Mükemmelliyetçilik sık karşımıza çıkan bir konu. Çoğu insan belli konularda mükemmelliyetçi bir tutum takınabilir, diğer yandan bu konuların sayısı artıp yaşamın pek çok alanını kapsar hale geldiğinde kişi yaşamdan keyif almamaya başlar ve mutluluk ondan uzaklaşır. Bugün bu konuda bazı düşüncelerimi paylaşmak istedim sizlerle.

Pek çok konuda olduğu gibi burada da işe bir tanım yaparak başlamak gerekir. Mükemmel nedir? Elbette bu soruya herkes farklı bir yanıt verebilir ve daha önemli olan kişinin kendi yanıtıdır her zaman. Mükemmeli nasıl tarif ettiğimiz konunun çözümü için bize harika ipuçları sunabilir.

Kendim bir tanım yapacak olsaydım mükemmeli doğa olarak tanımlayabilirdim belki, bana göre doğanın kendi içinde mükemmel bir işleyişi vardır. Bu şekilde tanımladığım için de hayatımda hemen hemen hiçbir konuda mükemmelin peşinden gitmedim, çok iyiyi hedefledim, iyi olması ile de yetindim zaman zaman.

Gerçek hayattan bir örnek verecek olursak yazdığım yazıların ve kitapların hiçbirinin mükemmel olduğunu düşünmüyorum, mükemmel olmaları için herhangi bir çaba da göstermiyorum, anlatmak istediğim şeyi büyük ölçüde anlattığım iyi yazılar olması benim için yeterli. Bu şekilde olunca hızlı yazabiliyorum, çok sayıda yazabiliyorum ve bütün bunlar beni mutlu ediyor.

Çocuklarımın mükemmel olması gibi bir beklentim de yok, onları elimizden geldiği kadar iyi yetiştirmeye gayret ediyoruz, iyi insan olmaları, vicdanlı olmaları bizim için çok önemli.

Mükemmel olmaya çalışmanın en kötü yanı hatalara karşı tahammülsüz olmak ya da hata yapmaktan kaçındığımız için risk almamak olabilir.

Hatalar öğrenme deneyiminin önemli bir parçası, hata yaparak öğreniyoruz, ben bu hatayı nasıl yaptım dan ziyade bu hatadan ne öğrenebilirim daha iyi bir soru olacaktır.

Hayatta en önemli şeylerden birisinin de mutlu olmak olduğunu düşünüyorum, bu yüzden bu konuda çok sayıda yazı kaleme alıyorum, peki sizce mükemmellik mutluluğun neresinde, ben ikisi arasında çok fazla bir ilişki göremediğim için seçimi çoğu zaman mutluluktan yana yapıyorum.

Mükemmelliyetçilikten nasıl kurtuluruz sorusuna gelecek olursak bunun herkes için geçerli tek bir pratik çözümü yok, ama pek çok konuda olduğu gibi burada da minik adımlarla başlayarak zaman içinde ilerleme kaydetmek mümkün. Bir konu belirleyin ve o konudaki davranışınızı yavaş yavaş değiştirmeye çalışın, daha az mükemmel yapın bir süre, sonra da sonuçları değerlendirip devam edin.

Leonard Cohen’in bir sözü vardı, hatırladığım kadarıyla şöyleydi: Her şeyde bir çatlak var, ışık böyle içeri sızar.

Sevgi ile kalın.