İYİMSER OLMAK


Ben iyimser bir insanım, aynı zamanda eylem odaklıyım. Bir açıdan tehlikeli bir kombinasyon. Aklıma gelen şeyleri hemen uygulamak isterim ve yola çıktıktan sonra değişiklikler yapabileceğimi düşünürüm. Bu strateji benim için çoğu zaman işe yaradı ama bazen başaramadığım veya başarmak için kendimi çok hırpaladığım dönemler de olmuştur.

İyimser olmak demek olan bitenin farkında olmadan yaşamak değildir. Yaşadığımız ülkede veya kendi hayatımızda hem iyi şeyler olur hem de kötü şeyler olur. İstisnai durumlar dışında (örneğin İngiltere’de kraliyet ailesinin bir üyesi olarak doğmadıysanız) kimsenin hayatı sadece güzel veya sadece kötü şeylerden oluşmaz. Bu yüzden koçluk seanslarıma genellikle “Bu hafta hayatında güzel neler oldu?” sorusu ile başlarım.

Kötümserlerin olumlu olanı kanıksamak gibi bir alışkanlıkları vardır. Bu nedenle onlara olumlu şeylerin daha çok farkına varabilecekleri ve hayal güçlerini çalıştıran ev ödevleri veririm.

Daha mutlu insanların hayatlarında daha az sorun yoktur, farkı yaratan daha iyimser bir bakış açısına sahip olmalarıdır. Güzel haber ise, iyimserlik öğrenilebilir.

Hayatımızda başımıza gelen olayların çoğunu kontrol etme şansına sahip değiliz ama hemen hemen her olayda vereceğimiz tepkileri seçme şansına sahibiz. İyimser bir bakış açısı ile tepki vermek hayatımızı olumlu anlamda etkileyecektir.

Mutlu bir tavır, içinde olduğumuz durumun olumlu yanlarını görebilmek ve sahip olduklarımızın farkında olarak hedefe ilerlemektir. Unutmayalım pek çok şey bizim nasıl karşılık verdiğimize bağlıdır.

Daha iyimser olmak için öncelikle kendinize ve yaptıklarınıza odaklanın. İyimser insanların önemli bir özelliği kendilerini diğer insanlarla kıyaslamaktan kaçınmalarıdır. Ben ne yaptım, durum nedir, istediğim ne şeklinde basit sorularla kendilerine geri bildirim yaparlar. Neyi farklı yapabileceklerini düşünürler.

İyimserlerin diğer bir özelliği ise hayatlarının sorumluluğunu ellerine alıp hayatlarına liderlik etmeleridir. Çevresel şartları veya diğer insanları suçlamak yerine etki alanlarındaki fırsatları araştırırlar.

Kötümserler ise daha çok ilgi alanında zaman geçirmeyi tercih ederler. İlgi alanı ilgilendiğimiz her şeydir. Ülkenin durumu, tuttuğumuz takımın oynadığı futbol, patronun karakteri, annemizin söyledikleri, çocuğun okulu gibi. Etki alanı ise bizim bir şeyler yapıp değiştirebileceğimiz alandır. Daha çok zamanı ve enerjiyi bu alana vermeliyiz, biz bu konuda ne yapabiliriz?

Kendinize sık sık şu soruyu sorun, olabilecek en iyi senaryo nedir? Baktığımız yöne doğru ilerleriz. Dikkatinizi daha çok gitmek istediğiniz yöne verin.

Daha iyimser olmak için fizyolojinin gücünden de faydalanabilirsiniz. Dik durun ve gülümseyin. Bunu yaptığınızda olumsuz düşünmek zorlaşacaktır.

Daha çok gülümsemek ve iyimser bir bakış açısı hayatınızı değiştirebilir. Denemeye ne dersiniz?

Sevgi ile kalın.

Paylaş

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

4 + one =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.