Uzun zamandır teknik bir yazı yazmamış olduğumu fark ettim, bugün bu nedenle resilience kavramından bahsetmeye karar verdim.

Resilience esneklik anlamına geliyor, çabuk iyileşme özelliği de diyebiliriz. Bir kişinin yaşamın getirdiği değişimlere karşı esnek olabilmesi anlamını da taşıyor.

Pozitif psikolojideki en önemli kavramlardan bir tanesi resilience kavramıdır. Pozitif ve umutlu olabilmek ile ilişkisi vardır, kişinin kendisine güvenini ve deneyimlerimizden öğrenmeyi, ders çıkarmayı da içerir.

Peki gelelim işin en can alıcı kısmına, resilience yani duygusal dayanıklılık nasıl artırılabilir?

Açıkçası pek çok yöntem var, kişinin hikayesini dinleyip ona uygun çözümler üretmek gerekiyor, diğer yandan ortaya karışık bir şekilde önerilerimi paylaşmak istiyorum, size uygun olduğunu düşündüklerinizi uygulayarak belli bir süreç dahilinde dayanıklılığınızı artırabilirsiniz.

Gerçekçi planlar yapıp bu planları uygulamak kişinin kendisine güvenini artırarak dayanıklılığını güçlendirir.

Kendinizle iyi bir iletişim kurmak kesinlikle önemlidir, güçlü yönlerinizi ve becerilerinizi bilmek ve kullanmak, kullanmak kısmı özellikle önemli, resilience ı artırır.

İletişim becerilerini geliştirmek çok yararlıdır, özellikle de önyargılı olmamak ve sert olmamak önerilir.

Problem çözme becerilerini geliştiren kişilerin duygusal dayanıklılığı da artacaktır. Bir sorunla karşılaştığınızda olası çözüm önerilerini bulmak, sıralamak ve uygulamak önemlidir.

Düşünce ve duyguları yönetebilme becerisi de dayanıklılık açısından önemli bir kavramdır.

Bunların dışındaki önerilerime gelecek olursam; bir yaşam amacı bulun; insanlarla konuşun, görüşün ve sosyalleşin. Yaşamınızdaki problemlerin kendiliğinden çözülmesini beklemeyin, siz de adım veya adımlar atın lütfen.

Ayrıca hedefleriniz ve planlarınız olsun, hepsini yapamayacak olsanız bile bu genellikle iyi bir şeydir. Sağlıklı beslenin, düzenli spor yapın ve uykunuzu alın.

Ayrıca size keyif veren bazı rutinleriniz olsun, benim sabah yürüyüşlerim gibi örneğin.

Duygusal dayanıklılığı artırmak en az yüzde elli oranında bizim elimizdedir, bu önemli konuda yapacağınız çalışmalarda başarılar diliyorum, sevgi ile kalın