Olması gereken diye bir şey yoktur, sadece olan vardır ve bunu kabul ettiğinizde huzura kavuşursunuz. Her ne yaşıyorsanız öncelikle bu deneyimi içten bir şekilde kabul edin, ondan sonra değiştirmek için planlar yapıp harekete geçebilirsiniz.

Şu anda 20 danışanıma mutlulukla değişim programı kapsamında haftada bir kez koçluk yapıyorum, bundan önceki dönemlerde bir ara sürekli 10 danışanım oluyordu. Danışanlarım arasına yeni birisi katıldığında bir diğerinin programı sona ermiş oluyordu. Bu uzun süre bu şekilde devam etti. Çok istiyor olmama rağmen ne yaparsam yapayım 10 kişi barajını aşamıyordum. Sonunda durumu içten bir şekilde kabul ettim, dedim ki şu anki durum bu, ihtiyacın olan deneyim bu. Belki bilgi ve tecrübe olarak ya da kendine daha fazla zaman ayırmak için bu durum en ideal durum.

Ben durumu içten bir şekilde kabul edip bir süre 10 danışana elimden gelenin en iyisini sunduğumda dinamikler değişti. Önce 15 kişiye, daha sonra da hep istediğim gibi 20 kişiye ulaştım.

Huzuru deneyimlemek için öncelikle içinde bulunduğunuz durum her ne ise onu kabul etmek gerekiyor. Ama bu kesinlikle teslimiyet anlamına gelen güçsüz bir kabul ediş değil, tam tersine belli bir süre sonra yeniden ileri atılmak için gerekli olan bir kabul ediş.

İlk kitabım piyasaya çıktığında ve benim tahmin ettiğimin çok altında satış rakamlarına ulaştığında da benzer bir kabul ve huzur deneyiminden geçmiştim. Ardından web sitesinin kuruluşu ve sosyal medyada günlük paylaşımlar geldi. Aynı amaca giden farklı yollar olabiliyor, belli bir sonuç için sadece tek bir yöntem yok. Bunu fark edebilmek huzuru deneyimlemek açısından çok önemli.

Huzurun önemli bir unsuru güven elbette, Allah’a güvenmek, kendinize güvenmek, diğer insanlara ve genel olarak insanların içindeki iyiye güvenmek. Bugüne kadar başınıza gelen olaylarla bir şekilde başa çıktınız, bundan sonra da öyle olacak, her şeyi planlama veya olayları kontrol etme şansımız yok.

Huzurun bir başka parçası ise mevcutlara odaklanmak ve şükretmek olmalı. Ya olmasaydı diye zaman zaman düşünerek sahip olduklarımıza ilişkin farkındalığımızı artırmalıyız. Bir şeyleri değiştirmek istemeniz çok güzel, bilim ve teknolojinin gelişiminde insanoğlunun daha fazlası için çaba göstermesi yatıyor. Ama bu noktada dengeyi sağlamak önemli, bir şeyleri isterken ve peşinden koşarken elimizdekilerin de kıymetini bilmeliyiz.

Huzurun önemli bir diğer bileşeni ise, ihtiyacımız olan özelliklerin çoğuna zaten sahip olduğumuzu fark etmek. İnsanın her zaman fırsat bulduğunda kendini geliştirmesinden yanayım. Diğer yandan, bunu yaparken bir eksiklik duygusu ile hareket etmeyin. Bizim isteklerimizi veya benzerlerini gerçekleştiren insanların çok farklı özellikleri yok, belki daha iyi plan yapıp daha fazla çalışıyor olabilirler.

Huzuru hayatımıza davet etmek için belki son bir husus ise geçmiş odaklı düşünmekten vazgeçmek. Huzuru deneyimlemek istiyorsanız bugünü bir milat olarak kabul edin, düşüncelerinizi daha çok bugün zaten sahip olduklarınıza ve sonrasında eğer istiyorsanız gelecekte yapmak istediklerinize yöneltin. Geçmişte ne oldu, kim yaptı, suçlu kim şeklinde düşünmekten vazgeçin.

Sevgi ile, huzur ile kalın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

1 × four =