MUTLULUK ÜZERİNE ORTAYA KARIŞIK


Günümüz dünyasında hepimiz bir denge arayışındayız, bu anlamda bende sizlerden farklı değilim. Çok severek yaptığım bir işim var, bunu hem koçluk hem de yazarlık için söyleyebilirim, ailem var, eşimle olan ilişkim, çocuklarımla olan ilişkim, sosyal hayatım, hobilerim var, kendimle kalma ihtiyacım var. Bazen bütün bu alanlar arasında sıkışıp kalabiliyoruz, Süpermen gibi her alanda her zaman iyi olmaya çalışmak mutluluğun önünde önemli bir engel.
Belki biraz bencilce bir yaklaşım olacak ama bir iki öncelik belirleyip bu öncelikleri dönemler itibarıyla değiştirmek sanki mutluluğu kolaylaştırabilir. Kendi adıma söyleyeyim işlerin nispeten azaldığı yaz aylarında aileme daha fazla zaman ayırabiliyorum, diğer dönemlerde ise hayatım biraz daha iş odaklı geçiyor. Bunu kendime hatırlatıp içten bir şekilde kabul edince rahatlıyorum, her şeyi aynı anda yapmaya çalışmak beni mutsuz ediyor.
Kendinizi kimseye ispat etmek zorunda değilsiniz, sağlığınız ve iç dünyanız da çok önemli. Hepimizin hayatta üstlendiği çok sayıda rol var, hayatımızda yer alan insanların bizden beklentileri var, hepsini yerine getireceğim diye bir çıkmaza sürüklenmek yerine bir ya da iki tanesini layıkıyla yapmak daha tatmin edici geliyor bana.
Daha genel bir bakış açısı ile ele aldığımda şunu fark ediyorum; bir tane hayatımız var, her alanda çok başarılı olmaya çalışmak yerine daha iyi olduğumuz birkaç alana konsantre olmak bizi daha mutlu edebilir. Kimi insan iş hayatında çok başarılı olur, kimi insan çok iyi çocuk yetiştirir, kimisi harika bir sevgilidir, iyi bir eştir. Bütün bunları aynı anda gerçekleştiren insanlar da olabilir.
Çok sık düşülen bir hata, kendimizi başkalarıyla kıyaslamak. Kendi içimizdeki mutluluğu artırmak yerine başkalarının mutluluğunu ya da mutsuzluğunu referans alarak değerlendirmeler yapmak bizi bir yere götürmez. Diğer insanlarla yapılan kıyaslamalar çoğu zaman yetersizlik hissini besler.
Kendimizi sadece kendimiz ile kıyaslamalıyız, bugün nasılım, altı ay önce nasıldım, aradaki dönemde neler öğrendim, kendimi nasıl geliştirdim, başarı da mutluluk da bir ölçüde budur. Her gün neler başardığınızı not alın, ne kadar ufak olduğunun bir önemi yok, bir süre sonra sahip olduklarınızla mutlu olmak sizin için çok daha kolay olacak.
Gelin bugün yeni bir başlangıç yapalım, biraz yavaşlayalım, bir süper kahraman olmak zorunda olmadığımızı, her alanda en iyiye ulaşmanın gerekli olmadığını kabul edelim. İyi olduğumuz bir veya iki konuya odaklanalım, mevcutlara şükredelim, daha iyisini başkalarında olduğu için değil gerçekten ihtiyacımız varsa kendimiz için isteyelim.
Hepsine odaklanıp hiçbirini yapamamaktansa bir veya iki konuya odaklanıp başarılarımızın tadını çıkaralım.
Sevgi ile mutluluk ile kalın.
P.S.: Mutluluk hakkındaki önerilerimi Elele dergisi Şubat sayısı ekindeki Mutluluk kitapçığından okuyabilir, yazılarımı beğeniyorsanız Hayatını Seç ve Hayatını Değiştir isimli kitaplarımı edinebilirsiniz.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 × 2 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.