KAŞ SEYAHATİ

KAŞ SEYAHATİ

Kaş’a 20 yıl önce gitmiş ve Çukurbağ Yarımadası’nda kalmıştım, bu kez Kaş’ın merkezinde Küçükçakıl Plajı’na çok yakın bir konumda olan Begonvil Otel’de konakladık. Burayı rahatlıkla tavsiye edebilirim, Aslan Bey ve ailesi tarafından işletilen çok temiz bir otel. Konfor beklentiniz yüksek değilse çok rahat edersiniz.

Kaş’ta olduğumuz süre boyunca her gün farklı bir yerden denize girmeyi amaç edindik. İçlerinden en güzeli Kekova’da yaptığımız tekne turuydu.

Başka bir gün Kaş Limanağzı mevkiinde yer alan üç farklı plajdan Nuri’s Beach’e gittik, güzeldi ama olağanüstü değildi. Çukurbağ Yarımadası’nda yer alan Hidayet’in Koyu ve burada yer alan Bianca Beach muhtemelen Kaş’ın yakın çevresindeki en güzel denize sahip. Plaj çok kalabalık ve gürültülü olduğu için akşam üstü saatlerde sadece yüzmek için uğradık, bu şekilde de yapabilirsiniz.

Biraz kafa dinleyeyim ve bu sırada mesafeye uygun iyi bir hizmet alayım istiyorsanız Çukurbağ Yarımadası’nda Aquarius Otel’in plajından günübirlik yararlanabilirsiniz, ben denedim ve mutlu kaldım.

Kaş’ın merkezinde yer alan denizi ben çok beğenmedim, burası açık deniz, oldukça derin, öğleden sonra sürekli dalgalı oluyor.

Kaş’a bizim yaptığımız gibi Ağustos ayında gitmeyin, çok sıcak ve nemli, yokuşlu yapısını düşündüğünüzde Eylül ve Ekim ayları daha iyi bir seçenek olacaktır.

Yemek konusunda biraz zorlandık. Burada İstanbul, Bodrum, Çeşme ayarında bir yer beklememek gerekiyor belki de. Nereid meyhanesinin en iyi seçenek olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Oburus Momus’tan ve Frida’dan da memnun kaldık.

Bir sabah erken kalktım ve kimsecikler ortada yokken antik tiyatroya yürüdüm. Burası çok güzel bir yer, en üst merdivenlere kadar çıkıp manzarayı izlemeyi ihmal etmeyin. Gece de gidebilirsiniz. Buraya yakın konumdaki Kaş Camping merkezden yürüyerek gidilebilecek en güzel denize sahip olabilir. İki ayrı işletmenin bulunduğu Küçükçakıl Plajı bende biraz hayal kırıklığı yarattı, belki de beklentim çok yüksek olduğu içindi.

Bütün gün yüzüp akşam da yürüyerek dolaşınca gece hayatını değerlendirmek için fazla enerjimiz kalmadı açıkçası. Ara sokaklara daldığınızda Kadıköy benzeri her keseye ve zevke hitap edebilecek çok sayıda seçenekle karşılaşıyorsunuz.

İki yıl önce Datça ile başlayan, geçen yıl Selimiye ile devam eden, bu sene de Fethiye ve Kaş’ı kapsayan kısa gezilerimizi genel olarak değerlendirecek olursam yakın zamanda tekrar gitmeyi isteyeceğim yerler Datça ve Selimiye olurdu.

Fırsatınız olursa Eylül ayında kısa da olsa bir tatil yapmayı ihmal etmeyin.,

Sevgi ile kalın.

Paylaş