MÜKEMMEL OLMAYA ÇALIŞMAK


Hayatımın belli bir dönemini her şeyi mükemmel yapmaya çalışarak geçirdim, sonra vazgeçtim, daha mutlu bir insana dönüştüm, evet zaman aldı ama değerdi. Yazılarımı ve kitaplarımı bu şekilde üretebildim, mükemmel olmaya çalışan bir insanın her gün yazı yazabilmesi çok zordur, çünkü elinizden geleni yapsanız bile ister istemez hatalar olacaktır veya her yazınız çok güzel olmayacaktır. Bu hafta yakın bir arkadaşım mükemmelliyetçi yapılar hakkında bir yazı paylaşmamı istedi. Hepimizin zaman zaman içine düştüğü bu tuzak hakkında bildiklerimi yazdım.

Mükemmel olmaya çalışan insanların önemli bir kısmı aslında derinlerde bir yerdeki yetersizlik hissini bastırmaya çalışıyor olabilirler. Bu iki konu birbiri ile ilgili.

Mükemmelliyetçilik, elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışmak değildir, bu farklı bir şeydir. Mükemmelliyetçilik özünde onay ve kabul kazanmaya çalışmaktır.

Benim düşünceme göre; mükemmel olmaya çalışan insanlar kendilerinin yetersiz olduklarını düşünürler, diğer insanların bunu fark etmelerini engellemek için de mükemmel olmaya çalışarak kendilerini korumaya çalışırlar.

Kimlikleri ile başarılarını eşitlemişlerdir, ben ne başardıysam oyum hissine sahiptirler. Mükemmelliyetçi yapılar her zaman başkasına odaklıdır, diğer insanlar ne düşünecekler bakış açısı hakkimdir.

Bunu kırabilmek için kişinin kendisine odaklanması uygun olacaktır. Nasıl gelişebilirim diye düşünmek gerekir, hata yapmanın gelişmenin bir parçası olduğunu anlamak gerekir.

Hata yapma korkusu veya başkalarını hayal kırıklığına uğratmamak için hayallerinin peşinden gitmeyen çok sayıda insanla tanıştım. İleride bir gün yapmadıklarımızdan daha çok pişmanlık duyacağız.

Sizleri biraz risk almaya davet ediyorum, hiç risk alınmayan bir hayat keyifli ve heyecanlı olmaz.

Mükemmelliyetçiliği bırakmak ve yetersizlik hissinden kurtulmak için öfkelerinizi, korkularınızı biraz derinlemesine incelemek kesinlikle yarar sağlayacaktır.

Mükemmelliyetçi insanların kendileri ile olan iç diyalogları genellikle olumsuzdur, kendilerini ağır bir şekilde eleştirirler, diğer insanları da ölçüsüz bir şekilde yargılayabilirler. Kendimize ve diğer insanlara yaklaşımımız bir miktar daha yapıcı olmalıdır.

Başarısız olduğumuzda veya kendimizi belli bir konuda yetersiz hissettiğimizde bunun dünyanın sonu olmadığını fark etmeli ve kendimize karşı daha anlayışlı ve sevgi dolu olabilmeliyiz.

Unutmayın, her şeyde bir çatlak var, ışık böyle içeri sızar (Leonard Cohen).

Sevgi ile kalın.

Paylaş

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

two × 2 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.