Uzun bir aradan sonra tekrar birlikteyiz. Rahatsızlığım sırasında deneyimlediklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Hatırladıklarımın ve öğrendiklerimin hepimize ışık tutabilecek bilgiler içerdiğini düşünüyorum. İçinde bulunduğunuz durum ne olursa olsun benzer bir yaklaşım ile labirentten çıkış yolunu bulabileceğinizi düşünüyor ve ümit ediyorum. Umarım keyifle okur ve arzu ederseniz hayatınızda uygularsınız.

Bel fıtığı çok önemli bir rahatsızlık değil, lakin ben kan vermekten ve iğne olmaktan bile çekinen bir insanım, dolayısı ile ameliyat olmak düşüncesi beni oldukça korkuttu. Ayrıca çok hareketli ve dışarıda olmayı seven bir insanım, ameliyat öncesi ve sonrasındaki yatak istirahati benim için gerçek bir sabır imtihanı oldu. Yaşadıklarıma dair aldığım notlar hayatta zor durumlarla karşılaştığımızda hepimiz için işe yarayabilecek öneriler içeriyor.

Durum tespiti: İçinde bulunduğunuz durum ne olursa olsun öncelikle bir durum tespiti yapmanız gerekiyor ve bunu yaparken olabildiğince objektif davranmalısınız. “Bütün gün sırt üstü yatmam gerekiyor, şu anki durum bu” gibi.

Kabul: Eckhart Tolle’ün üçlü sorgulaması en güzel yaklaşımlardan birisi bence. İçinde bulunduğun durumun dışına çıkmak için bir şansın var mı, eğer yoksa durumu kısa vadede değiştirmek için söyleyebileceğin veya yapabileceğin bir şey var mı (varsa yap), bu soruya da hayır cevabı verdiyseniz son aşama o halde içinde bulunduğun durumu önce içten bir şekilde kabul edip ancak ondan sonra değiştirebilirsin.

Şükür: Her durumun içinde mutlaka şükredecek bir şeyler vardır. Doktoruma ameliyat olmaktan korktuğumu söylediğimde bana bütün bakış açımı değiştiren bir cümle söyledi, “çok şanslısın, ameliyat edilebilen hastalıklar iyi hastalıklardır”. Bende ondan sonra daha fazla şükretmeye başladım. Zorunlu yatak istirahati sırasında da yapamadıklarımdan ziyade yapabildiklerime odaklandım. Okuyabiliyordum ve ellerimi kullanabiliyordum, başlangıç için yeterliydi.

Sabır: En çok zorlandığım alan bu oldu açıkçası. Gerçekçi beklentiler oluşturmadığım için çok zorlandığımı düşündüm. Bilmem kim ikinci gün işinin başına dönmüş, şu kişi beşinci gün tatile gitmiş hikayeleri ile beslenince bir haftada ayağa kalkıp eski halime dönebileceğim beklentisi oluştu bende. Sonra yatakta yatmaya devam edince sabır konusunda zorlandım. Sabır konusunda aşama kaydetmem şu bakış açısı ile oldu: Bu bir yarış değil, herkesin farklı özellikleri ve farklı durumları var, benim iyileşme sürecim bana özel. Kendimi ne zaman iyi hissedersem o zaman kalkacağım dedim ve işe yaradı. Dolayısıyla kendimizi diğer insanlarla kıyaslamak ve gerçekçi olmayan beklentiler oluşturmak işimizi zorlaştırıyor sabır konusunda buna dikkat etmenizi önerebilirim.

Hayal kurmak: İyileştikten sonra neler yapmak istediğime dair hayaller kurdum, bu hayalleri besleyen seyahat dergileri okudum. Gitmek ve görmek istediğim çok yer olduğuna karar verdim, bunların çoğu Ülkemizde olan yerler. Bir şekilde bu işe daha fazla vakit ayırmaya karar verdim, belki gezi yazılarımı da seversiniz.

Yapılması gerekenleri yapmak: Sadece hayal kurmak tek başına yeterli değil elbette, iyileşme veya genel olarak değişim süreçlerinde yapılması gerekenleri yapmak da çok önemli. Disiplinli bir şekilde süreç bitene kadar yapmanız gerekenleri yapmalı ve hatta değişim tamamlandığında bile bir süre daha dikkat etmeye devam etmelisiniz.

Dua etmek: Kesinlikle çok işe yaradı, dua etmek için her zamankinden daha fazla zamanım oldu, günlük hayatın koşturması içinde bunu ne kadar ihmal ettiğimi fark ettim, halbuki çocukken çok daha fazla dua ederdim, sizlere de tavsiye ederim, çok rahatlatıcı kesinlikle.

Hayata küsmemek: Mutsuzluğu konfor alanı haline getirmek çok kolay, niye benim başıma geldi, nasıl hatalar yaptım diye düşünmeye başladığınızda labirente giriyorsunuz ve çıkış yolunu bulmakta zorlanabilirsiniz. Bir ara bende bu şekilde olduğunu itiraf etmeliyim. Bu durumda kendinize ve hayata küsmemek, tutunacak bir şeyler bulmak çok önemli. Dikkatinizi dağıtacak şeyler bile olabilir, ben de bol bol Sunay Akın kitapları okudum, değişik bilgiler edindim, özellikle Çanakkale Savaşı hakkında ne kadar az şey bildiğimi fark ettim.

Hedefler belirlemek: Belli ölçüde hedefler belirlemek iyidir, ben de iyileştikten sonra yapacağım şeyleri belirledim, bunların bir kısmı hayat tarzımda yapacağım değişiklikler diğerleri ise iyileştikten sonra yapacağım aktiviteler şeklinde idi.

Esnek olmak: Başımıza gelenleri belirleme şansına sahip değiliz, sadece tepkilerimizi ve bakış açılarımızı seçebiliriz, bu nedenle hayata karşı esnek bir yaklaşım geliştirmek, hayata güvenmek ve başımıza gelenlere bu gözle bakabilmek çok önemli.

Labirentten çıkmak için en güzel yöntem biraz yükselip duruma yukarıdan bakabilmek, yazımda bahsettiğim yöntemler bunu kolaylaştırıyor.

Hepinize sağlıklı ve mutlu günler diliyorum, sevgi  ile kalın.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

eighteen − 1 =