %37 ve beden dili %56 oranında etkiye sahipmiş. Bu durumda aslında iletişimin sadece %7’sini kullanıyor olabilir miyiz?

Sosyal medyanın güzel yanları da var elbette, çok sayıda insanla arkadaşlık yapıyor olmak, aktivitelere daha kolay ulaşmak ve organize etmek, ilgi grupları oluşturmak ve iletişim ağımızı genişletmek gibi.

Diğer yandan; olumsuz yönlerini de göz ardı etmemek gerekir, mutluluk verebildiği gibi mutluluğu olumsuz anlamda etkileyebilir.

Her şeyden önce hızlı düşünmeyi ve hareket etmeyi teşvik ediyor, bilinçli zihnimizin odaklanma kapasitesinin çok üzerine bir bilgi akışı var.

Ben bugün neleri kaçırdım, kim neler yaptı, acaba “rakipler” ne alemde soruları zihnimizi kurcalıyor ve sosyal medyaya sürekli bağlı kalmak istiyoruz. Bu bir süre sonra dikkat edilmezse bir tür bağımlılığa dönüşebiliyor.

Sosyal medya kullanımında ölçüyü kaçırmak mutsuzluk yaratabiliyor. Ritmimiz bozuluyor, üretimimiz düşüyor, sabırsız ve plansız davranabiliyoruz.

Önemli olan dozajı doğru tutturmakta. Güzel bir söz var, aslında her şey zehirdir, belirleyici olan miktardır şeklinde. Sosyal medya kullanımını günde bir saat ile sınırlandırabilirseniz sorun olmayabilir.

Teknolojik yaşam ve doğadan uzaklaşmak bizi kendi özümüzle bağlantı kurmaktan, iç sesimizi duymaktan uzaklaştırıyor, adeta robotlaşıyoruz. Gerçeği dururken sanal hayatlar yaşamaya başlıyoruz.

Eğer sosyal medya kullanımında dengeyi sağlayamıyor iseniz sosyal medya perhizi yapmaya çalışın, örneğin akşam 20’den sonra başka şeyler yapın, haftanın bir günü hiç ilgilenmeyin, tatile eski cep telefonunuzla gidin.

Unutmayalım ki dengeye yaklaştıkça mutluluk artar, dengeden uzaklaştıkça mutsuzluk baş gösterir.

Bahar geldi, dışarıda güzel bir hayat var.

Sevgi ile kalın.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

14 − 1 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.