Mutluluğun Şifreleri – 4. Bölüm İşkolik Olmayı Bırakmak


Mutluluğun şifrelerini incelemek Mert’e her zaman büyük bir keyif ve motivasyon veriyordu. Bunun için ne kadar zaman ayırırsa ayırsın sanki yeterli gelmiyor gibiydi, bu düşüncelerle yataktan kalktı ve camdan dışarı baktı. Dışarıda kapalı ve puslu bir hava vardı, sabah yürüyüşü yerine salonda biraz egzersiz ve meditasyon yapmaya karar verdi. Daha sonra ailesi ile birlikte kahvaltı yaptı ve hazırlanıp evden çıktı.

Bugün Fenerbahçe civarında olacaklardı. Parkın içindeki Romantika Cafe’de buluştular. Derya biraz geç kalmıştı, üstelik kahvaltı etmemişti. Mert onun kahvaltı etmesi için ısrar etti, kendisine bir çay söyledi ve bir yandan da sohbet etmeye başladılar.

“Beni işkolik olmaktan kurtarabilir misin?” diye sordu Derya.

“Bu tamamen sana bağlı, eğer işkolik olmaktan vazgeçmek istiyorsan elbette belirli bir süreç içinde bunu yapabilirsin, bugünden yarına değil elbette ama zaman içinde farklı alışkanlıklar ve inançlar edinebilirsin”

“Nereden başlamamı önerirsin?”

“İşin ve kendine verdiğin değer arasındaki bağlantıyı kafanda koparmaya çalış”

“Nasıl yani?”

“İşkolikler genellikle, bir insan olarak kendilerine verdikleri değeri yaptıkları işle ölçerler, iş yerinde ne kadar başarı elde edip basamakları ne kadar hızla çıkarlarsa o denli değerli olduklarını düşünürler, çoğunlukla bunun doğru olmadığını anladıklarında emekli olacak yaşa gelmişlerdir ve bazen ailelerini, kendilerini, sevdiklerini ne kadar çok ihmal ettiklerini görüp üzülürler.”

“Geçen gün lise arkadaşlarımla buluştuk, çoğu evlenip çocuk sahibi olmuş, ben henüz bu anlamda bir şeyler yapmadım ama iş anlamında baktığımızda sahip olduğum satış müdürü pozisyonu ile içlerinde en iyi olmak bana gizli bir gurur verdi açıkçası”

“Yaşam, bu şekilde bir yarış değil, kendini diğer insanlarla kıyaslamak mutsuzluğa giden kestirme yollardan birisidir, lise arkadaşlarından birisi senden daha üst bir pozisyona geldiğinde bütün dünyan yıkılabilir”

“Evet haklısın, bu açıdan düşünmemiştim.”

“Diğer yandan, bazılarının evlenip çocuk sahibi olmuş olması seni ve seçimlerini başarısız yapmaz, belki de henüz hazır değildin, kendini sadece kendinle kıyaslamalısın, bundan bir yıl önce ne düşünüyordun, neler yapıyordun ve şu an durum nasıl?”

“Evet, bir yıl önce şu an seninle üzerinde çalıştığımız konular aklımda bile yoktu ama bir farkındalık geliştirdim, değişmek istediğime karar verdim ve bunu daha kolay ve hızlı yapmak için şu anda senden koçluk alıyorum.”

“Bu sana kendini nasıl hissettiriyor?”

“Kesinlikle çok iyi”

“Başarının ve kariyerin senin insan olarak değerin ile bir ilgisi olmadığını söylemiştim, bu konuda atılacak ilk adım inançlarını değiştirmen olabilir.”

“Bir insan inançlarını nasıl değiştirebilir?”

“Atılacak ilk adım sahip olduğumuz bir inancın artılarını ve eksilerini masaya yatırmaktır, iş yerinde başarılı olmayı kendi değerinle özdeşleştirmenin bazı avantajları vardır, senin hayatında bunlar nedir?”

“Ben satış müdürüyüm, iyi bir satış yaptığımda, satış hedefimi tutturduğumda, ilave prim aldığımda kendimi başarılı ve değerli hissediyorum.”

“Dezavantajları neler olabilir?”

“Sürekli daha fazla çalışıyorum, sen söyleyince fark ettim, bunu yapmazsam kendimi başarısız hissetmekten korkuyorum, geçenlerde bronşit oldum ama bir hafta raporum olmasına rağmen evde yatıp dinlenmek yerine işe gidip çalıştım.”

“Avantajları ve dezavantajları değerlendirdiğinde ne olmasını istersin?”

“Çok basit aslında, kendi değerimi işteki başarım ile ölçmek istemiyorum artık, hayatın çok farklı alanları var, şansımı biraz da o alanlardan denemeliyim. Ayrıca genel olarak bu başarı takıntısından kurtulmak ve kendimi her şart altında değerli hissetmek istiyorum.”

“Bir başarısızlık yaşadığında bile hala kendini sevmeye devam edebilirsen, başarılısın demektir”.

“Bunu not almak ve evimin bir duvarına asmak istiyorum, gerçekten çok güzel bir söz”

“Teşekkür ederim.

Lise buluşmanıza geri dönelim şimdi, lise arkadaşlarından en çok sevdiğin, değer verdiğin ve hala görüşmeye devam ettiğin kimler var?”

“Sema var, onunla hala sık buluşuruz.”

“Sema neler yapıyor iş olarak?”

Derya gülmeye başladı, “beni fena yakaladın, Sema çalışmıyor, küçük bir kızı var, iş hayatına ara verdi 2 yıl önce ve geri dönüp dönmeme konusunda kararsız.”

“Ona değer veriyor musun, sence başarısız değil mi?”

“Başarısız değil, on parmağında on marifet dediğimiz tiplerdendir o, ayrıca çok akıllı, esprili, kültürlü ve girişken birisidir.”

“Demek ki başarı ile veya kendimize verdiğimiz değer ile iş hayatının doğrudan bir ilintisi olmak zorunda değil.”

“Kesinlikle değilmiş, bunu şimdi daha rahat görebiliyorum.”

“Başka sormak istediklerin var mı bu konuda?”

“Evet, kendime verdiğim değer iş hayatım veya işteki başarılarımla ilgili değilse ne ile ilgili?”

“Yaptığın işten bağımsız olarak hayattan keyif almak, yaptığın şeylerin seni tatmin etmesi, öğrenmek, becerilerini kullanmak, diğer insanlarla olan iyi iletişimiz gibi konular kendine verdiğin değeri ölçmek için kullanabileceğin diğer alanlar olabilir. Diğer yandan kendine verdiğin değer soyut bir kavramdır, bunu unutma lütfen.

Değere odaklanmak yerine başka bir şeye odaklanmayı tercih edebilirsin, örneğin üretmeye, yaratıcılığını geliştirmeye ve bu ikisini beraber kullanmaya.”

“Başka ne olabilir?”

“Hiçbir şey senin değerini azaltmaz aslında, sen var olduğun halinle zaten çok değerlisin, bütün kusurlarınla ve yapamadıklarınla, bir günde değil ama bir süreç içinde bu inancı hayatında oturtmayı deneyebilirsin.”

“İşimi kolaylaştıracak bir önerin var mı?”

“Elbette, çocukluğunu ve ailenin sana sunduğu sevgiyi hatırlamaya çalış, bir şey başarmıyordun ama hem kendin hem de onlar için çok değerliydin.

Kendini sevmek hak edilmesi gereken bir özellik değildir, bu doğuşumuzla birlikte bize verilen bir hediyedir, bazılarımız bunu zaman içinde unutsa bile biraz çaba ile yeniden hatırlayabiliriz.”

“Bir şey soracağım, samimi bir şekilde cevap vereceğini ümit ediyorum, bütün bunları bana anlatan adamın çok başarılı olması biraz çelişkili değil mi, yani madem özgüvenimizi, değerimizi başarı belirlemiyor, sende biraz başarısız olsaydın?”

“Bu çok değişken bir kavram, senin gözünde başarılı olabilirim ve benim gözümde de öyle ama bir üçüncü kişi beni başarısız ilan edebilir, hayatta pek çok şey bir bakış açısıdır ve bizim için önemli olan faydalı bir bakış açısı geliştirip korumaktır.”

Saat 12.30 olmuştu, parkın içinde kısa bir yürüyüş yaptılar, sonbahar yaprakları ve renkleri parkı gerçek üstü bir yer haline getirmişti. Öğle yemeklerini Midpoint’te yediler. İkisi de somon ızgara tercih ettiler. Yemekten sonra seanslarına başladılar.

“Potansiyelimi artırabileceğimi söylemiştin seanslara başlarken, bunu yapmanın pratik bir yolu var mı?”

“Elbette, daha esnek olabilirsin”

“Bunu nasıl yapacağım?”

“Bana üzerinde çalışmak istediğin bir konu söyler misin?”

“İşyerinde farklı bir göreve yükselmek olabilir mesela.”

“Ne olmasını istiyorsun, hayalin ne?”

“Hayal gücümü ve yaratıcılığımı kullanabileceğim, stratejik planlama yapabileceğim, ekip çalışması yapacağımız bana uygun olduğunu düşündüğüm bir pozisyon var, o pozisyonu istiyorum. Ama olmayacak bence.”

“Sence olmazsa niye olmayacak?”

“Diğer adayı tercih edeceklerini düşünüyorum. “

“Sence niye diğer adayı tercih edecekler, ilk aklına gelenler neler?”

“Ben yeterince pratik değilim.

Bazen inancımı yitiriyorum, devamını getiremiyorum.

Kendi reklamımı yapmakta zorlanıyorum.

“Bunlardan bir tanesini değiştirebilecek olsan hangisini değiştirmek isterdin?”

“Pratik olabilmeyi isterdim.”

“İş hayatında pratik olmak dediğin zaman tam olarak neyi kast ediyorsun, biraz açabilir misin?”

“Mükemmel olmaya çalışmayı bırakıp daha hızlı karar vermek, aldığım kararları hızlıca uygulamak.”

“Hayatının diğer alanlarını düşündüğünde hangi alanlarda sence pratik davranıyorsun?”

“Özel hayatımda oldukça pratiğimdir aslında, söz konusu özel yaşamım olunca daha hızlı karar alıp uygulayabiliyorum.”

“Bana bir örnek anlatabilir misin, özel hayatına ilişkin, “pratik” hareket ettiğin.”

“İlk aklıma gelen, ev konusu var, kısa bir süre önce hayalimdeki evi satın aldım. Önce ne istediğimi ortaya koydum, sonra fırsat ortaya çıkınca hızlı bir şekilde harekete geçip düşüncemi uyguladım.”

“Özel hayatında pratik olduğunu ama iş hayatında zaman zaman bunu istediğin ölçüde sergileyemediğini ifade ettin, iş hayatını ve özel hayatını kıyasladığında bir alanda kullanıp diğer bir alanda yapmadığın/yapamadığın başka neler var?”

“İş hayatında çok iyi bir strateji uzmanıyım ama özel hayatımda bu konuda çuvalladığım durumlar oluyor açıkçası.”

“Sence bir alanda kullandığın bir özelliği diğer bir alanda kullanmıyor olmanın nedenleri ne olabilir?

“Hiç düşünmedim, yani iş iştir sonuçta ve orada kalır, özel hayat ise bambaşka bir konu, ben ikisini kesin çizgilerle ayırıyorum.”

“Bunu nasıl yapıyorsun?”

“İşte iken özel hayatıma dair düşüncelerin zihnimi işgal etmesine izin vermemeye çalışırım. Sevgilim bile arasa telefonu açmam, daha sonra müsait olduğumda ararım.”

“Bundan mutlu musun, her şey mümkün olsa nasıl bir kurgu yaratırdın?”

“Aslında yapmak istediğim şey şu. İşteyken kısa sürelerle bile olsa özel hayata dair bir şeyler yapmak istiyorum, örneğin erkek arkadaşımla veya annemle uzun uzun telefonda konuşmak veya öğle tatilinde yemekten arta kalan zamanda güzel bir filmin bir bölümünü izlemek isterdim.”

“Bunu yaparsan sence ne olur?”

“İşteki ve evdeki kimliklerim karışır.”

“Kimliklerin karışırsa ne olur?”

“İşteki özelliklerimi evde, evdeki özelliklerimi işte kullanabilirim.”

“Bunu yapmanın ne gibi faydaları olabilir?”

“özel hayatımda stratejik, işte pratik davranabilirim sanırım:)”

“İşte pratik davranırsan ne olur?”

“O pozisyonu alma şansım artar.”

Danışanımın fark etmeden yaptığı şey şuydu. İşten çıktığı zaman beynine bir komut verip orada kullandığı özelliklerini kapatıyordu, bir binanın ışıklarının belirli bir bölümünü kapatmak gibi düşünün. Evden çıkıp işe giderken de tam tersini yapıp verdiği bir komutla evdeki özelliklerinin bir bölümünü kapatıyordu.

Sizin de hayatta çok kesin çizgilerle ayırdığınız konular varsa ve bir alanda kullandığınız bir özelliğinizi bir başka alanda ihtiyaç duymanıza rağmen kullanamıyor iseniz lütfen bu konu üzerinde biraz düşünün. Belki de biraz esnekliğe ihtiyacınız var, keskin çizgilerinizi biraz yumuşatın, bu konuda küçük bir adım atın bakalım neler olacak?

Esnekliğin gücünden faydalanın. Hangi özelliklere sahip olursanız isteğiniz gerçekleşir? Bu özelliklerinizi sıralayın ve bakın bakalım hayatınızın hangi alanlarında ne zaman bu özellikleri kullanıyorsunuz veya geçmişte kullanmışsınız. Bu özelliklerinizi alıp bugüne taşıyın ve değişiklik yapmak istediğiniz konuda kullanın.

Saat 15.30 olmuştu, birer kahve sipariş ettiler. Derya erkek arkadaşı ile yaşadığı bir sorundan bahsetmek istediğini söyledi.

“Erkek arkadaşımla 4 haftada sadece 4 kere görüşebildik, yeni bir ilişki için çok az değil mi, sanırım yakında ayrılacağız.”

“Bu çıkarımı nasıl yaptın?”

“Beni seviyor olsaydı bana daha fazla zaman ayırırdı diye düşünüyorum?”

“Seni sevmediğinden kesin olarak emin olabilir misin, zaman ayırmamış olması kesinlikle seni sevmediği anlamına gelir mi?”

“Bilmiyorum, kafam karışık biraz bu konuda.”

“Sakin bir şekilde biraz düşün bakalım, seni sevdiğine dair nasıl kanıtlar bulacaksın”

“Mehmet’in işleri hiç olmadığı kadar yoğun, bana zaman ayırmak istediğini biliyorum aslında”

“Başka neler olabilir?”

“Cuma buluşmak için aradığında benim işim vardı, tamamen aklımdan çıkmış bu”

“Başka?”

“Aslında geçen Çarşamba akşamı buluşabilirdik ama dizi seyretmeyi tercih ettim”

“Biraz daha düşün lütfen.”

“Beni iş arkadaşlarıyla yemeğe davet etti, sıkılırım diye gitmedim”

“Hala seni sevmediğini veya ayrılacağınızı düşünüyor musun?”

“Önümüzdeki ay beraber tatile gideceğiz, benden ayrılacak olsa niye tatile gitsin ki.”

Derya gülümsemeye başladı. Bugünkü çalışmanın sonuna yaklaşmışlardı.

Bundan sonra aklına olumsuz düşünceler geldiğinde ilk bulduğun fırsatta eline bir kağıt kalem alıp bu düşünceleri sorgulamanı istiyorum, aksi yönde bulduğun kanıtları yaz ve sonra hepsini birlikte tekrar değerlendir lütfen.

Tamam, teşekkür ederim, kesinlikle yapacağım.

4 günlük çalışma sonunda ilk ciddi değişim sinyalleri gelmeye başlamıştı.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

16 − 8 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.