MUTLULUĞA FARKLI BİR BAKIŞ: NORMAL OLANI YENİDEN TANIMLAMAK VE İLETİŞİM KURMAK


Beklentilerimiz ile gerçekleşen arasındaki fark ne kadar büyürse mutsuzluk artar, elbette tam tersi de geçerlidir, beklentiler ile gerçekleşen arasındaki fark küçülünce mutluluk artar.

Önemli olan “gerçekçi” beklentiler oluşturabilmektir. Bunun için “normal” olarak tanımladığınız şeyleri gözden geçirmenizi öneriyorum. Bir insan “normal” olarak beklediği şeyler gerçekleşmezse mutsuz olabilir. Normal size göre olması gerekendir, oysa “olması gereken” herkese göre değişebilir. Herkes farklı bir gezegendir.

Özellikle de diğer insanlardan beklediklerimiz olabildiğince gerçekçi olmalıdır.

Geçen dönem koçluk seansı bitiminde danışanlarımdan birisi ile sohbet ediyorduk. Konu bir şekilde eşinin ona sürpriz yapmamasına geldi.

“Ne istiyorsunuz?” diye sordum.

“Haftada bir defa bana çiçek gönderse, sürpriz hediyeler alsa, bana haber vermeden hafta sonu tatili planlasa çok güzel olurdu” diye cevap verdi.

“10 yıldır evlisiniz, bunları en son ne zaman deneyimlediniz?” diye devam ettim.

“Hiç olmadı” diye cevap verdi.

“Bu beklentiniz ne kadar gerçekçi?

“Sanırım gerçekçi değil”

Her insanın sevgiyi ifade etmekte kullandığı yöntemler farklıdır, hiç sürpriz yapmayan bir insan eşini deliler gibi seviyor olabilir.

Kendinize sormanızı istediğim bir soru var. En yakınımdaki insanlardan gerçekçi olmayan beklentilerim neler?

“Benim aklımdan geçeni okusun” beklentiniz var mı?

Annelik yapmalarından dolayı kadınların genel olarak empati potansiyelleri daha yüksektir ama karşımızdaki insanın özellikle de bu bir erkekse empati potansiyeli bizim kadar yüksek olmayabilir.

Bu nedenle şu şekilde düşünmeliyiz: Onun gerçekliğine göre benim beklentim ne kadar gerçekçi?

Bir sonraki adım ise gerçekçi beklentilerimizi karşı tarafa düzgün bir şekilde ifade etmek. Bu kişi patronumuz olabilir, sevgilimiz/eşimiz, annemiz olabilir, kişinin kim olduğu, ne kadar yakından tanıdığımız önemli değil.

İsteklerimi ona ne ölçüde anlatabildim, ifade edebildim?

Nasıl İletişim Kurarız?

Kelimeler %7, ses tonu %37, beden dili %56. İsteklerimizi anlatırken yüz yüze iletişimi tercih edelim lütfen.

Bütün kararlar duygusaldır. İnsan bir duygu varlığı. Ayrıca karar döngüsünün çıkış noktasında da mutlaka bir duygu vardır.

Duygularınızla ilgili olarak sms veya e-posta göndermeyin, anlatamazsınız, duygular soyuttur. Ses tonu önemli olmasına rağmen telefonla iletişimde ise ancak mesajın %44’ünü iletebiliyoruz. Yüz yüze görüşmenin yerini hiçbir şey tutmaz.

Gerçekçi beklentilerinizi karşı tarafa yüz yüze bir görüşmede düzgün bir şekilde aktardığınızda yani gerçekten iletişim kurduğunuzda pek çok şeyin değişebileceğini göreceksiniz.

Bunu yaparken lütfen “sen böylesin” tarzı kimlik boyutundan cümleler kurmayın. Hepimiz kimlik boyutundan gelen eleştirileri bir saldırı olarak algılarız.

“Sen bu şekilde davrandığında ben bunu hissediyorum” şeklinde duygunuzu ifade eden cümleler daha doğru bir yaklaşım olabilecektir.

Hepinize gerçekçi beklentiler ve ifade tarzımız ile daha güzel iletişim kurabileceğimiz güzel günler diliyorum.

Sevgi ile kalın.

P.S: Eski yazılarıma kendi adımı taşıyan web sitesinden ulaşabilir, koçluk hakkında bilgi almak için [email protected] adresine mail atabilirsiniz.

Paylaş

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

twelve − 9 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.