İstemek şüphesiz önemli; diğer yandan acaba gerçekten istiyor muyuz yoksa sadece istiyor gibi mi gözüküyoruz?

Sıkı takipçilerimden Osman Abi ile yazışıyoruz geçenlerde; bu konuyu da o gündeme getirdi aslında. Ben de bir yazı yazarak düşüncelerimi herkesle paylaşmak istedim.

Öncelikle zihninizde geçmişe bir yolculuk yapın; sizin için önemli olan isteklerinizin gerçekleştiği dönemlere veya anlara. Sizce ortak noktaları ne olabilir? Muhtemelen yapmanız gerekenleri yapmış olmanın yanı sıra tutkulu bir şekilde istemiş olmalısınız.

Arzu ile istemek; saf ve duru bir şekilde istemek olarak tarif ediyor Osman Abi bu durumu. Bir ilave de ben yapayım; geçenlerde bahsetmiş olduğum Wu Wei felsefesindeki gibi istemeli insan, yani tutku ile istemeli ve sonra aradan çekilmeli, çoğu zaman isteklerimiz ile aramızda duran şey kendimiz oluyoruz çünkü.

Henüz gerçekleşmemiş istekleriniz için konuyu bir de bu bakış açısı ile değerlendirin lütfen.

Kısa zamanda ve kolayca gerçekleşen tüm isteklerinizin ardında tutkulu bir şekilde istemiş olmak yatıyor. O halde şu an henüz gerçekleşmemiş isteklerinizi tek tek bu açıdan değerlendirin lütfen. Gerçekten istiyor musunuz yoksa istemeniz gerektiğini mi düşünüyorsunuz.

Bir hayal kurun, henüz gerçekleşmemiş bir isteğiniz gerçekleşmiş olsun, nasıl hissediyorsunuz, dünyalar sizin olmuş gibi büyük bir heyecan var mı? Bu önemlidir.

Gerçekten tutku ile istediğinizde odağınız daha çok isteğinizin gerçekleşmesindedir; eylem adımları ve tutkuya aynı zamanda umut ve inanç eşlik etmektedir. Bir yandan da benim hayatım zaten güzel, isteğim olmasa da dünyanın sonu değil rahatlığı ve bilgeliği vardır. Kolay bir denklem olmadığının farkındayım, Ustalık alanlarından birisi de bu konu bence. Yeni yazmaya başladığım Bilgelik Okulu kitabında daha geniş kapsamlı olarak ele almayı planlıyorum.

Sevgi ile kalın.