Dün kaldığımız yerden devam edelim, bizi neler mutlu eder sorusuna birlikte cevap arıyoruz, siz de önerilerinizi her zaman yorum ya da mesaj olarak paylaşabilirsiniz. Takdir edilmekle mutluluk arasında bir ilişki olduğunu düşünüyorum. Takdir edildiğimiz zaman kendimizi daha iyi hissediyoruz, peki bunun bir ölçüsü veya dengesi var mı ve nasıl kurulabilir?

Kendimden bir örnek vereyim, yaptığım işin beğenilmesi ve takdir edilmesi beni çok mutlu ediyor, diyelim ki günlük takdir edilme ihtiyacım yüz birim olsun, bunun elli birimini bu şekilde karşıladığımda daha mutlu oluyorum. Kalan elli birim için ise kendi iç kaynaklarımı kullanıyorum, yani kendimi onaylıyor ve takdir ediyorum. Bunun çok önemli öğrenilebilir bir beceri olduğunu düşünüyorum, kendimizi sevmek, kendimize saygı duymak ve kendimize güvenmek konuları ile yakından ilgili ve güzel bir başlangıç noktası, eğer bu konularda sıkıntı duyuyor iseniz kendinizi ne ölçüde takdir ettiğinizi bir düşünün lütfen.

Bizi mutlu eden diğer bir olgu ise umutlu olmak, eğer umutluysanız mutlusunuz şeklinde bir Yarına Not paylaşmıştım, buna çok inanıyorum. Yarına Notları seviyorsanız ve bir cümle ile yetinmek yerine açıklamalarını da merak ediyorsanız Yarına Notlar kitabımı almanızı da öneririm bu arada.

Peki bir insan nasıl umutlu olabilir, bununla ilgili ayrı bir yazı kaleme alacağım, bu biraz geniş kapsamlı bir konu, verdiğimiz şirket eğitimlerinde de değiniyoruz, Resilience deniyor, duygusal dayanıklılık da diyebiliriz, örneğin nasıl oluyor da bazı insanlar daha umutlu ve güçlü olabilirken diğerleri daha kırılgan oluyor, savaş şartlarında umudunu koruyabilen insanlar ve modern toplumlarda her türlü konfora sahipken mutsuz olan insanlar arasında ne gibi farklar var.

Bütün bunlara değinmişken elbette Viktor Frankl’dan bahsetmeden olmaz, esir düştüğü toplama kampından kurtulan az sayıda kişiden birisi olan Frankl yaşamın anlamına tutunarak hayatta kalmıştı, bir yaşam amacı vardı ve bu onun umutlu olmasını sağlıyordu.

Montaigne’in söylemiş olduğu gibi bir amaca bağlanmayan ruh yolunu kaybeder. Umutlu olmamızı sağlayan şeylerden birisi bir yaşam amacımız olmasıdır, diğeri ise her şart altında gerçeklerden kopmadan belli bir iyimserliği koruyabilmektir. Bunlar birbiri ile çelişen kavramlar değil, en çok kendimden biliyorum, ben hem gerçekçi bir insanım hem de iyimserim.

Mutlu olmak konusu çok geniş kapsamlı bir konu, mutluluğun kimyası adı altında daha önce bir yazı yayınlamıştım, diğer yandan bu konuda yeni bir yazı daha hazırladım, onu da yarın yayınlarım.

Sevgi ile kalın.

Not: Daha mutlu olacağınız şekilde yaşamınızı değiştirmek ve bunu yaparken profesyonel bir destek almak istiyorsanız bana mert.cuhadaroglu@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.