HUZURLU YAŞAMANIN FORMÜLÜ


Dengeye yaklaştıkça huzurumuz artar, dengeden uzaklaştıkça huzurumuz azalır. Peki nedir bu denge, sihirli bir formülü var mıdır? Bence gerçekten olduğunuz kişi gibi yaşamaktır denge, maskeler olmadan. İç huzurunu yakalamanın anahtarı, gerçekten olduğunuz kişi gibi yaşamaya bir şans vermektir. Düşünce, söz ve eylemi uyumlamaktır.

Söz ve eylemi uyumladığımızda huzurun dışında kendine güvenin artışını da deneyimleriz. Huzuru alt bileşenlerine ayırıp üzerinde çalışacak olsak kendine güven en önemli parçalardan birisi olarak ortaya çıkacaktır zaten. Çevrenizdeki insanları gözlemleyin, kendine güveni yüksek olan, sınırlarını yakından tanıyan insanlar huzurlu olmaya daha yatkındır.

Manevi yönü güçlü olan insanlar da huzurlu yaşamak konusunda avantajlıdır. Şükretmek ve dua etmek huzurlu olma bilincini elbette besler. Bolluğu sadece para değil geniş anlamıyla düşündüğünüzde bolluk huzurdur, huzur bolluktur.

Peki eğer huzurlu değilsek huzura nasıl kavuşabiliriz? Her şeyden önce günün belli bölümlerini kendimize ayırarak sessiz, sakin bir ortamda derin düşünmek işe yarar. Sizi endişelendiren şeylerin bir listesini yapın, bunlar hakkında planlarınızı ortaya koyun ve elinizden geleni yapmaya niyet edin.

Gün içinde sizi rahatsız eden düşünceler ortaya çıktığında “bu konular hakkında planlarımı yaptım, eylemlerimi belirledim ve gerçekleştirmeye niyet ettim” diyerek kendinize bunu tekrarlayın.

Önceliklendirmeyi iyi yapın, huzurlu insanlar önceliklerini iyi belirleyen ve buna göre yaşamaya gayret eden insanlardır. Her konuda her şeyi öncelikli hale getirirseniz huzuru yakalamanız zorlaşır.

Mükemmelliyetçi yapınızı terk etmenin bir yolunu bulmaya çalışın, eğer kendiniz bulamıyorsanız yardım alın. Mükemmel olmaya çalışmak ve huzurlu olmak birbirine çok uzak kavramlardır.

Otomatik tepkilerinizi zaman içinde azaltmaya çalışın. Düşünme payı bırakın ve sağlıklı değerlendirmeden sonra tepkinizi verin. Özellikle öfkeliyken karar alıp uygulamaktan kaçının.

Hayatın bir koşturmaca şeklinde sizi esir almasına izin vermeyin. Zaman zaman yavaşlayın, örneğin her hafta bir günü veya her ay bir haftayı normal temponuzun biraz altında geçirin. Emin olun orta ve uzun vadede performansınız artacaktır.

Huzurun bir diğer bileşeni ise sabırdır. Her şeyin hemen  olmasını istemekten vazgeçin. Bazen ilerlemeden önce geri gitmek bile gerekebilir.

Gerçekten önemli olan şeylerin bir listesini yapın. Bundan 10 yıl sonrasına zihninizde bir yolculuk yapın, bugünlere baktığınızda aslında kimlere veya nelere daha fazla zaman ayırmış olmayı dileyecektiniz?

Arkadaşlarınıza, sevdiklerinize verdiğiniz tavsiyelere dikkat edin. Bunlar aslında çoğu zaman kendimize verdiğimiz tavsiyelerdir.

En azından bugün bu yazıyı okuduktan sonra bugünü huzurlu geçirmeyi seçin. İçinde bulunduğunuz ortamların ve karşılaştığınız kişilerin iyi yönlerine odaklanmayı seçin. Bugünlük gösterdiğiniz çabayı %30 azaltıp aldığınız keyfi %30 artırmaya çalışın. Ne kadar etkili olduğunu gördüğünüzde zaten yarın da devam etmek isteyeceksiniz.

Huzurla kalın, sevgiler.

 

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

thirteen + seventeen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.