Ben öyle düşünüyorum yani daha yalın ve sade yaşamların bizi mutluluğa yaklaştıracağı kanaatindeyim. Bu düşüncemi destekleyen iki olgu var, bir tanesi çocukluk dönemim ve o zamana dair deneyimlerim, diğeri ise ihtiyaçları daha az olan insanların daha rahat yaşamlar sürebildiklerine dair gözlemim, şimdi bunları biraz açmak istiyorum.

Ben 1972 yılında İstanbul’da orta halli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldim, 1980 yılına kadar olan dönem de benim çocukluk dönemim. Çocukluk döneminden en çok hatırladığım şeyler, sokakta oyun oynayabilme özgürlüğü, komşunun kapısını çalıp su içebilmek bazen de ekmek içine yapılmış bir sandviçin ikram edilmesi, akşamları misafir gelmesi, hatta yatılı misafirler ve yer yatakları, Dallas oynadığında televizyonun başına toplanmak, odun sobası için odun taşımak, soba üzerinde ekmek kızartmak ya da kestane pişirmek… Son derece minimalist yaşamlarımız vardı ve insanların önemli bir kısmı mutluydu.

Bugün ise teknoloji her anlamda hayatın içine nüfuz etmişken benim görüşüme göre eskisi kadar mutlu değiliz, çok fazla eşyamız var, daha fazlasını da istiyoruz, bir tür tatminsizlik yaşamın her alanında sanki bizi esir almış durumda.

Minimalist bir yaşama nasıl geçebiliriz? Bence sade bir yaşam önce düşüncede başlamalı, ne kadar sade düşünebilirsem o kadar rahatlarım, düşüncelerimi sadeleştirmek için her fırsatta yeşil bir ortamda yürüyüş yapmaya çalışıyorum, düşüncelerdeki sadeliğin ve netliğin mutluluk getirdiğine inanıyorum.

Ev,eşya ve kıyafet konusunda da minimalist felsefe yararlı, kullanamayacağım büyük bir ev,  kullanılmadan duran eşyaların yarattığı kalabalık, yılda bir defa bile giyilmediği halde dolapta yer işgal eden kıyafetler, bunların hepsini ihtiyaç sahipleri ile buluşturmak harika olur gerçekten.

Minimalist felsefenin diğer bir unsuru da para ile olan ilişkimiz ve gereksiz harcama yapmayarak tasarruf etmek, ihtiyacım olmayan şeyler için çok fazla para harcadığımda çok fazla çalışmak zorunda olurum, ne kadar az ihtiyacım varsa para anlamında o kadar rahat olabilirim.

Çok geniş kapsamlı bir konuya ana hatları itibarıyla biraz dokunmaya çalıştım, başka bir yazıda yine inceleriz.

Sevgi ile kalın.