SADELEŞMEK VE MİNİMALİZM – HUZURLU YAŞAMA SANATI

SADELEŞMEK VE MİNİMALİZM – HUZURLU YAŞAMA SANATI

İçinden geçtiğimiz süreç bize bazı açılardan küçük faydalar da sunuyor. Bunlardan bir tanesi de sadeleşmek konusu. Çoğumuz bir şekilde bazı şeyleri bırakıyoruz, azaltıyoruz, arınıyoruz ve sadeleşiyoruz. Sadeleşmek ne demek? Hayatın normal akışında yapmayı çok sevdiğimiz hatta belki gerçek olmasa bile şu olmadan hayatta yapamam dediğimiz ne varsa aslında olmadan da yaşanabileceğini görüyoruz, işte ben buna sadeleşmek veya minimalizm diyorum.

Az olan çoktur felsefesini ve içinde barındırdığı derin anlamı keşfediyoruz. Ailemle, arkadaşlarımla sohbet ettiğimde içinden geçtiğimiz süreçte önemli olan ile önemsiz olanı artık daha iyi ayrıştırabildiğimizi gözlemliyorum.

Sadeleşmek benim için huzurlu hissetmenin de bir parçası çoğu zaman. Fazlalıkları attığımızda, aşırı davranışlarımızı törpülediğimizde sadeleşiyoruz. Teknolojiyi sadece gerektiği kadar kullanmak, küçük molalar alıp kendi içimize dönmek gibi unsurları da olabilir sadeleşmenin. Sadeleşmek lazım, hafiflemek. Hem fiziken hem de ruhen, ruhen hafifleyince daha hızlı ilerler hem insan.

Peki sizin hayatınızda yapmayı düşündüğünüz sadeleşmeler var mı?

Geçenlerde bir paylaşım yapmıştım, burada tekrarlamak istiyorum. J H Doodson’a ait bir cümle: Sakin bir ev, kendi yetiştirdiğimiz çiçekler, ilham verecek kitaplar, sevilmeye değer birkaç arkadaş, acı veya pişmanlık vermeyen masum eğlenceler, gerçeğe bağlılık, güven, ümit ve sevgi dolu bir yürek; dünyanın bütün zevklerinden daha değerlidir.

Yaşanan süreç bana çocukluğumu hatırlattı, daha az şeyimizin olduğu, daha sadece yaşamlar sürdüğümüz ama bir şekilde insanların daha mutlu olmayı başardığı dönemler. Huzurlu yaşama sanatına daha çok vakıf olduğumuz günlerdi.

Biraz sadeleşerek daha huzurlu bir hayatın kapısını aralamak ve bir tür huzur sokağı oluşturmak mümkün olabilir ve bunun tohumlarını şu an içinde olduğumuz dönemde ekebiliriz.

Sevgi ile kalın.

Paylaş