Meta Programlar/Davranış Modelleri


Kendimiz ve dünya hakkında oluşturmuş olduğumuz düşüncelerimiz, inançlarımız, tecrübelerimiz ve almış olduğumuz kararlar ile farklı meta programlar / davranış modelleri oluştururuz. Hepimiz davranış modellerinin bir kombinasyonuyuz. Meta programları bir tür filtre veya süzgeç gibi de düşünebilirsiniz.

Bu modeller nedeniyle bize ulaşan bilgiler ne olursa olsun modele uygun olmayan bilgileri çoğu zaman dikkate almayız, kendi modelimize uygun genellemeler yapmayı severiz ve hatta bazen objektif bir gerçekliği çarpıtmamız bile mümkündür. İçimizde çalışan programlar, belirli bir olasılıklar denizinde hangi yolu seçmeye meyilli olduğumuzu ortaya koyarlar.

Davranış modellerini öğrenerek bir tür kişilik testi uygulayabiliriz. Hiçbir davranış modeli doğru veya yanlış değildir, sadece birer modeldir ve kişi isterse belli bir süreç içinde bazı unsurları değiştirilebilir. İçimizde işleyen meta programları bize hizmet edenler ve bizi sınırlandıranlar olarak ikiye ayırarak değişim sürecine başlayabiliriz.

Belli başlı meta programlar içerisinden ben 6 tanesini seçtim.

1) PROSEDÜREL – SEÇENEKÇİ

Uç noktada prosedürel kişilerde bir şeyin yapılma şekli hep önceden tanımlanmıştır, adımlar bellidir, plan dışı gelişmeler çoğu zaman can sıkar.

Prosedürel insanlar daha çok belli bir sıra takip ederler, planlıdırlar, bir kitabı ellerine aldıklarında genellikle önce içindekiler bölümüne bakarlar.

Yapmak zorunda oldukları şeylere dair bitmek tükenmek bilmeyen listeleri vardır. Ortada çok fazla seçenek yoktur, sadece yapılması gerekenler vardır. Bu insanları sıklıkla “aşırı kuralcı” veya “sıkıcı” olarak etiketleyebiliriz.

Uç noktada seçenekçiler ise ağırlıkla “şu anda var olan en iyi seçenek ne?” şeklinde düşünür ve hareket ederler. Daha çok duygularıyla hareket ettiklerini söylemek yanlış olmaz. Yeni ve bilinmeyen şeyler onları motive eder.

Son anda karar değiştirip planları bozabilirler. Daha cazip bir teklif gelince onu yaparlar, yapmazlarsa rahatsız olma ihtimalleri çok yüksektir. Bu tip insanları genellikle “özgürlüğüne çok düşkün” veya “maymun iştahlı” olarak etiketleriz.
Basit birkaç test ile prosedürel ve seçenekçi yapıları birbirinden daha kolay ayırt edebiliriz.

Hiç kimsenin bakmadığına eminseniz elinizde sizi rahatsız eden küçük bir çöpü yakında çöp tenekesi olmadığı için sokağa atar mısınız? 

Prosedürel kişiler genellikle çöpü ellerinde veya ceplerinde en yakın çöp tenekesine kadar hatta bazen eve kadar taşımayı tercih ederler.

Hiçbir yaya ve arabanın bulunmadığına emin olduğunuz kırmızı ışıkta çok acil bir yere yetişmeniz durumunda bile yeşil yanmasını bekler misiniz? Prosedürel kişiler bekler.

2) PROAKTİF – YANSITAN

Proaktif insanlar hemen her durumda her anda harekete geçmeye hazırdırlar. Eylem adımlarını hızlıca ve çok sayıda belirleyebilirler.

Uç noktada proaktif insanları “tezcanlı veya aceleci” olarak etiketleyebiliriz.

Yansıtan kişiler ise eyleme geçmeden uzun uzadıya düşünmek isterler. Düşünmek onlar için çok önemli bir eylem adımıdır çoğu zaman.

Uç noktada yansıtan taraftaki insanları “yavaş” olarak etiketlemeyi severiz.

Kervan yolda düzülür diye bir özdeyişimiz var, sen önce harekete geç, yolda nasıl olursa bazı fırsatlarla karşılaşıp eksikliklerini tamamlarsın anlamında.

Proaktif kişiler genelde bu şekilde hareket ederler, kısa bir değerlendirmenin ardından eyleme geçer ve eylemler sırasında eksikliklerini fark edip düzeltme yoluna giderler. Bu bazen mümkün olur, bazen de olmaz.

Yansıtan kişiler ise bir konuda harekete geçmeden önce uzun uzadıya konuyu bütün boyutlarıyla ele almayı severler. Bazen bu safha o kadar uzun sürerki hiç harekete geçmeyeceklerini bile düşünebilirsiniz.

Takım oyunu söz konusu olduğunda meta programların birbirinden farklı olması takımın aldığı sonuçları olumlu yönde etkileyebilir.

3) YAKLAŞAN – UZAKLAŞAN

Yaklaşan yapıdaki insanlar önlerindeki hedefe odaklanırlar, yolları bellidir. Uç noktada bir yaklaşımcı asla yoldaki engelleri görmez.

Onları aşırı iyimser veya “Polyannacı” olarak etiketleriz.

Bu tip insanlar daha çok neyi istediklerini, niye olacağını anlatırlar, motivasyonları hoşlandıkları, kendilerini bekleyen güzel şeylerdedir.

Uzaklaşan yapıdaki insanlar, hedeflerini düşündüklerinde potansiyel engelleri görmeye ve düşünmeye başlarlar.

Onları “olumsuza odaklı veya kötümser” şeklinde etiketleriz.

Onlarla sohbet ettiğinizde ağırlıklı olarak neyi istemediklerini, kimleri hayatlarından çıkarmak istediklerini anlatırlar, bir uzaklaşma programı içinde hareket ederler. Genellikle sahip oldukları şeyleri özellikle de statülerini kaybetmekten aşırı korkarlar.

İdeal bir otomobilin öne çıkan 3 özelliği nedir sizce?

Eğer güvenlikten bahsetmiyorsanız, yaklaşmacı bir kişiliğiniz olma ihtimali oldukça yüksektir.

Ben örneğin iflah olmaz bir iyimserim, diğer bir deyişle uç noktada bir yaklaşmacıyım… 🙂 Arkadaşlarım bana bu konuda takılmaya bayılırlar. Ne yapayım bu meta programın bana olumlu anlamda hizmet ettiğini düşündüğüm için değiştirmek içinde bir şeyler yapmıyorum.

Ama beraber karar alınması gereken durumlarda diğer tarafın uzaklaşan yapıda olması durumunda benim bakış açım da bir nebze dengelenmiş oluyor.

4) BENZERLİK – FARKLILIK

Benzerlik yapısındaki insanlar; genellikle bir şeyin benzerlerini yapmayı severler.

Ev değiştirmek istemezler, otomobil değiştirmek istemezler. Değişimi büyük bir tehdit olarak algılarlar. Kişisel gelişim ve koçluk gibi eğitimlerden genelde uzak dururlar. Risk almayı sevmezler, genellikle aynı zamanda uzaklaşmacı özellikler gösterirler.

Genellemeler yapmayı çok severler.

Farklılık yapısındaki insanlar; ağırlıklı olarak daha farklı ne yapsam diye düşünürler, farklı bir şeyler yapmalıyım düşüncesi ile hareket ederler.

İstisnalar üzerinde durmayı severler. Uzun süre aynı işi yapmaktan bunalabilirler. Hiçbir şey yapmasalar sürekli olarak kıyafetlerini veya saç modellerini, rengini değiştirirler. Bu insanları da hemen “istikrarsız” olarak etiketleriz. Yaklaşmacı tarafları genellikle daha ağır basar.

5) İÇ REFERANSLI – DIŞ REFERANSLI

İç referanslı kişiler; kendilerinden hareketle sonucu ortaya koyarlar, başka kaynaktan teyit ihtiyacı duymazlar. Bu programdaki insanları genellikle “Her şeyi o bilir” şeklinde etiketleriz.

Olayları ve gelişmeleri öncelikli olarak kendi pencerelerinden değerlendirirler.

Uç noktada iç referansçı bir kişi kendisine söylenen övgülerden bile rahatsız olabilir. Kendisi hakkında başkasının değerlendirme yapması onun açısından istenmeyen bir durumdur.

En uç noktada iç referanslı kişiler narsist özellikler gösterebilirler.

Uç noktada dış referanslı kişiler ise tam aksine neredeyse sürekli olarak takdir, kabul, onaylanmak ihtiyacı hissederler. Başkalarına sormak ve karşılaştırmak isterler.

Birden fazla dış referans noktası varsa sonuç almaları iyice güçleşir. Örneğin karar almada çok zorluk çekebilirler.

Bazı durumlarda kendi mutluluklarını bir kenara bırakıp sadece diğer insanları mutlu etmeye çalışabilirler.

6) DETAYCI – GLOBAL

Detaycı insanlar çoğu zaman gereksiz detaylara yer verirler. Bazı durumlarda “Yeterince zeki değil” olarak etiketlenme ihtimalleri yüksektir.

Detayları hatırlamakta son derece iyidirler ama çoğu zaman büyük resmi gözden kaçırabilirler.

Global tipte insanlar ise 5 cümlede 5 senelik hikaye anlatır ve karşıdakinin anladığını varsayarlar.

“Bildiğini saklıyorsun” veya “Paylaşmıyorsun” iddialarıyla sık karşılaşırlar.

Globaller söylediklerinin tekrar edilmesinden de genellikle hoşlanmazlar.

Belirsizliklerden çok fazla rahatsız olmazlar.

Haftanın testi:

Kendiniz için basit bir meta program testi uygulayın bakalım; hangi tarafa daha yakınsanız onu işaretleyin.

PROSEDÜREL SEÇENEKÇİ
PROAKTİF YANSITAN
YAKLAŞAN UZAKLAŞAN
BENZERLİK FARKLILIK
İÇ REFERANSLI DIŞ REFERANSLI
DETAYCI GLOBAL

Şimdi aynı testi size göre ilişkide bulunduğunuz kişi ve/veya patronunuz/müdürünüz için uygulayın.

PROSEDÜREL SEÇENEKÇİ
PROAKTİF YANSITAN
YAKLAŞAN UZAKLAŞAN
BENZERLİK FARKLILIK
İÇ REFERANSLI DIŞ REFERANSLI
DETAYCI GLOBAL

Eğer 6 noktanın sadece bir yada ikisinde ortaksanız partnerizle veya patronunuzla sıkıntı yaşıyor olmanız son derece normal.

Diğer yandan; bir yada iki nokta dışında benzer özellikler sergiliyorsanız bu kez de ilişkinizi son derece verimli ve güzel olarak nitelendirebilirsiniz.

Ben kendime uyguladığımda aşağıdaki sonuçlara ulaştım (hangi tarafa biraz daha yakınsam onu işaretledim, yoksa uç nokta özellikler göstermeniz şart değil).

PROSEDÜREL X SEÇENEKÇİ
PROAKTİF X YANSITAN
YAKLAŞAN X UZAKLAŞAN
BENZERLİK X FARKLILIK
İÇ REFERANSLI X DIŞ REFERANSLI
DETAYCI GLOBAL X

Davranış modellerini bilmek ilişkide bulunduğumuz kişilere daha nötr olarak yaklaşmamızı kolaylaştırır.

İçlerinde çalışan bazı programlar nedeniyle yaptıkları bir davranışı ilişkide bulunduğumuz kişinin kimlik boyutuna taşımak aslında kavgaya davetiye çıkarmaktır.

Yani bu ve şu durumlarda genellikle böyle davranıyorsun demek yerine sen böylesin diye etiketi yapıştırdığımızda işimiz zor.

İlişkide bulunduğumuz insanlara biraz daha esnek davranabiliriz. Bu bir zayıflık değildir. Meta programlar (davranış modelleri) belirli inançlardan kaynaklanır. Kişinin meta programlarını fark etmesi ve bazılarını değiştirmeye karar vermesi durumunda programın altında yatan inançlar tespit edilerek bir kısmının değiştirilmesi ile davranış modelleri de zaman içinde değişebilir.

Bu hafta ilişkide bulunduğunuz insanları, meta programlar açısından gözlemleyin bakalım, neler fark edeceksiniz.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 × five =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.