MUTLULUĞUN BİR SESİ OLMALI


Önceki akşam yayınlamış olduğum Yarına Not’tan devam edelim; mutluluğun bir sesi olmalı, kalbinin sesi. Kalbimizin sesini dinlemek, gitgide yapılacaklar listesine dönüşen rutin hayatlarımızda bir nefes almak gibidir bazen.

Hayatın içinde bir maceraya atılmak gerek zaman zaman, yenilenmek için, yeniden başlamak için. Bir amaç uğruna veya bir amaç olmadan yollara düşmek, belki dünyayı gezmek, belki kendi içimizde bir yolculuğa çıkıp kendimizi keşfetmek.

Özgürlüğümüze düşkün olmak ve sürprizlere açık olmak, her yolculuk değiştirir insanı, bazılarımızı az bazılarımızı çok. Kişi değişince, hayatı değişir, geleceği değişir, dünya değişir. Hayattan zaman zaman sıkılıyorsanız biraz kalbinizin sesini dinleyin. Kesin halatı, açılın denizlere, en güzel deniz henüz gidilmemiş olandır (Nazım Hikmet).

Umudun peşinde bir yolculuktur kalbimizin sesini dinlemek, inandığımız şeylerden vazgeçmeyi gerektirir bazen, varsın öyle olsun.

Bende zaman zaman böyle yolculuklara çıkarım zihnimde, çıkabildiğim kadar yukarı çıkar, bakabildiğim kadar uzağa bakarım. Hayat, öğrenmektir, ben öğrendikçe mutlu olurum. Herkes bana bir şeyler öğretebilir, öğreniyorsam doğru yerde olduğumu düşünürüm.

Bir gün bir başarı tarifi okumuştum, başarı öğrenmek ve kendimizi geliştirmektir şeklinde idi. Doğru olduğunu düşünüyorum.

Bazen aklıma takılanın peşine düşüyorum, bunu yapabilmek için kalbimin sesini dinliyorum daha çok, ya aklımın takıldığı yer hayatımın takıldığı yer ise? Bilmiyorum. Her zaman bilmek de istemiyorum, bir süre sonra bilmek belki de esas tehlike.

Kalbim kulağıma fısıldıyor, o gün geldi, doğru yerdesin, başla ve ilerle diyor, hayat ne kısa ne uzun, yolumuzun düşmediği ne çok yer var daha. Tutma kendini, başla bir yerlerden, hayallerin bir kısmı hikayelere dönüşsün, seni tanımlayan şey hayaller ve hikayelerindir.

Sıradan bir yolculuk olmasın, kalbinin sesini dinleyip çıkacağın yolculuk öyle olmaz zaten, gitmediğin bir yere dönebilir misin, ama ben dönmek istiyorum, bu da başka bir hayal işte.

Kalbini ferah tut, cesaretini topla, hayat seni ödüllendirecek, merak et biraz sadece.

Bir yere geldim, burada hayat var, hiçbir yere benzemiyor, kendime baktım dağların arasından, hem konuştum hem sustum, hem durdum hem yürüdüm, ilk işareti o zaman gördüm, bir ağacın dallarına dokundum, rüzgarın sesi kalbimin sesini karıştı, olur dedim sadece, o kadar yakındı ki mutluluk, uzandım dokundum ona, bir şimşek çaktı, bir yağmur yağdı, ıslandım mutlulukla.

Birisi geldi, ne iş yaparsın sen dedi, ben yazarım dedim, bunu da yaz dedi. Peki dedim. Elimden geldiğimce yazdım, bir hatam olduysa affola.

Sevgi ile kalın.

Paylaş

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

14 + two =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.