Hepimiz bir bitkiyiz aslında…

Tüm insanlar…

Ve yaşantımızı sürdürdüğümüz bir saksımız var.

Güneşe dönüyoruz yüzümüzü açmak için, büyümek için, rengarenk renklere bürünmek için…

Bazen öyle oluyor ki, ne kadar dönsek de göremiyoruz güneşi. Olduğumuz yerde sayıyor, bazen solgunlaşıyor, eğer kimseler dokunmazsa oracıkta öylece açmadan, coşmadan solup gidiyoruz…

Tam 6 ay önce, nasıl bir anda karar verip de randevu bile aldığımı hatırlamadan hayatımda 2. defa internetten yazıştığım biriyle görüşmeye gittim  hakkında bildiğim tek şey kurumsal bir firmada yöneticilik kariyerini bırakarak istediği gibi yaşamayı seçmesiydi… Koçluk neydi? Önceleri dalga geçtiğim bir şey olduğunu itiraf edeyim  şimdi koçluk neydi? Bitkiyi güneşle buluşturacak, saksımı azıcık güneşe döndürecek bir eldi…

Evet şimdi böyle tanımlıyorum.

6 ay önce kimseye söylemeden ve yine hayatımda iyi ki diyebileceğim bir şey olacağını umarak attığım adım bugün bana “iyi ki” dedirtiyor… (İlki de fotoğraftı)

Bana kattıklarını, halimden, hareketlerimden, olaylara verdiğim tepkilerden, duruşumdan, bakışımdan, davranışımdan net bir şekilde anladığım harika geçen son 6 ay  ve harika geçeceğe artık inandığım harika bir ömür…

Düşünün saksının içinde küçücük bir bitkisiniz, bir el ufacık bir hamle yapıyor, bitki güneşi görebiliyor, büyüyor, serpiliyor, artık güneşe daha rahat ulaşabiliyor, daha çok hareket kabiliyeti kazanıyor, yaşamaya, açmaya, rengarenk olmaya başlıyor…

Hayatımda hiç en iyi öğrenci olmamıştım!  ve hayatımda hiç bu kadar mutlu hissetmedim-çook mutlu günler geçirdiğimi sandığım günlerde bile

Şimdi 6 ay önceki iletime uzanıp, iyi ki diyorum… İyi ki yapmışım… Ve diliyorum ömrüm hep iyi ki lerle dolar… En büyük dileğim bu

M. Erdem

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

four × four =