Geçtiğimiz günlerde bir Yarına Not paylaşmıştım “bazen olmayacak olanı kabul edip ilerlemek gerekir hayatta” şeklinde idi. Haklı olarak bu cümlenin biraz açılmasını istedi bazı okurlarım, ben de bu nedenle bugün bu konu hakkındaki düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Hayatta bilgelik dediğimiz bir kavram var, dördüncü kitabım Senin Olan Sana Gelir’de bir bilgelik kitabı sayılabilir bu açıdan bakıldığında. En büyük bilgeliklerden bir tanesi de; daha fazla çaba sarf etmemiz gereken konular ile vazgeçmemiz gereken konuları birbirinden ayırabilmek ve bu konuda olabildiği ölçüde doğru kararlar almaktır.

Herkes için her konuda uygulanabilecek genel bir formülüm yok, ben nasıl yapıyorum onu anlatabilirim.

Her şeyden önce işaretlere dikkat etmeye çalışıyorum; evet, henüz isteğim gerçekleşmemiş olabilir, diğer yandan gerçekleşeceğine dair işaretler ile karşılaşıyor muyum? Eğer bu işaretler var ise, kuvvetli ise genellikle devam etmeye çalışıyorum, vazgeçmiyorum kolaylıkla.

İkinci bir konu, yaşam amacım ile bağlantısı, karar vermeye çalıştığım konu benim yaşam amacım ile bağlantılı ise devam etme konusunda motivasyonum artıyor.

Üçüncü bir bakış açısı, dışarıdan birisinin desteğini almak. Sevdiğim, fikirlerine güvendiğim bir dostuma danışabilirim, böyle bir durum var, dışarıdan baktığında sen nasıl görüyorsun diyebilirim.

Dördüncü bir konu karar vermeye çalıştığım bu konunun ne kadar zamanımı, paramı ya da enerjimi aldığı, devam etmenin bana maliyeti nedir?

Beşinci bir konu da buna devam ederek ve başka bir şeyi yapmayarak neleri kaçırıyor olabilirim sorusuna vereceğim cevaplardır.

Bu değerlendirmelerin sonucuna göre; bazen de olmayacak olanı kabul edip, bir defteri kapatıp o şekilde ilerlemek gerekir hayatta diye düşünüyorum.

Hemen herkesin böyle bir konusu olduğuna inanıyorum, hatta bu bazen bir ilişki konusu bile olabilir, tamam mı, devam mı kararını vermeye çalışırken buluruz kendimizi.

Söz konusu ilişkiler olunca ben bitirmeden önce yapılabilecek şeylerin yapılmış olmasına dikkat ediyorum, ama olmuyorsa da çok zorlamamak gerektiğine inanıyorum.

Helen Keller’in meşhur sözüdür, bazen kapınan kapıların ardından o kadar uzun süre bakarız ki, bizim için açılan yeni kapıları göremeyiz.

Bizim için açılan yeni kapıları fark edeceğimiz güzel günlerin başlangıcı olsun.

Sevgi ile kalın.

Not: Mutlulukla Değişim Programı İlkbahar Dönemi kayıtları devam etmektedir, bilgi ve kayıt için lütfen mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atınız.