Mert sabah 7.30 gibi kalktı; arabayla Caddebostan sahiline indi, Bostancı’ya kadar bir yürüyüş yaptı ve geri döndü. Kuvvetli lodos nedeniyle dalgalar zaman zaman yürüyüş yolunu ıslatıyordu. Dönüşte Beyaz Fırın’dan kruasan aldı, eve geldi, duş aldı, çay demlenmişti. Ailesi ile beraber kahvaltı etti, biraz gazete okudu. Saat 9.30 olmuştu, erken kalkınca insan kendisine daha rahat ve çok zaman ayırabiliyordu. Karşıya geçti, biraz trafik vardı, 10.30 gibi Ulus Parkı’na arabayı park etti. Güzel bir hava vardı, Derya dışarıda bir masada oturmuş onu bekliyordu. Buranın harika bir manzarası vardı gerçekten, türk kahvesi sipariş ettiler.

Derya çantasından bir defter çıkardı, değişim günlüğünde kayıt tutmaya başlamıştı.

Defterin üzerinde kocaman harflerle ismi yazıyordu, defterin kapağında bir tatil fotoğrafı vardı, Göcek’te bir tekne turu sırasında çekilmişti, 15 yıl öncesine ait olmalıydı, üniversite öğrencilerinden oluşan bir arkadaş grubu mavi yolculuk yapıyordu. Kalabalık grup içinde Derya’yı tanımakta zorlandı, ikinci tahmininde onu buldu, saçları çok uzun ve açık renkliydi, şu anki iş kadını görüntüsünden oldukça farklıydı.

İlk sayfada düne ait olan 3.11.2013 tarihi vardı, sonraki sayfaları 60’a kadar numaralandırılmıştı.

Sayfanın en üstünde “Hayatımda Güzel Olan Neler Var?” yazıyordu ve altında 7 madde yer alıyordu.

Bu sabah çok keyifli bir şekilde uyandım, sağlığım yerinde, rahat nefes alabiliyorum, aynaya baktığımda kendime gülümsedim ve hoşuma gitti.

Çok güzel bir kahvaltı yaptım, hem lezzetli hem de doyurucu idi, kendimi bu şekilde daha sık şımartmalıyım.

Araba kullanırken Joy FM’de çok keyifli şarkılar dinledim.

Fenerbahçe Parkında harika bir sabah yürüyüşü yaptım, çimlere basmayın tabelasına aldırmadan çimlerin üzerinde koşup yere düşen yaprakları havalandırdım.

Koçluk seanslarımız çok güzel ve keyifli geçiyor.

Eve geldikten sonra harika bir kitaptan birkaç bölüm okudum.

Akşam arkadaşım Sema ile buluşup kahve içip sohbet ettik, güzel bir akşam oldu.

Bir sonraki bölüm “Önümüzdeki hafta için beni heyecanlandıran neler var?” kısmı idi.

Erkek arkadaşımla ilk kez beraber maça gideceğiz, bu güzel bir deneyim olacak.

Annem bir gece bende kalacak ve eskiden yaptığımız gibi çay demleyip geç saate kadar sohbet edebileceğiz.

Hafta sonu bir arkadaşım beni Off Road yarışlarını izlemeye davet etti, gerçekten merak ediyorum ve sabırsızlanıyorum, belki yarış bittikten sonra parkurda bir tur atarız.

İşi özledim, haftaya benim için önemli bir projenin kabulü var, belki ödül bile alabiliriz.

İş arkadaşlarımı ve öğle yemeklerini özledim, gerçi biraz rejim yapsam iyi olacak, ama salata yemeyi seviyorum zaten.

“Bugün yaptığım farklı şey” kısmında yazanlar ise aşağıdaki gibiydi.

Bugün hiç TV izlemedim ve kendimi harika hissediyorum.

Uzun süre sonra ilk defa yürüyüş yaptım, amacım bunları düzenli hale getirebilmek.

Komşumun zilini çalıp onu sabah kahvesine davet ettim, ne zamandır yapmak istiyordum.

Annemi aradım ve bir gece bende kalmasını istedim, çok şaşırdı ve sevindi.

Uzun süredir ertelediğim yazlık kışlık kıyafet temizliğini yaptım ve ihtiyacım olmayan pek çok şeyi ayırdım.

Sırada “Bugün karşılıksız yaptığım bir iyilik” bölümü vardı.

Ayırdığım kıyafetleri apartman görevlisine verdim, benim için belediyeye teslim edecek.

Apartmanın önüne bir su kabı bıraktım.

Apartmanın bahçesine küçük bir fidan diktim.

Birisine karşıya geçmesi için yardım ettim.

Benden para isteyen bir çocuğun karnını doyurdum, oturup onunla sohbet ettim.

Otostop çeken birisini arabama alıp Zincirlikuyu’da bıraktım.

“Bugün öğrendiğim şey” bölümünde yazan şey dikkat çekici idi.

İnsan olarak değerimin başarılarımla bir ilgisi olmadığını fark ettim.

Son olarak da “Bugün hayalim için yaptığım şey” bölümünde

“Kendimi daha yakından tanımak ve potansiyelimi ortaya çıkarmak için koçluk alıyorum.” şeklinde bir cümle vardı.

Derya bu defteri tutmaya Mert’in tavsiyesi üzerine başlamıştı ve keyif almış gibi gözüküyordu.

Mert defteri inceledikten sonra “En az 60 gün yapmaya devam etmelisin” dedi.

“Merak etme, çok hoşuma gitti, ayrıca bir çalışma daha yaptım” diye yanıtladı Derya.

Dün gece yatmadan hemen önce aklıma işle ilgili bir konu takıldı. Geçen hafta izne ayrılmadan önce işyerinde performans görüşmesi vardı, beklentimin altında bir not aldım, yeni genel müdürümüz beni sevmiyor diye düşündüm. Sonra dün yaptığımız çalışma aklıma geldi, üşenmeden bir kağıt kalem aldım ve aksi yönde kanıtları oturup yazdım, çalışma bittikten sonra kendimi daha iyi hissediyordum ve güzel bir uyku uyuyabildim bu sayede.

Beklentimin altında bir not aldım;

–          Patronumun bana olan sevgisi ile objektif bir şekilde vermiş olduğu not arasında bağlantı olamaz

–          Gerçekten kötü performans sergilediğim bir dönemdi, patronum bana hak ettiğim notu vererek aslında bana iyilik yaptı ve önümüzdeki dönem daha iyi olmamın önünü açtı.

–          Geçen dönem tam not almıştım, bir dönemde bana olan sevgisinde ne değişmiş olabilir ki.

–          Benimle uzun uzun konuştu, güçlü yönlerimi paylaştı ve beklentilerini sıraladı, sevmiyor olsa bunları niye yapsın ki.

–          Daha geçen hafta iş yemeğinde benden övgüyle söz etmişti.

Mert Derya’nın değişimi karşısında etkilenmişti, kendi kendisine koçluk yapmaya başlamıştı. Koçluk çalışmaları sırasında yöntemlerin nasıl kullanılabileceği üzerinde durması faydalı oluyordu. Önemli olan her cevaba sahip olmak değil, bütün sorulara açık olabilmek diye düşündü.

Öğle yemeği için Ortaköy’e indiler ve House Cafe’de oturdular. Yemekten sonra sohbete başladılar.

“Bugün mutluluk için hangi şifrenin anahtarını vereceksin?” diye sordu Derya espri ile karışık.

“Hangi konu ilgini çekiyor özellikle?”

“Kadın erkek ilişkileri, aşk, evlilik”

“Varsayalım mevcut ilişkin sona erdi ve bir yıl boyunca hayatında hiç kimse olmayacak, kendini nasıl hissedersin?”

“Çok kötü hissederim herhalde, mutlu olamam”

“Karşı cinsten birisinin senden hoşlanması ve bir ilişkin olması kesinlikle güzel bir şey, diğer yandan bunu bir bağımlılık haline getirmemelisin”

“Tam anlamadım, biraz açabilir misin?”

“Mutlu olmak için bir başkasının seni sevmesine ihtiyacın yok”

“Kesinlikle var, zaten yoğun bir iş tempom var, Mehmet’le çıkmaya başlamadan önce tam bir yıl boyunca hiç sevgilim olmadı ve kendimi gerçekten çok kötü hissettiğim bir dönemdi. Bu dünya kesinlikle çiftlerin dünyası, bekar bir kadın olmak belli bir yaştan sonra kesinlikle bir dezavantaj, arkadaşlarım bazen beni gittikleri yere bile çağırmıyorlardı açıkçası, eşlerini ellerinden alacağımdan mı korkuyorlardı bilemiyorum.”

“Seni korkutan şey nedir?”

“Çok açık değil mi, yalnız kalmaktan korkuyorum, babam vefat ettikten sonra annem yeniden evlenmedi, çok yalnız ve mutsuz, onun gibi olmak istemiyorum.”

“Seni anlıyorum, diğer yandan benim söylediğim şey bu değil, kendini değerli hissetmek veya kendini sevmek için bir başkasının varlığına ve onun seni sevmesine ve onaylamasına ihtiyacın olmadığını söylüyorum.”

“Anladım, teorik olarak güzel ama pratikte nasıl uygulayabileceğimi bilmiyorum.”

“Erkek arkadaşınla yaşadığınız en büyük problem nedir?”

“Bana zaman ayırmadığı için içten içe onu suçluyorum ve bu beni ondan soğutuyor, buluştuğumuzda genellikle kavga ediyoruz.”

“Yalnızken kendini mutlu hissettiğinde, onun sevgisi olmadan kendini sevmeyi öğrendiğinde ilişkiniz daha farklı bir hal alabilir.”

“Sana inanmayı çok istiyorum ama nasıl yapabileceğimi bilmiyorum”.

“İlk adım bunu isteyip istemediğine karar vermek, gerçek güçlü bir karardan bahsediyorum.”

“Bunu kesinlikle istiyorum.”

“Pekala, o zaman bir başkasının seni sevmesinin seni değerli hissettirmesinin avantajlarını söyle bana lütfen”

“Kendimi kötü hissettiğimde benimle ilgilenecek birisi oluyor, bazı kararlarımda ona danışabiliyorum, birisinin benimle ilgilenmesi ve iltifat etmesi hoşuma gidiyor, kendimi güvende hissediyorum.”

“Sevgiyi bu şekilde dışarıdan ithal etmenin dezavantajları neler?”

“Kontrolüm azalıyor, hayatıma karışıyorlar, kendi kararlarımı kendim alıp uygulayamıyorum her zaman, bazen ne yapacağıma çok fazla müdahale ediyorlar, ilişkim bittiğinde kendimi çok kötü hissediyorum. Aslında kendimi bir başkasının sevgisi olmadan sevmeyi öğrenmeyi çok istediğimi fark ettim şimdi.”

“Yalnızken hayattan tad alırsan, yaptığın şeylerden keyif alırsan, birisiyle birlikte olduğunda mutluluğun sorumluluğunu onun ve ilişkinizin üzerine yüklemezsin, bu şekilde çok daha sağlıklı ve doyurucu bir ilişkiniz olabilir.”

“Paylaşacak birisi olmazsa yaptıklarımın bana nasıl keyif verebileceğini hala tam olarak anlayabilmiş değilim, ama deneyeceğim.”

“Kendi başına yapabileceğin ve keyif aldığın şeyleri keşfet ve bunların sayısını artır”.

“İlk aklıma gelenler şöyle: müze ve sanat galerisi gezmeyi çok seviyorum aslında, bundan keyif almak için yanımda bir başkasının olmasına gerek yok, hatta aslında yalnız olduğumda daha fazla keyif alabilirim. Konsere gitmeyi seviyorum, bunu da illa birisiyle yapmama gerek yok. Sinemaya yalnız gidebiliyorum, Mehmet’le film zevkimiz pek uyuşmuyor zaten, o daha çok futbol izlemeyi seviyor. Kitap okumayı çok severim, güzel bir kitapla birkaç saat geçirmek her zaman hoşuma gitmiştir. Yürüyüş ve koşu yapmayı severim, bunları da yalnız yapabilirim. Alışveriş yapmayı seviyorum, yanımda birisinin sürekli saate bakması beni rahatsız eder. “

“Gördün mü ne kadar çok şey saydın”

“Evet, Mehmet’i ve ilişkimizi bir miktar rahat bırakmaya karar verdim, bana bu farkındalığı sağladığın için sana teşekkür ederim, bence o da koçluk almalı.”

“Buna kendisi karar vermeli, sakın onu ikna etmeye çalışma”.

“Tamam, anlaştık.”

“Kendini sevmek konusunda sana yardımcı olabileceğini düşündüğüm basit bir egzersiz var, öğrenmek ister misin?”

“Deli misin, elbette isterim.”

“Erkek arkadaşın Mehmet’e onu çok sevdiğini nasıl gösterirsin? Derya anlatırken Mert onun söylediklerini not aldı.

1)      Zaman ayırmanın önemli olduğunu düşünüyorum, zamanın süresinden çok kalitesi önemli, yani ayırdığım bu zaman diliminde tamamen karşımdaki insana ve beraber yaptığımız şeye konsantre olabilmeliyim.

2)      Sürpriz yapmanın ve şaşırtmanın etkisi olur, pahalı olması veya herhangi bir maddi değeri olması şart değil kesinlikle, küçük bir hediye, bir kravat, güzel bir gömlek veya sadece güzel bir söz yazılı bir kart.

3)      Sözüme sadık olmak ve yapacağımı söylediysem gerçekleştirmek

4)      Beraber keyifli zaman geçirmek, bunun için bazen rutinin dışına çıkarak farklı aktiviteler yapmak

5)      Sohbet etmek, dinlemek, sorular sormak, gerçekten ilgilenmek ve bunu hissettirmek

6)      Sevdiğimi dile getirmek sıkça.

Al bütün yazdıklarını, ters çevir ve kendinle olan ilişkinde ne ölçüde uygulayabildiğine bak şimdi.

Kendine zaman ayırabiliyor musun?

İzindeyken evet, çalışırken hayır, çoğu zaman aslında gerekmediği halde ofiste fazla mesai yapıyorum eve gitmek yerine.

Kendine sürpriz yapıyor musun?

En son geçen yılbaşında kendime bir spa hediye etmiştim, tam 10 ay olmuş, inanamıyorum.

Kendine verdiğin sözleri tutuyor musun?

Evet, özellikle son zamanlarda, koçluk almaya başlamak konusunda kendime söz vermiştim, gerçi bu Ağustos ayındaydı ama olsun Kasım ayında başladım işte.

Yalnız ve keyifli zamanlar geçiriyor musun?

Pek değil, ama bundan sonra kesinlikle yapacağım.

Kendini dinliyor musun?

Hayır, bunu yaptığım söylenemez.

Kendini sevdiğini söylüyor musun?

Hayır, bunu da yapmıyorum. Ama nereye varmak istediğini anladım, sevgimizi bir başka insana ne şekilde gösteriyorsak kendimize de aynı şekilde gösterebiliriz, bunun için 3. bir kişiye ihtiyacımız yok. Çok teşekkür ederim, bugün aydınlandım resmen.

Kendini sevmek için bu yaklaşımı uygulamanın önemli bir fark yaratabileceğini düşünüyorum. Unutma her türlü güzel değişim insanın kendisini sevmesi ile başlar.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.