RİSK ALMAK

RİSK ALMAK

Risk alır mısınız, ya da ne zaman risk alırsınız? İstediğimiz şeylerin gerçekleşmesi için, hayallerimize kavuşmak için bazen hatta çoğu zaman biraz risk almamız gerekir. Kesinlik ihtiyacınızı bir süreliğine terk etmenizi isteyeceğim, en azından bu yazıyı okurken. Eğer olumsuz bir sonucu olmayacağını düşünseydiniz neler yapardınız, hangi konularda hangi adımları atardınız?

Kennedy’nin çok sevdiğim bir sözü var, “hiçbir önemli değişim tam bir başarı garantisi verilerek yaratılmamıştır” benzeri bir cümle. Hayata daha fazla güvenmemiz bu işin anahtarı. Hayata daha fazla güvenmek aslında kendimize de güvenmek demektir.
Hayatınızı şöyle bir hızlıca gözden geçirdiğinizde hayata güvendiğinizde ve biraz risk aldığınızda geçmişte başarılı ve mutlu hissettiğiniz bir olay veya olaylar hatırlayacaksınız. Eğer yoksa bir tane yaratmaya çalışın ve bundan sonra o andan güç alacağınızı bilin.

Ben de hepiniz kadar kesinlik ihtiyacı içinde büyütüldüm. Düzenli bir gelirin olsun, geleceğin garanti olsun şeklinde yetiştirildim ve hayatımın uzun sayılabilecek bir bölümünü bu şekilde geçirdim. Kendi içsel yolculuğumda aradığım şeyin bu olmadığını fark ettiğimde 40’lı yaşlarıma yaklaşmıştım. “Radikal” bir karar ile 15 yıllık finans kariyerini bırakıp yazarlık ve koçluk yapmaya başladım. Çok şükür, daha mutlu ve huzurluyum şimdi, yaşadığımı çok daha fazla hissediyorum.

Kesinlik ihtiyacı bazen iş hayatında bazen ilişkiler alanında karşımıza çıkar, korkularımızla yüzleşip onlarla birlikte ilerlemeyi seçtiğimizde konfor alanının dışına çıkıp istediğimiz değişimleri gerçekleştirmek kolaylaşır.

Bir oyun düşünün, kuralları belli ve hayatınızın ilk gününden son gününe kadar aynı oyunu oynayacaksınız, sıkılmaz mısınız? Kesinlik ihtiyacı insanı böyle bir oyunun içine hapsedebilir.
Kesinlik ihtiyacını tamamen bırakmak mümkün ve doğru değil. Diğer yandan onu azaltabiliriz, her konuda hesap kitap yapmaktan vazgeçin. Bir konu belirleyin kendinize ve bırakın emin olmayı, sonuçları tahmin edemeyecek durumda olsanız dahi istediğiniz yönde bir adım atın.

Daha analitik olanlarımız bu alanda daha fazla zorlanacaktır. Analitik yanınızı bir konu için rafa kaldırın, biraz daha içinizden geldiği gibi davranmaya çalışın, bakalım neler olacak?
Yapmak istediğim şey konusunda bir türlü harekete geçemiyorum diyen insanların önemli bir bölümü kesinlik ihtiyaçlarının çok yüksek olduğunun ve kendilerini tutan şeyin bu olduğunun farkında değiller.

Hayat kısa, yapacak çok fazla şey var, geriye dönüp baktığınızda şartların hiçbir zaman tam istediğiniz gibi oluşmadığını göreceksiniz. Sürekli değişen bir dünyadan bu mümkün değildir zaten.
Her şeyin bir zamanı yoktur, en güzel bazı şeyler zamansızdır.
Sevgi ile kalın.

P.S.: Eski yazılara kendi adımı taşıyan web sitesinden ulaşabilir, koçluk hakkında bilgi almak için ise [email protected] adresine mail atabilirsiniz.

Paylaş