Koçlukta en önemli konulardan bir tanesi de danışanlara farklı seçeneklerin ve alternatiflerin neler olabileceğini keşfettirmektir. Hayatımızda farklı konular ile ilgili olarak farklı seçeneklerimiz olabileceğini keşfettiğimizde hem daha umutlu ve motive oluruz hem de daha kolay eyleme geçeriz. Proaktif olmayı ben bu şekilde tanımlıyorum.

Bir insan proaktif olmayı öğrenebilir mi derseniz kesinlikle evet olacaktır yanıtım, pek çok konu gibi bu konuda da belirli bir süreç dahilinde kendimizi geliştirebiliriz.

Her şeyden önce kendimizi yakından tanımak, değerlerimizi bilmek, yaşam amacımızı keşfetmek, bir farkındalığa sahip olmak, neyi niye yaptığımızı bilmek çok önemli. Bu temeli oluşturduktan sonra hayatımızı belli ölçülerde kendi seçimlerimizle yönettiğimizi kabul ederek hayatımızın sorumluluğunu elimize almamız gerekiyor. Bunu daha önce uçağın pilot koltuğuna geçmek olarak tarif etmiştim başka bir yazımda.

Uçağın pilot koltuğuna ilk defa geçtiğinizde ufak tefek aksaklıklar olabilir elbette, diğer yandan hayatınızla ilgili kararları sizin almanız ve bunun sorumluluğunu taşımanız emin olun sizi zaman içinde bambaşka bir insana dönüştürecektir.

Proaktif insanlar ilgi alanlarına değil etki alanlarına odaklanırlar. Stephen Covey’in Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı isimli kitabında bahsettiği önemli yedi alışkanlıktan bir tanesi de budur. Değiştirebileceğimiz şeylere odaklanmak ve enerjimizi bunun için kullanmak.

Proaktif insanların tam zıddı ise reaktif insanlardır. Daha çok bahane üretmeyi ve şikayet etmeyi severler, bu ikisinin kimseye bir yararının dokunduğu görülmemiştir.

Hayatlarının sorumluluğu ellerine almazlar, onlara göre hayatlarında olumsuz giden şeyler hep başkaları ile ilgilidir. Konuşmayı severler ama bir türlü kendileri ile ilgili önemli konularda harekete geçemezler.

Siz siz olun biraz daha proaktif davranmaya çalışın, yaşamın tadı ve değeri bu şekilde anlaşılır.

Sevgi ile kalın