ŞÖMİNENİN ATEŞİNİ SÖNDÜRMEYİN


Oldum olası şömine ateşini çok severim. Şömineyi yakmak ayrı bir maharet gerektirir, ateşin güzel ve kalıcı olması için ateşi beslemek gerekir. İçimizde yanan değişim, dönüşüm ateşi de bu şekilde beslenmek ister, aksi takdirde bir süre sonra sönebilir.

İsteğimizi canlı tutmanın yöntemlerinden bir tanesi disiplinli bir şekilde her gün düzenli olarak bir şeyler yapmaktır. Çevremizde bizim hayal ettiğimiz şeyleri veya benzerlerini gerçekleştirmiş insanlar mutlaka vardır. Bu kişiler de isteklerine bir günde kavuşmadılar, öncesinde iyi bir plan ve sıkı çalışma dönemi vardır genellikle.

Belli bir noktada durup en son aşamayı düşündüğünüzde bazen hiç harekete geçemeyebilirsiniz. Bu durumda yapmak istediğiniz şeyi en az 4 aşamalı bir plan olarak belirlemek işinizi kolaylaştırabilir. Örneğin kendinize bir yıllık bir hedef koyun ve her 3 ayda isteğinize kavuşmak için neler yapacağınızı dönemler itibarıyla ayrı ayrı yazın.

Sonra da ilk 3 ay yapmayı planladıklarınızdan herhangi birini seçerek üzerinde çalışmaya başlayın. Pek çok konu üzerinde çalışmaya başlamanızla birlikte aşılması daha kolay bir hal alır.

Yapmak istediğiniz şey başlangıçta size ne kadar zor geliyor olursa olsun bugün bu konuda bir şeyler yapmayı seçebilirsiniz. Büyük bir adım atmanız şart değil, küçük adımlarla başlayın ve istikrarlı bir şekilde devam etmeye çalışın.

Bunu yaptığınızda kendinizi hayat oyunun içinde hissedeceksiniz. Denemeden başarıp başaramayacağınızı kimse bilemez. Zaman bizim tahminimizden çok daha hızlı akıyor, yaşamı bir tiyatro izleyicisi gibi dışarıdan izlemek de mümkündür, sahnedeki oyunculardan biri olmak da, siz hangisini seçiyorsunuz?

Eğer hayatınızın gidişatından memnun değilseniz bu konuda bir şeyler yapın, koçluk alın, kitap okuyun, kendinize özel zaman ayırın, küçük bir deftere yapmak istediklerinize dair notlar alın. Ölmeden önce yapmak istediklerinize dair 100 maddelik bir liste oluşturup yaptıkça üzerlerini çizin. Bu listeyi bugün oluşturun.

Kolay olacağını söylemiyorum, bazen zorluklarla da karşılaşabiliriz. Bir zorlukla karşılaştığımızda temelde iki seçeneğimiz vardır, ya onun bizi alt etmesine izin veririz, ya da ona meydan okuruz. Kişisel gelişimimizi güçlendiren şeylerden birisi kesinlikle bu tip meydan okumalardır. Adeta büyüdüğümüzü hissederiz.

Harekete geçmediğimiz müddetçe risk almadığımızı düşünebiliriz, riskten kaçınmak güdüsüyle pek çok şeyi erteleyebiliriz. Aslında en büyük risk çoğu zaman yapmakta değil yapmamaktadır. Söylemediklerimiz, yapmadıklarımız gelecekte bizi daha fazla rahatsız etme potansiyeline sahiptir.

Sahip olduğunuz özellikleri kullanmaya başlayın. Bütün bu özelliklerle nasıl bir fark yaratabileceğinizi düşünün ve sonrasında harekete geçin. Dünyanın daha çok bu tip insana ihtiyacı var.

Hiçbir şey eylemin ve deneyimin yerini alamaz. Hedefinize doğru bir adım attığınızda ve yolculuk boyunca umudunuzu koruduğunuzda (kendinize bu şeyi neden yapmak istediğinizi sıkça hatırlatın), ayrıca esnek davranarak gerekli düzeltmeleri yaptığınızda başarıya ulaşmak sadece bir zaman meselesidir.

Bütün hayaller gerçek olabilir, eğer sabırla arkasında durursanız. Olumlu düşünme ve eylem bir araya geldiğinde pek çok kapı aralanacaktır.

En iyi senaryonuzu zaman zaman düşünün ve elinizden gelenin en iyisini ortaya koyun, bunu her gün yapın. Sonuçlar, yaptığınızda gelecektir.

Şömineyi izlemek güzeldir, ama odun atmayı da ihmal etmemek gerekir. Bu ilişkiler konusunda da böyledir, hayatın genelinde de.

Hepinize isteklerinize doğru adım atacağınız güzel bir gün diliyorum.

Sevgi ile kalın.

 

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.