Çalışmalarım sırasında bazen danışanlarım ikna kabiliyetlerini nasıl geliştirebileceklerini sorarlar ve bu konu üzerindeki düşüncelerimi paylaşırım, bugünkü yazımda kısaca konuyu ele almak istedim. Özgüveni yüksek olan ve iletişim becerileri gelişmiş olan kişiler ikna anlamında bir avantaja sahip olurlar elbette, bunun dışında kalan kısımları yazmaya çalışacağım.

Her şeyden önce iknanın ilk aşaması kişinin kendisini tam anlamıyla ikna etmesidir, harika bir iş fikrine sahip olduğunuzu ve bunun için yatırımcı aradığınızı varsayalım, yatırımcıyı ikna edebilmek için öncelikle kendinizi ikna etmeniz gerekir, yani eğer siz onun yerinde olsaydınız kendi işinize yatırım yapar mıydınız? Aynı konu özel hayata da uygulanabilir, bu yüzden her zaman ilk aşama kendimizi ikna etmek olmalıdır.

Daha sonra ikna edilecek konu ile ilgili olarak bilgiye sahip olmak önemlidir, iş görüşmeleri de bir tür ikna sanatıdır aslında belli bir açıdan, dolayısı ile bir iş görüşmesine gitmeden önce mutlaka firma ve pozisyon ile ilgili detaylı araştırmalar yapılması yerinde olacaktır.

Ayrıca kendinizin genel olarak bir şeye nasıl ikna olduğunuzu da düşünün lütfen. Bu işin bir dengesi var; bir insanı bir şeye ikna etmek için çok fazla üzerine gitmek de doğru olmayabilir, onun aklında varsa zaten ikna olacaktır diye düşünmek de yetersiz olabilir, bunun arasında bir yerde herkes kendi tarzına uygun ikna noktasını bulmalıdır diye düşünüyorum.

İkna aslında bir tür sanattır ve bu sanatı iyi icra eden insanlar her zaman bir avantaja sahip olacaklardır. İknanın unsurları arasında elbette karşımızdaki insanın bize güven duyması yatar. Bu nedenle doğrudan ikna üzerinde çalışmak yerine karşımızdaki insana verdiğimiz güven duygusu üzerinde de çalışabiliriz.

Siz nasıl insanlara güveniyorsunuz? Bu sorunun cevabı önemlidir, benzer şekilde insanların size güvenip ikna olması için güzel ipuçları verecektir.

Sevgi ile kalın.