Geçen hafta paylaştığım bir günaydın fotoğrafının altına yapılan yorumlardan bir tanesi “olumlu düşünme teknikleri üzerine de yazar mısınız lütfen” şeklinde idi. Ben bu yazıları hepimiz için yazıyorum, elbette yazarım, bildiklerimi paylaşırım. Siz yeter ki görmek istediğiniz konuları bana iletin bir şekilde.

Bu yazımızın konusu olumlu düşünme teknikleri. Her şeyden önce belki de şunu anlamamız lazım, olumlu düşünmek zorunda değiliz. Bu bir zorunluluk değil, ayrıca her zaman olumlu düşünmek mümkün veya sağlıklı da değil. Olumsuz düşünmenin de faydaları var, örneğin bizi olası risklere karşı uyarması bunlardan bir tanesi. Her konuda olduğu gibi burada da denge önemli.

Olumlu düşünme ile olumsuz düşünme arasında güzel bir denge kurulabilir. Bu nasıl yapılacak derseniz kendi uyguladığım yöntemi önerebilirim. Ben olumsuz düşüncenin engellenebileceğine inanmıyorum, böyle bir deneyimim olmadı. Yalnız şunu biliyorum, ne kadar az direnç gösterirseniz o kadar az etkilenir ve çabuk kurtulursunuz girdaptan. Direnç göstermek demek, eyvah eyvah aklıma olumsuz bir düşünce geldi, bundan bir an önce kurtulmam lazım, ya hayatıma kötü bir şeyler çekersem düşüncesi.

İlk kitabımda anlatmıştım, zaman tamponu diye bir olay var, bir düşüncenin aklınıza gelmesi ile yaratım süreci hemen işlemez, bunun için aynı olumsuz düşüncenin zihninizi uzun süre işgal etmesi gerekir.

Olumsuz düşünce geldiğinde ona bir bulut gibi davranırım, bilirim ki bulutlar gelir ve giderler, rüzgar şiddetli olduğunda çok hızlı giderler hatta. Daha sonra dengeye gelmek için aklıma gelen olumsuz düşünce hangi konuda ise o konuda olumlu bir senaryo yaratırım kafamda.

Diyelim ki aklıma gelen olumsuz düşünce parasız kalmak olsun. Mücadele etmiyorum, hoş geldin, benim sana ikram edeceğim bir şey yok, biraz dinlen gidersin. Sonra da bu konu ile ilgili olumlu bir senaryo düşünüyorum, az da olsa inanabileceğim bir şey olmalı, param var, istediğim gibi bir tatile çıkmışım gibi.

Bu arada güzel senaryo üretemiyorum veya hayal kuramıyorum diyenler için seyahat ve tatil konusunda pratik yapmalarını öneririm, en kolay hayal kurulabilen alan benim gözlemime göre burası. Pazartesi günleri Hürriyet Seyahat ekindeki yazıları okuyun ve fotoğraflara bakın, emin olun kendinizi orada anlatılan yerlerden birisinde hayal edebilirsiniz.

Geçen haftaki sayısında bisiklet rotaları ve bisiklet gezileri vardı. Gezginlerden bir tanesi üşenmemiş Küba’yı baştan aşağı bisikletle dolaşmış. Bu arada danışanlarımdan bir tanesi Küba’dan yeni geldi, çok beğenmiş, özellikle halkın fakirliğe rağmen nasıl mutlu bir yaşam sürdüğünü anlata anlata bitiremedi.

Kübalıların bildiği ama bizim gözden kaçırdığımız şey ne olabilir? Bizim bilmediğimiz bir olumlu düşünme tekniğine sahip olabilirler mi? Sanmıyorum, oradaki mutluluk büyük ölçüde herkesin aynı seviyede bir yaşam sürmesinden ve sürekli bir paylaşım içinde olmalarından kaynaklanıyor. Bana Ülkemizdeki eski mahalle yapısını ve o yaşamı hatırlatıyor. Bazı şeyleri çok hızlı tükettik maalesef. Peki yerine koyulabilir mi? Elbette. Olumlu düşünmek burada devreye giriyor işte.

Her durumda kendimize sormamız gereken sorular var. Olumsuz bir düşünce aklınıza geldi veya olumsuz düşünce aklınıza gelmekle kalmadı olumsuz bir deneyim yaşadınız. Bu deneyimin beni alt etmesine izin verecek miyim yoksa onun üstesinden gelmeyi mi tercih edeceğim? Ben genelde ikincisini tercih ederim.

Bir sonraki soru, ben buna ilişkin ne yapabilirim? Her zaman işe yarayan bir bakış açısıdır, ya kazanırsınız ya da öğrenirsiniz.

Olumsuz düşünmenin en temel nedeni seçeneğimiz olmadığını düşünmektir. Seçeneğimiz yoksa bir sıkışmışlık hissi baş gösterir ve bu bizi olumsuzluğa taşır. Bir döngüyü kaynak noktasında kesmek önemlidir. Bu nedenle aklımıza bir konu ile ilgili olumsuz düşünceler geldiğinde bir süre sonra o konu ile ilgili alternatif yaklaşımların neler olabileceğini düşünmeliyiz.

Hepinize hem olumlu hem de olumsuz düşüncelerden yararlanacağınız güzel bir gün diliyorum.

Sevgi ile kalın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

1 × 1 =