KÖTÜ SENARYO YAZIMI


Kötü senaryo yazımı nedir? Cep telefonunu açmıyor, başına bir şey geldi kesin diye düşünmektir. Veya anlamsız neden sonuç ilişkileri kurmaktır, güzel baktı, seviyor, kötü baktı, sevmiyor gibi. Bazen de beden diline bakıp duyguyu yorumlamak, yani zihin okumaktır.

Kötü senaryo yazmanın sonucu genellikle endişe, panik, hatta panik atak olabilir.

Kendimize sormamız gereken ilk sorular bence şunlar olmalı: Kötü senaryoları daha çok hangi durumlarda yazıyorum veya kimlere ilişkin yazıyorum (kendime ilişkin de olabilir)?

Hangi durumlarda, hangi rollerde (anne rolünde, eş rolünde, iş yerinde) iken daha çok kötü senaryolar üretiyorum?

Ve döngünün en başına gidersek senaryo yazmayı başlatan şey nedir, beni neler tetikliyor daha çok?

Bir fren mekanizması yaratacak olsak bu ne olabilir?

Gözünüzün önüne pozitif güçlü bir senaryo getirin, kötü senaryoları dengelemenin en iyi yöntemi aynı durum için olabilecek en iyi senaryoyu da oluşturmaktır.

Örneğin, sevgilim benden ayrılacak senaryosunu dengelemek için sevgilinizle birlikte çıkacağınız bir tatil senaryosu oluşturmak, bu ay iflas ediyorum senaryosunu dengelemek için bu ay ilk defa para biriktirdim senaryosunu oluşturmak gibi. Kötü senaryonun da iyi senaryonun da gerçekleşme ihtimali en fazla %10 olsun, bunun bir önemi yok.

Kötü senaryo yazımında “hep”ler ve “hiç”ler önemlidir.

Beni sevmez? Tam olarak nereden biliyorsun?

Şunu yaptı, böyle yaptı, o zaten hep öyle yapar.

Her zaman mı? Hep mi?

Bunun istisnası bir durum yok mu?

Matematik öğrenemem.

Bir kere iyi not aldığın bir dönemi hatırla.

Bir örnek çoğu zaman yeterli olur.

Etiketi yapıştırınca pozitif örnekler silinir, etiketlere dikkat edin.

Zihin okumak; beni her gördüğünde yüzü değişiyor, tam olarak seni her gördüğünde yüzündeki ifadenin seninle ilgili olduğunu nereden biliyorsun?

Senaryo testi: Kaç tane örnek var.

Sokratik sorgulamadan yararlanın. Antik Yunan döneminin önemli filozoflarından Sokrates senaryoların (düşüncelerin) gerçek olup olmadığını araştırmak için bir yöntem kullanırdı. Onun yöntemi ve önerdiği sorular günümüzde koçlukta hala kullanılıyor. Siz de bu soruları kötü senaryolarınızdan kurtulmak için kullanabilirsiniz.

Elinde ne gibi kesin kanıtlar var?

İstisnalar neler?

Başkası böyle düşündüğünde ona ne derdin?

Bu düşüncen her zaman için doğru mu?

Bunun olma ihtimali nedir? Olursa ne yaparsın? Gibi.

Kötü senaryo yazmayı sıklıkla yapmak ve bunları sorgulamamak veya bunları dengeleyici pozitif senaryoları ortaya koymamak psikolojik sıkıntılara yol açabilir.

Ortada inandırıcı kanıtlar olmadan sürekli olarak olayların kötü gideceğine inanmak, hayatın tadını çıkarmamızı da engeller.

Öğrenilmiş çaresizlik varsa öğrenilmiş iyimserlik de olmalıdır. Her düşündüğünüze inanmayın.

Sevgi ile kalın.

 

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

five × 4 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.