Birbirine yakın gibi görünen bu iki kavram arasında aslında dağlar kadar fark var ve bu farkı anlamaz ve ikisini birbirine karıştırırsak hayatımız içinden çıkılmaz bir hal alabilir.

Dorothy Rove’un güzel bir saptaması var; “sizi doğal olarak üzen bir şeyi, depresyona dönüştürmenin en etkili yolu, başınıza gelen şey için sadece ve sadece kendinizi suçlamaktır” şeklinde. Bunu yapan kişilerin sayısı emin olun azımsanmayacak ölçüde fazla.

Sorumluluk almak bir tür pozitif geri bildirim olarak düşünülebilir bazı açılardan, ne istiyorum, şu an durum nasıl, bundan sonra neleri farklı yapabilirim şeklinde özetleyebilirim.

Hatalardan ders almak elbette akıllıca olacaktır, diğer yandan bu her hata için bir defa yapılırsa yeterli olur, defalarca aynı konuyu tekrar tekrar düşünmek fazladan bir yarar sağlamayacaktır, bu süreçte neleri görmezden geldim, bundan sonra hangi işaretlere daha fazla dikkat etmem gerekiyor gibi bir yaklaşımdan söz ediyorum.

İşte bunlar hayatının sorumluluğunu alan bir insanın yapacağı şeyler, bir şeyleri değiştirme gücünün olduğunu bilir, hatalarından ders alır, durum tespiti ve geri bildirim yapar ve ilerler, güzel bir söz var, hayat bir tren istasyonu değil, trenin kendisi, yani bir şekilde ilerlememiz gerekiyor.

Kendilerini suçlayan insanlar ise ağırlıklı olarak geçmişte yaşarlar, pişmanlıkları çok fazladır, aynı konuları defalarca zihinlerinde oynatıp kendilerini suçlayacak bir şeyler ararlar.

Sorumluluk almak demek kendimizi yargılamak ya da suçlamak değildir. Kendinizi ve başkalarını yargılarken lütfen sınırları aşmayın.

Sizin dışınızda da bir dünya var, pek çok farklı etki var, en basitinden insan ilişkileri en az iki kişi arasında yaşanıyor.

Kendinizi suçlamak, her olayda okları kendinize çevirip acaba yine nasıl bir hata yaptım demek kendinizi kötü hissetmenize yol açacaktır.

Dengeli bir şekilde ele alın konuyu, sizinle ilgili olan kısımları var, olmayan kısımları var, olan kısımlarda nasıl bir ders çıkarabileceğinize bakın, hatalıysanız özür dileyin, gelecekte neyi farklı yapacağınızı düşünün ve orada bırakın mümkünse.

Yazıldığı kadar kolay yapılamadığının farkındayım, çünkü insan bir duygu varlığı, diğer yandan duygularımız da düşüncelerimiz tarafından oluşturuluyor, bu nedenle kendimiz hakkında neler düşündüğümüze de dikkat etmeliyiz.

Sevgi ile kalın.