İyimserlik Öğrenilebilir Mi?


İYİMSERLİK ÖĞRENİLEBİLİR Mİ? – BENİM HİKAYEM

Yapılan bilimsel araştırmalar olumlu düşünmenin ve iyimserliğin sadece ruhsal sağlığımızı değil fiziksel sağlığımızı da olumlu anlamda etkileyebildiğini gösteriyor. İyi haber, iyimserlik öğrenilebilir.

Düşüncelerimiz, kontrol edilmediklerinde, genellikle olumsuza yöneliktir. Elimde bilimsel bir veri yok, ama gözlemlerime göre bir insanın düşüncelerinin %90’ı bir önceki günle aynıdır ve bunların en az 2/3’ü olumsuz düşüncelerdir. Koçluk çalışmalarım sırasında danışanlarıma bazen “geçen haftanın senin için en güzel olayı ne idi?” diye sorarım. Çoğu, birkaç dakika düşündükten sonra güçlükle bir yanıt verir. “Geçen haftanın en kötü olayı ne idi” diye sorduğumda ise yanıt çok daha kesin ve çabuk gelir.

Bir olayı iyi veya kötü yapan ise daha çok bizim düşüncelerimiz ve buna bağlı tepkilerimizdir. Benim düşünceme göre hiçbir insan başına gelen olayların tamamı üzerinde bir kontrole sahip olamaz, ama her insan olayların tamamında nasıl tepki verebileceğini kontrol etme şansına sahiptir. Bu tepkilerimiz, iyimser bir bakış açısı geliştirdiğimizde daha farklı olacaktır, verdiği tepkiler değişen kişinin hayatı da bir süre sonra değişecektir.

Bu arada bir parantez açıp olumlu düşünmekle ilgili sık karşılaştığım bir hataya vurgu yapmak istiyorum. Sürekli olumlu düşünmeye çalışmak veya her olay karşısında iyimser olmaya çabalamak sağlıklı değildir. Hayatın iniş ve çıkışları olacaktır, bazen bizi üzen başarısızlıklar veya kayıplar yaşarız. Bunların hemen ardından kendimizi olumlu düşünmeye zorlamak doğru bir yaklaşım değildir.

Üzülürsünüz, kızarsınız, suçlarsınız, öfke duyarsınız ve ancak bir süre sonra bir umut ışığı belirir yeniden ve ona tutunup eski halinize dönersiniz. Bu süreci normal olarak kabul etmek gerekir.

Gerçekle örtüşmeyecek boyutta bir olumlu düşünme sevdası kişiyi risklere gereğinden fazla açık hale getirebilir. Denge her zaman önemlidir. Kendinizi zorlayarak ulaşacağınız bir denge değil, doğal bir süreçte keyifle ulaşacağınız bir denge hali.

Yazının başında iyimserlik öğrenilebilir demiştim. İyimserlik için olumlu düşünceye olumlu eylemi ilave etmek gerekir. Bazı önerilerim olacak, benim reçetem aşağıdaki gibi.

  • Şükredin: Mümkünse bunu her gün ve yazılı olarak yapın. Sadece maddi varlıklarınıza değil manevi varlıklarınıza da şükredin.
  • Gereksiz ve aşırı borçlanmayın: Gelir gider durumu dengeli olan kişiler iyimserlik konusunda daha avantajlı, sürekli borçlarınızı düşünürken iyimser olmak daha zor.
  • Sosyal hayatınızı renklendirin: Arkadaşlarınızla düzenli olarak buluşun, eğer bir hobiniz yoksa bir hobi edinin.
  • Ertelemeyin: Ya yapın ya vazgeçin, ama ertelemeyin. Erteledim düşüncesi enerjimizi önemli oranda azaltır.
  • Basit iyilikler yapın: Kullanmadığınız eşyaları bağışlayın, tanımadığınız ihtiyaç sahibi birisine yardım edin, hayvanlar için bir şeyler yapın, gönüllü olun, doğayı koruyun.
  • Kitap okuyun: Size keyif veren ve değişik bilgiler öğrenebildiğiniz kitapları tercih edin.
  • Hareket edin: Hiçbir şey yapamıyor iseniz en azından günde yarım saat yürüyüş yapın, fiziksel olarak kendini sağlıklı hisseden insanlar ruhsal anlamda da daha dayanıklı ve sağlıklı olabiliyorlar.
  • Rutinin dışında dolaşın: Değişik şeyler yapmaktan ve denemekten vazgeçmeyin. Gidin bir çocuk parkında kaydıraktan kayın veya caddede ayakkabılarınızı çıkarıp yürüyün. İyimserler başkalarının ne düşündüğüne daha az önem verir.

Olumlu düşünmeyi size keyif veren eylemlerle birleştirin ve iyimserlik yolunda mesafe kat edin.

Benim iyimserlik hikayem budur, ben bunların hepsini yapıyorum ve halimden memnunum. Kendi reçetenizi yazabilir veya benimkini uygulayabilirsiniz, seçim sizin.

Bunları yapabilmek için olumlu düşünmeye ihtiyacınız yok, bunları yaptığınızda olumlu düşünmeye başlarsınız belki.

Sevgi ile kalın.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

one × 1 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.