HUZURUN ANAHTARI


Doğadan uzaklaşan yaşam biçimimiz, teknolojinin gelişmesi, büyük kentlerdeki kaos ortamı, sosyal medya ve TV ile fazla zaman geçirmemiz huzuru her zamankinden daha değerli hale getiriyor, hepimizin daha fazla huzura ihtiyacı var. Peki, emekli olup bir sahil kasabasına yerleşmeden huzuru yakalamak mümkün mü? Ben yapılabileceğini düşünüyorum, bugünkü ve yarınki yazımda bu konuda fikirlerimi paylaşacağım.

Bence huzurun anahtarı, dengedir. Dengeye yaklaştıkça huzur artar, dengeden uzaklaştıkça huzur azalır. Denge dediğimde, zamanı hayatın önemli ve öncelikli alanları arasında dengeli kullanabilmekten bahsediyorum. Sahip olduğumuz en değerli şey zaman, oysa onu ne kadar hoyratça kullanıyoruz.

Hayatın en önemli alanlarından birisi maneviyattır. Her gün şükretmek, dua etmek, size keyif veren bir şekilde bunları yapmak huzura giriş kapısı gibidir.

Diğer önemli alan çalışmaktır. Burada bahsettiğim şey bir işyerinde ücretli çalışmak, çocuk büyütmek, bahçede bir şeyler ekip biçmek, yazı yazmak, her şey olabilir. Keyif alarak çalışmak ve yaptığımız çalışma ile yaratıcılığımızı kullanıp diğer insanlara yardımcı olabilmek esas unsurdur.

Eğer mevcut işimizle bunları sağlayamıyor isek o halde yaratıcılığımızı kullanacağımız bir hobi edinip her gün en az bir saat bununla ilgilenmek de olabilir.

Üçüncü bir alan, günlük yapılması gereken işlerdir. Bunları belli ölçüde yerine getirmek de insanı rahatlatır ve huzur verir.

Dördüncü alan ise geleceğe dair umudumuzu korumak ve geleceğimizi güzel hayallerle şekillendirmeye başlamaktır.

Bir günün uyku dışında kalan bölümünde en önemli kısmı çalışmak ve yapılacak işler alıyor. Ne olursa olsun maneviyata, hobilerimize ve hayal kurmaya zaman ayırmalıyız. Bu dengeyi kurduğunuzda çok daha huzurlu olabildiğinizi göreceksiniz.

Yarın devam edeceğiz, sevgi ile kalın.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 − one =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.