Koç Adayı – Başlangıç


Pınar söz verdiği gibi saat tam 10’da Caddebostan Cafe Nero’nun üst katında belirdi, elindeki tepside iki tane latte vardı, tepsiyi masa üstüne bırakıp elini uzatırken “umarım latte seviyorsunuzdur” diyerek gülümsedi. Neşeli bir hali vardı, yanında büyük bir defter getirmişti, “sakıncası yoksa not almak istiyorum” diye devam etti.

“Elbette, rahat olun, istediğiniz gibi davranabilirsiniz, bu sizin programınız sonuçta”

“Nereden başlıyoruz?”

“En baştan, yani koçluk nedir, ne değildir?”

“Sizi dinliyorum”

“Koçluk bir noktadan bir yere taşımak anlamındadır, kelimenin İngilizce kökeni buradan gelir. Değişim yolculuğunda yol arkadaşlığı yaparız. Değişim sürecini destekleriz. Kişinin potansiyelini ortaya çıkarmasına yardımcı oluruz”

“Bunu nasıl yapıyorsunuz”

“Farkındalık kazandırıyoruz, çok iyi bir şekilde dinleyip doğru zamanda doğru soruları sormak önemli. Bunlar açık uçlu sorular; yani cevabı evet veya hayır olmayan ve kişiyi düşünmeye yönelten. Seanslar sırasında kişiye kendi içinde sorgulama yapmasını sağlayan sorular soruyoruz daha çok. Motivasyon sağlıyoruz, ayna tutuyoruz. Vizyon oluşturmasına yardımcı oluyoruz, değerlerini keşfettiriyor ve pozitife odaklanmasına katkı sağlıyoruz.”

“Başka neler önemli?”

“Güven ve uyum içinde çalışmak çok önemli, bu ilişki tesis edilmezse dünyanın en iyi koçuyla çalışsanız arzu edilen sonuç alınamayabilir. “

“Ben sizden ileride anlatacağım bazı konular ile ilgili olarak tavsiye ve taktik almak istiyorum aynı zamanda”

“ Koçluk, akıl vermek değildir. Yönlendirme yapmayız. Taktik vermek hiç değildir.”

“Peki bana ne yapmam gerektiğini kim söyleyecek o zaman”

“Cevaplar sizin içinizden gelecek merak etmeyin, bunu sağlayan pek çok yöntem, teknik ve egzersiz var. Gerçi bunların hiçbirine ihtiyacımız yok, gerçekten odaklanarak yapılan derin bir sohbette doğru zamanda sorulan doğru sorular, cevapları bulmanızı sağlar çoğu zaman.”

“Gerçekten merak ediyorum”

“Merak etmeyin, bugün ilerleyen saatlerde bir uygulama yapacağız”

“Peki başlayalım o zaman, ilk önce ne yapacağız”

“Öncelikli olarak size bazı konularda bilgi aktarmak istiyorum, bu bilgiler koçluk çalışmalarımız sırasında ve devamında çok faydalı olacaklar.”

“Dinliyorum, aynı zamanda not alacağım.”

“İlk anlatmak istediğim konu öğrenme aşamaları.

Bir davranışı yerleştirirken, herhangi bir konuyu yeni öğrenirken bu aşamalardan geçeriz. Sizde ileride koçluk eğitimi alır ve koçluk yaparsanız benzer aşamalardan geçeceksiniz.

  1. Bilinçsiz yetersiz (bebeklik dönemi)
  2. Bilinçli yetersiz (biliyoruz ancak uygulayamıyoruz)
  3. Bilinçli yeterli (Bildiğini uyguluyor)
  4. Bilinçsiz yeterli (Bildiğini, düşünmeden otomatik olarak uyguluyor)

1’den 4’e olan yolculuğumuz yukarı doğru kesintisiz bir çizgi şeklinde olmak zorunda değildir. Hatta çoğu zaman doğal bir akışta gerilemeler, kesintiler yaşanması gözlemlenir.

Bilinçli yetersiz aşamadan bilinçli yeterli aşamasına geçerken bilincin sınırı ile karşılaşabiliriz. Bu durumda pratik yapmaya devam etmek gerekir.

Benzer şekilde 3. Aşamadan 4. Aşamaya geçerken de yeteneğin sınırı bizi zorlayabilir. Israrla pratik yapmaya devam etmek gerekir.

“Hata yapmak öğrenme aşamalarına dahil mi?”

“Kesinlikle, bazı insanlar hata yaparak öğrenebilirler”.

“Diğer konu nedir?”

“Beynimizin yapısı.

Beynimiz 3 parçadan oluşur.

Sürüngen Beyin

Duygusal Beyin

Görsel Beyin

Sürüngen Beyin: Motor hareketlerini kontrol eder, hayatta kalmamızı sağlar, savaş ya da kaç komutlarını verir.

Duygusal Beyin: Duyguların yuvasıdır. Değişikliği sevmez, aynı olmayı sever.

Görsel Beyin: Sadece insana özgüdür ve geleceği vizyonlamak açısından önemlidir.

Herhangi bir şeyi öğrenirken iki veya daha fazla nöron arasında bağlantı kurulur.

Pratik yaptıkça bağlantı kalınlaşır, nörolojik yol haline gelir ve bu süreç ortalama 21 gündür.

 

En çok duygusal beyinde zaman geçiririz, görsel beyinde geçirdiğimiz zamanı artırmalıyız. İmgeleme ve hayal kurma gibi fonksiyonları daha fazla kullanmalıyız.

Beyin gerçekten yaşanan ile hayalin farkını kavramaz, nöron bağlantısı kurabilir.

“Bu gerçekten çok ilgi çekici”

“Böyle düşünmene sevindim, koçluk çalışmaları sırasında beynin bu özelliklerinden sıkça yararlanıyor olacağız.”

“Koçluk almaya başlamak için hazırım sanırım, nasıl başlayacağız?”

“Öncelikle olarak bir yaşam çemberi yaparak, hayatınızın genel bir fotoğrafını çekeceğiz. “

Mert ile Pınar yaklaşık yarım saat yaşam çemberi üzerinde Pınar’ın hayatını genel bir bakış açısı ile ortaya koydular. Ortaya çıkan tabloda Pınar’ı memnun eden ve etmeyen hususlar vardı. Kendi içinde bir değerlendirme sürecine girdi ve düşündüklerini Mert ile paylaştı. Üzerinde çalışılacak birkaç konu belirlediler.

Öğlen yemeği için kısa bir mola verdiler. Caddebostan Uludağ Kebapçısı’nda iskender yediler. Mert burada yapılan iskenderin Bursa’dakine yakın bir tadı olduğunu düşünüyordu. Yemekten sonra biraz yürüyüş yapıp bu kez yer değişikliği olsun diye Caribou Cafe’ye oturdular.

“Yaşam çemberinden sonra sırada ne var?”

“Değerler çalışması var, esasında değerler çalışmasını daha ileriki seanslarda yaparız, ama sizin durumunuz biraz farklı, fazla zamanınız yok ve koçluk yapmak konusunda bir karara varmak istiyorsunuz, normal programın biraz dışına çıkacağız.”

Değerler ile ilgili Pınar’a bazı bilgiler aktardıktan sonra Mert “Neden koçluğu araştırmaya karar verdiniz? diye sordu.

Pınar “Değişiklik yapmak istiyordum, koçluğun faydalı olacağını düşündüm.” diyerek cevapladı.

“Koçluk ilişkisinde nelerin olmasını istersiniz?

“açık bir iletişim, güven, rahatlık”

“Bir koçta hangi özelliklerin bulunmasını istersiniz?”

“Mesleğine inanmış, benimsemiş, güven veren, samimi birisi olmasını isterim.”

“Bir koçluk ilişkisinde açık bir iletişim olması size ne sağlar?

“Doğru ifadeler”

“Güven olması ne sağlar?

“Rahatlık, açık iletişim, odaklanmak”

“Rahatlık ne sağlar?”

“Yaratıcılık, seçenekler, sağlıklı kararlar”

“Koçluk mesleğini benimsemiş, güven veren bir koç ne sağlar?”

“Doğru adreste olduğumu bilirim.”

“Koçun samimi olması ne sağlar?”

“Yaratıcılığın ortaya çıkması”

Bir süre daha bu şekilde devam ettiler. Mert Pınar’ın ortaya çıkan değerlerini bir çembere yerleştirdi.

Seans bittikten sonra Pınar biraz sohbet etmek istediğini söyledi.

“Elbette, koç şapkamı bir kenara koyuyorum, şimdi sohbet edebiliriz, bunu seanslardan önce veya sonra yaparım genellikle.”

“İyi bir koç olmak istiyorum gerçekten, bunun sihirli bir formülü var mı?”

“Önce kendi hayatın üzerinde çalışmalısın.”

“Ne yapabilirim bunun için?”

“Proaktif bir insan ol”

“Nasıl yani?”

“Hayatın sorumluluğunu eline al. Olayları ve koşulları suçlamaktan vazgeç. Unutma bir olay ile senin bu olaya vereceğin tepki arasında senin özgür iraden var.”

“Başka neler yapabilirim?”

“Değerlerine uygun bir yaşam sürmeye çalış, bunu yaptığında kendini daha iyi hissedeceksin. Proaktif bir insanı değerleri yönetir.”

“Nasıl seçimler yapmalıyım?”

“Bu nasıl bir gelecek istediğine bağlı tamamen. Seni bugüne yapmış olduğun seçimler getirdi, geleceğini farklı tasarlamak istiyorsan farklı seçimler yapmalısın.

Seçeneklerini gözden geçir, farklı bakış açıları geliştirmeye çalış, duygularını gerektiğinde kontrol etmeyi öğren, yapabilmeyi seç.

Seçtiğin yolda sabırla ilerle, yeterince arzulu ve istekli olursan, her seçim kendini doğrulayan bir kehanete dönüşür.

Son olarak da ilgi alanı ile etki alanını birbirinden ayırmayı öğren.

“Bunu nasıl yapacağım.”

“Merak etme, yarınki sohbet bölümünde bu konudan bahsedeceğiz.”

“Her şey için teşekkür ederim.”

“Rica ederim, yarın görüşürüz, iyi akşamlar.”

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

twenty − 10 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.