Ne yaparsak yapalım temelde daha mutlu olmak için yapıyoruz. Bu nedenle Ramazan’ın ilk yazısında mutluluk üzerine düşüncelerimi paylaşmak istedim. Mutlulukla Değişim Programında edindiğim tecrübeleri ve bu konuda zaten biliyor olduklarımı harmanladım. Umarım keyifle okur, üzerinde düşünür ve daha mutlu olmak için bir adım atarsınız.

Mutluluğun en büyük düşmanı, mutluluğu ertelemek. Borçlarımızı ödeyince, çocuklarımız büyüyünce, işimizi değiştirdiğimizde, emekli olduğumuzda hayatımızın daha iyi olacağını düşünmek. Bu bakış açısı bir süre sonra hayatımızı bir yapılacaklar listesine çevirir ve listedeki maddeleri çözüp üzerini çizdikçe yerine yeni maddeler eklenir. Bu nedenle mutluluk konusunda belki de ilk yapılması gereken şey, hemen bugün mutlu olmaya karar vermektir.

Mutluluğun önündeki başka bir engel ise kendimizi sürekli diğer insanlarla kıyaslamaktır. Çok sevdiğim bir söz var, “mutlu olabilirsiniz ama asla başkaları kadar mutlu olamazsınız, çünkü biz başkalarını olduklarından daha mutlu sanırız” şeklinde. Bu sadece mutluluk için değil bir ölçüde başarı için de geçerlidir. Kendinize özgü mutluluk ve başarı tanımları oluşturun. Bunu hemen bugün yapın. Ayrıca kendinizi kendinizle kıyaslayın ve yazın lütfen, bir yıl önce neredeydiniz, bugün ne yapıyorsunuz, bir yıl sonra nerede olmak istiyorsunuz.

Mutluluğa engel olan hususlardan bir diğeri, geçmiş = gelecek şeklinde düşünmek. Her şeyin sürekli değiştiği bir dünyada bu şekilde bir eşitlik olması imkansız. Eğer her gününüz size göre birbirinin aynısı şeklinde geçiyor ve yerinizde saydığınızı, hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşünüyorsanız size tavsiyem dikkatinizi her gün yaptığınız sıradan faaliyetlerini değiştirmeye yöneltmeniz. 15 dakika erken kalkın, 10 dakika yürüyüş yapın, her gün bir arkadaşınızı arayın, güzel bir kitaptan bir bölüm okuyun, sevdiklerinize daha uzun sarılın, 5 dakika şükredin, 3 dakika derin bir şekilde nefes alıp verin, beslenme alışkanlıklarınızı gözden geçirin, vb. Bütün bunlar bir araya geldiğinde daha farklı bir hayatınız olabileceğini fark edeceksiniz.

Mutluluğun önündeki olası engellerden bahsettikten sonra sıra mutluluğu kolaylaştıran bakış açılarına geldi. Bence en önemlilerinden birisi hayata karşı esnek yaklaşmak. Tek bir şeyin bizi mutlu edebileceği düşüncesinden vazgeçmek, bakış açımızı biraz genişletmek. Bağımlılık yaratmadan istemeyi öğrenmek (Bu konuyu Hayatını Seç isimli kitabımda ayrı bir bölüm olarak ele almıştım).

Mutluluğa ulaştıran bir başka düşünce sistemi, mükemmel diye bir şey olmadığını anlamak ve kendimizi önce olduğumuz halimizle içten bir şekilde kabul edip daha sonra değişmek. Değişim yolculuğunda hatalar yapabileceğimizi, bunun çoğu zaman öğrenme sürecinin bir parçası olduğunu anlamak. Çok sevdiğim bir söz var “Nerede düştüğüne değil, nerede sendelediğine bak” şeklinde. Hatalarımdan ders çıkarmak için kullandığım bir yaklaşımdır.

Başka bir farkındalık ise bizi mutlu edecek şeyin zenginlik veya şöhret olmadığını anlamaktır. Eğer temel ihtiyaçlarınızı karşılayacak kadar paranız varsa ve sağlığınız yerindeyse dünyanın en mutlu insanları arasında katılabilirsiniz. Sıradan bir yaşamın beni mutlu etmeye yettiğini görmem uzun yıllarımı aldı.

Mutluluk; sağlıktır, insan ilişkileridir, paylaşımdır, sevgidir. Zevk aldığımız bir işi yapıp geçimimizi temin etmektir, sevdiğimiz insanlara sarılmaktır, akşamları annemizi aramak, geceleri uyurken çocuklarımızı izlemektir.

Önemli olan her şeyi tek bir hayata sıkıştırmak değil, gerçekçi beklentilerle yaşadığımız hayata şükretmek ve tadına varmaktır.

Unutmayalım, yaşamanın kendisi bile başlı başına bir mutluluk kaynağıdır.

Sevgi ile, mutluluk ile kalın.

1 Yorum

  1. Gerçekten çok güzel. Naçizane benim düşüncem de “mutlu olmak için çok fazla beklenti içinde bulunmamak da gerekir” mutluluklar diliyorum Mert Bey

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

18 − 17 =