Bazen tek amacı hayatta kalmak olan insanlarla karşılaşıyorum ya da en azından ben öyle düşünüyorum. Her gün birbirinin aynı ise, bizi heyecanlandıran hayallerimiz yoksa veya peşinden gitmiyorsak hayat rutin ve sıkıcı bir hale gelebiliyor, o zaman da yaşamıyoruz sadece hayatta kalıyoruz.

Yaşamak için, mutlulukla yaşamak için öncelikle şunu anlamak gerekiyor sanırım, eğer hayat bir oyun ise bu kesinlikle umutlu olmaya ilişkin bir oyun. Umutlu oldukça mutluluk artıyor, umutsuzluk başlayınca mutsuzluk başlıyor.

Eğer hayatta isek ve sağlıklı isek daha umutlu olmak için 4 şeyin bir araya gelmesi gerekiyor, daha fazla insan tanımak ve sosyalleşmek, bunu yaptığınızda herkesin sizinkine benzer durumlar içinde olduğunu, başkalarına yardımcı olabileceğinizi görüyorsunuz. Daha sonra basit şeylerin önemini keşfetmek ve keyif almak, daha fazla eylemde bulunmak, daha fazla hayal kurmak ve seyahat etmek geliyor.

Bu kadar insan bir gezegen üzerinde yaşadığımıza göre mutluluk sadece bizle ilgili değil, diğer insanlarla kurduğumuz ve kuracağımız ilişkilerde yatıyor. Dünyanın en mutlu insanları en yalnız insanları değil, çoğu durumda tam tersine aile bağları ve dostluk ilişkileri kuvvetli olan insanlar. Alma ve verme arasında bir denge oluşturmak önemli. Eğer bu tip bağlarınız var ise bu anlamda şanslısınız, devam etmeleri için elinizden geleni yapın, eğer böyle bir çevreniz yoksa yakın zamanda oluşturmanızı öneririm.

Bir başka bakış açısı mutluluğun daha çok basit şeylerde gizli olduğunu görebilmek, mutluluk için çok sofistike şeyler yapmamız gerekmiyor. Sevdiğimiz besinleri tüketmek, istediğimiz kadar uyumak ve bazen yatakta tembellik yapmak, güzel bir müzik dinlemek, arkadaşlarla sohbet etmek gibi basit şeylerin toplamı mutluluğun büyük kısmını oluşturuyor.

Fiziksel egzersiz yapmak mutluluk açısından çok etkili, Ülkemiz bu açıdan avantajlı, pek çok ülkeye göre daha fazla güneş ışığı alıyoruz, üç yanımız sahillerle çevrili, yeşil alanlarımız hızla azalsa da hala yeterince var, dışarıda bir şeyler yapmak için güzel bir ülkedeyiz.

Güzel kitaplar okumak ve yazı yazmak da mutluluğu besliyor, yazı yazmak başlı başına bir terapi aslında. Neler hissettiğinizi yazıya dökün ve güvendiğiniz kişilerle paylaşın, ileride yazacağınız bir kitabın ilk bölümü olur belki de. Ben de öyle olmuştuJ.

Kendinize zaman ayırın, günde 15-20 dakika bile çok etkili olabilir, sevdiğiniz şeyleri, yapmak istediklerinizi not alın, zaman zaman okuyun.

İmkanlarınız çerçevesinde Ülkemizi ve Dünyayı dolaşmaya çalışın. Gezmek ve seyahat etmek pek çok kişiyi mutlu eder. Ben bu açıdan şanslıyım, uzun yıllar banka müfettişliği yaptım ve Ülkemizin tamamına yakınını gezme şansım oldu. Özellikle Safranbolu, Amasra, Kapadokya beni çok etkiledi, bu mevsimde uygun fiyatlarla bu yöreleri gezebilirsiniz.

Gezmek, öğrenmek, yeni insanlar tanımak, yeni sohbetler yapmak bunlar herkesi daha mutlu etme potansiyeline sahiptir. Şu an imkanınız yoksa en azından önümüzdeki yıla ilişkin planlar yapın, kim bilir, belki gerçek olur.

Mutluluk ile, sevgi ile kalın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 + three =