Çalışmanın son gününde Caddebostan Cafe Nero’da buluştular. Bir hafta önce ilk çalışmalarını da burada yapmışlardı. Derya bir hafta içinde önemli farkındalıklar edinmiş ve değişim konusunda motivasyonunu yükseltmişti. Artık teorik olarak mutluluğu nerede arayacağını öğrenmişti.

“Son gün neler yapacağız bakalım” diye sordu.

“Zamanda yolculuk yapacağız” diye cevap verdi Mert.

“Bunun sadece bilim kurgu filmlerine özgü olduğunu düşünürdüm”

“Koçlukta kullanılan çok sayıda teknikten birisidir aslında”

“Pekala, zamanda yolculuğa hazırım, ışınla beni”

“Senden bir yolculuk yapmanı istiyorum, varsayalım bir mucize oldu, zaman tüneline girdin ve bir yıl sonrasına gittin. Takvim yaprakları 1.1. 2014’ü gösteriyor. Şimdi lütfen gözünde canlananları bana anlat, oradaki kendine odaklandığında, nasıl bir yer, nasıl hisler var?

“Yaptığım her şeyden büyük keyif alıyorum.”

“Biraz daha detaylı tarif eder misin?

“Yeşil bir ortam, parklar var, taşınmış olabilirim bu civarlara”

“Havalar nasıl?

“Yaz sonu, sonbahar başı, şu an olduğu gibi sıcak gidiyor, mevsim normallerinin üzerinde”

“Kendini neler yaparken görüyorsun?”

“Bol bol kitap okuyorum, işe gidip geliyorum, ama artık işkolik değilim, hayatımı bir dengeye oturtmuşum, sabahları ve akşamları yürüyüşler yapıyorum, bazen Mehmet’de bana eşlik ediyor, nişanlıyız, parmağımda harika bir yüzük var.”

“Başka?”

“Ertelediğim hobilerime geri dönmüşüm, uyum sağlamışım hayatla, daha fazla şiir yazıyorum, hatta bunları bir kitapta toplamayı ve yayınlamayı düşünüyorum”.

“Kendine tekrar odaklandığında bugünkü halinle kıyaslandığında hangi becerileri geliştirmiş olabilirsin?

“Kişisel ilgi alanlarımdaki becerilerimi artırmışım, mutluluk konusunda bir avantaj sağlamış bu bana”

“O günkü haline döndüğümüzde gerçekten bunları yapıyor olmanın senin için önemi nedir?

“Sonunda derin bir nefes almak, huzur, mutluluk, keyif, özgürlük.”

“Derin bir nefes almak dedin, buna odaklandığında oradaki kendini nasıl tanımlarsın, nasıl bir insan?

“Keyifli ve mutlu, her şeyi isteyerek yapan, anın tadını çıkaran.”

“Anın tadını çıkaran halin için orada olmanın daha başka değeri nedir acaba?”

“Kendisi olmak, kendisinden sorumlu olmak.”

“Kendisi olan haline ulaşmak için hangi becerilerini geliştirmiş olduğunuzu düşünüyorsun? Kendini neler yaparken görüyorsun?

“Kendimle barışmışım, olduğum halimle kabul etmiş ve sevmişim, bu nedenle yaptığım her şey bana büyük keyif veriyor, ayrıca sabırlı olmayı da öğrenmişim.”

“O haline odaklandığında bugünkü haline tek bir mesaj verecek olsan bu ne olurdu?”

“Hayatına liderlik et, neden bilmiyorum ama zihnimin içinde bu belirdi aniden”

“Değişimin hızlandığı 21. Yüzyılın yeni trendi kişisel liderliktir. Bir kişinin bize liderlik etmesini beklemek tamamen gündemden çıkmıştır. Kişiler kendilerine her alanda liderlik ettiklerinde bu kişilerin dahil olduğu organizasyonların başarısının arttığı gözlemlenmiştir.

Gerçek ihtiyaçlar nedir? İnsanın kendisini keşfetmesi çok önemli bir ihtiyaçtır. Asıl olan yaratıcılığın ortaya çıkarılmasıdır.

Bilginin önemi oldukça azalmıştır. Bilgiye ulaşmak eski dönemlerle kıyaslandığında çok daha kolay bir hale gelmiştir. Ama bilginin ne şekilde kullanılacağı gittikçe önem kazanmaktadır.

Özgürlük, farkındalık ve ne istediğini bilmek kişisel liderlik açısından önemlidir.”

“Haklısın, bundan sonra hayatıma daha fazla liderlik yapacağım.”

Kısa bir mola verdiler, sahilde biraz yürüyüş yaptılar. Bu kez Fenerbahçe tarafına doğru yürüdüler, dönerken Cafe Zanzibar’da mola verdiler, birer soda sipariş ettiler. Burası öğle yemeği için uygun bir adresti.

Sebzeli pizza sipariş ettiler, güzel havanın ve manzaranın tadını çıkarırken biraz sohbet ettiler.

“Diğer insanların bizim hayatımız üzerindeki etkileri hakkında ne düşünüyorsun? diye sordu Derya.

“Birlikte zaman geçirdiğin insanlar senin geleceğindir”

“Biraz açar mısın, tam anlamadım ne demek istediğini”

Bu akşam eve gidince üşenme kağıt kalemini al ve en fazla zaman geçirdiğin beş kişinin ismini yaz. Geleceğine bakıyor olacaksın, en fazla vakit geçirdiğin insanlar senin geleceğindir.

Bu listeden kendine dair pek çok çıkarım yapabilirsin. İstersen listedeki insanları belli bir süreç içinde değiştirebilirsin elbette.

Vizyonunu, hedeflerini anlayan, sana değer veren insanlarla birlikte olmayı seçebilirsin.

Bir hayalini gerçekleştirmek istiyorsan, hayallerinin çoğunu gerçekleştirmiş birisini bulmak en iyisidir.

“İnsanlar bizi bu kadar çok etkiler mi?”

“Biz izin vermediğimiz sürece kimsenin bizi doğrudan etkilemesi mümkün değildir. Diğer yandan; bir toplum içerisinde yaşıyoruz, bu kadar iç içe yaşarken ne kadarına izin verip ne kadarına izin vermiyoruz acaba? Karşındaki insanın senin hakkında veya genel bir konuda söylediği olumsuz nitelikteki cümleleri onaylamaya başladığında tehlike çanları çalmaya başlamış demektir. Etrafımızdaki insanları seçmeye ve onlarla paylaşımlarımıza dikkat etmeliyiz.

Etrafındaki kişilerin ve ortamların sana hayatındaki seçimler ve mutluluklar için ilham verme potansiyeli vardır. Sana keyif ve ilham verecek insanlarla görüşmen ve böyle ortamlarda bulunman kesinlikle yararına olacaktır.

Eğer çevrendeki insanlardan mutlu değilsen, bazılarının seni veya ulaşmak istediğin hayalleri kısıtladığını veya engellediğini düşünüyor isen onları çemberinden çıkarabilirsin.

Sende etrafında sana ilham, keyif ve mutluluk veren böyle bir insan topluluğu oluşturabilirsin, onlara danışman kesinlikle şart değil ama bunu yaptığında seni olumlu anlamda destekleyebilecek bir grubunun olması kesinlikle harika bir olay.

“Senin böyle bir grubun var mı?”

“Evet var, 25 yıldır düzenli olarak buluştuğum harika dostlarım var benim. Hayat bir film gibidir, iyi bir film genellikle iyi bir ekip gerektirir.”

“Çok şanslısın”

“Böyle bir grubu herkes yaratabilir, başlangıçta biraz emek vermeye değer”

“Kesinlikle, bende yapabilirim biliyor musun, şimdi heveslendim, lise arkadaşlarımdan oluşan bir grubum var aslında, kimse organizasyon görevini üstlenmediği için istediğimiz kadar çok görüşemiyoruz, buna el atmaya karar verdim.”

“Sevindim”

Yemeklerini bitirdikten sonra biraz yürüyüş yapıp Cafe Nero’ya geri döndüler. Kahvelerini alıp üst kata çıktılar.

“Sana çok teşekkür etmek istiyorum, bir haftada önemli farkındalıklar kazandım, yeterli olmadığını biliyorum ama güzel bir başlangıç oldu benim için. Bana söylemek istediğin son bir şeyler var mı?”

“5 yıldır yoğun bir şekilde kişisel gelişimle ilgileniyorum. Şükretmek kadar etkili yöntem sayısının çok az olduğunu söyleyebilirim. Her gün düzenli bir şekilde sahip olduklarımız için şükretmek, mümkünse bunu yazılı olarak yapmak, hayatımızın parçası olacak şekilde keyifli bir oyun haline getirmek çok önemli.”

“Şükretmek, takdir etmek/teşekkür etmek nasıl daha keyifli bir oyun haline getirilebilir?”

“Çok basit, tek başınıza yapabileceğin gibi sevgilinle veya bir arkadaşınla da oynayabilirsin bu oyunu. Tek yapman gereken kendi başına oynuyorsan bir önceki günün, arkadaşınla oynuyorsan onun bulduklarının sayıca üstüne çıkmak.

Tek bir kriter var, ne kadar basit, her yerde bulunan ve herkesin sahip olabileceği şeyler için şükrederseniz ancak o zaman puan alıyorsunuz.

“Örnek verebilir misin?”

“Sağlıklı bir şekilde nefes almak, zamana sahip olmak, sağlıklı olmak, güzel bir bedenin içinde olmak, istediğin yiyecekleri bulabilmek, spor yapmak, hayal kurmak, bulmaca çözmek, yeni bir şeyler öğrenmek, vb.

Hayatımızı bakış açılarımız şekillendirir. Neyin eksik olduğuna dikkatini verirsen, hayatında hep bir şeyler eksik olacak ve sen bu duygu ile yaşayacaksın.

Neye zaten sahip olduğuna dikkat eder ve bunu kendine ne kadar sık hatırlatırsan, hayatında hep bir bolluk hissi hakim olur.

Bana inanmıyorsan sadece 3 veya 4 hafta boyunca sahip olduğun küçük şeyler için yazarak her gün şükret. Ama içten gelen bir şekilde, sadece yapmış olmak için değil. Hayatında güzel olan neler var, odaklanman gereken bu sadece.

“Bir değişim günlüğü tutuyorum, onda şükretmekle ilgili bir bölüm var, onu yapmaya devam edeceğim.”

“Evrensel yasalar açısından baktığımızda da avantajlı bir konuma gelirsin. Bir arkadaşına yardım ettiğini düşünelim; 2 defa, 3 defa yardım ettin, karşılığında beklediğin tek şey biraz gülümseme ve biraz teşekkür. Eğer arkadaşın bunu yapmazsa ona yardım etmeye devam eder misin?

“Ne demek istediğini anlıyorum, etmem herhalde:).”

“Değişimin kilit noktası değişim için her gün düzenli olarak bir şeyler yapmaktır. Her gün düzenli olarak bir şeyler yapmak için motivasyona ihtiyaç duyarsın. Şükretmeyi düzenli bir alışkanlık haline getirmek ihtiyaç duyduğun motivasyonu sağlar.”

“Eve gidince yapacağım ilk iş bu olacak, oturup uzun bir liste yapacağım.”

Akşam olmuştu, vedalaştılar. Ayda bir defa görüşmeye devam edeceklerdi. Derya arabasına bindi ve ne kolaymış diye düşündü, biraz bakış açısı değişikliği, biraz farkındalık ve motivasyonla yeni bir hayata adım atmak. Mucize gibi ama sihir içermiyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 × 4 =