HAYATIMA YÖN VERMEK İSTİYORUM


HAYATIMA YENİ BİR YÖN VERMEK İSTİYORUM

“Hayatına Yön Ver”, henüz yazmaya başlamadığım üçüncü veya dördüncü kitabımın ismi. Kitabı yazmaya başlamadım ama kitabın özü hakkındaki düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim. İşin önemli bir boyutu şu, eğer hayatınıza siz yön vermezseniz birileri sizin adınıza bu işi yapıyor. Sonuçlardan memnunsanız sorun yok, ama eğer değilseniz hayatın dizginlerini ele alma zamanı gelmiş demektir.

Ben bu açıdan biraz şanslıyım, 20 yaşında iken bir süre yurtdışında üniversite tahsili yaptım ve yalnız yaşadım, hayatımı yönetmeye nispeten erken yaşlarda başladım. Üniversitede okurken aynı zamanda çalıştım, genç sayılabilecek bir yaşta evlendim ve sonrasında da çocuk yaptık. Hayatımı yönetmeye ve hayatımın sorumluluğunu almaya erken yaşlarda başladığım için bazı avantajlar elde ettiğimi düşünüyorum.

Hayata yön vermekle ilgili olarak söyleyebileceğim en temel şey şu, bakış açılarınızı yönetirseniz hayatı yönetmek kolaylaşır. Bakış açılarını seçmek önemlidir. Hayatı yönetirken işimizi kolaylaştırabilecek ve bizi daha mutlu insanlar yapma potansiyeline sahip bakış açılarını sizlerle paylaşmak istedim. Benim hayatımı daha mutlu yaptılar.

İlk bakış açısı her şeyin bir çözümü olduğu bakış açısı. Ölümden ve amansız hastalıklardan bahsetmiyorum. Eğer hayatta iseniz ve sağlıklı iseniz pek çok konuda bir çözüm üretilebileceğini düşünüyorum, ama her şeyden önce buna gerçekten kalpten inanmak gerekiyor.

İkinci bakış açısı ise kendimize hata yapma özgürlüğü vermek. Eğer hayatımızı yönetmek istiyorsak kendimize bu özgürlüğü vermeliyiz. Hata yapmaya karşı bakış açımızı biraz değiştirmeliyiz, hata yapmak öğrenme deneyiminin önemli bir parçası. Hayatta en büyük başarılardan birisi öğrenmeye ve kendimizi geliştirmeye devam etmektir, lütfen bunu unutmayalım. Hatalarınızdan ders alıyorsanız ve benzer hataları yinelemiyorsanız hata yapabilirsiniz. Hiç hata yapmadan hayatınıza yeni bir yön veremezsiniz muhtemelen.

Üçüncü bir bakış açısı ise yaşanan anın farkındalığını yitirmemek. Hayata yön vermek için planlar yapmak ile anı yaşamak arasındaki dengeyi kurabilmek. Bunun için bir danışanımın da tavsiyesi ile oluşturduğum basit bir yöntem var, her gece yatmadan önce minik defterime notlar alıyorum. Bugün beni en çok etkileyen olay hangisiydi, en çok etkileyen kişi kimdi, en yoğun olarak hissettiğim duygu hangisiydi, neden yoğun hissettim, hayallerime bir adım yaklaşmış hissettim mi, eğer öyle ise buna yol açan şey neydi? Bu kısa notlar günlerimi daha büyük bir farkındalıkla yaşamamı sağlıyor.

Dördüncü bakış açısı ise plan yapmanın özünü kavramak ile ilgili. Plan yapmak iyidir, eğer siz planlarınızı yönetiyorsanız. Planlarınız sizi yönetmeye başladıysa bir sorun olduğunu söyleyebilirim. Esnek olmak gerekir. Hayatta her şeyi planlamak mümkün değil ama plansız bir hayatın çok güzel olduğunu da düşünmüyorum, iki uçta gezinmek zorunda değiliz, bu iki konu arasında çok güzel bir denge kurulabilir.

Beşinci bir bakış açısı meraklı olmaktır. Hayata yön vermek için her zaman biraz cesarete ihtiyacınız olabilir. Cesaretin en önemli parçalarından birisi meraktır, daha cesur olmak istiyorsanız hayatınız ve yapmak istedikleriniz hakkında daha meraklı olun. Araştırın, yapmak istediklerinizi yapan insanlarla görüşmenin, konuşmanın bir yöntemini bulun.

Altıncı bakış açısı ise hayatı yönetirken bunun genel bir formülü olamayacağını anlamaktır. Koçluk yaparken her gün bunu deneyimlerim. Kişiye özel yönetim reçeteleri üretiriz. Bu yazının amacı anlatılanları birebir uygulamanızdan ziyade kendi bakış açılarınızı oluşturmanız konusunda size ilham verebilmektir.

Yedinci ve son bakış açısı ise bizi mutlu eden şeylerin basit şeyler olduğunu ve çoğu insanın elindeki şeylerin kıymetini bilerek mutlu olabileceğini anlamaktır.

Hayatınızda işler gerçekten yolunda gittiğinde yaptığınız şeyleri sıralayın. Ben ailemle ve arkadaşlarımla daha fazla zaman geçiriyorum, daha fazla spor yapıyorum, daha çok kitap okuyup daha çok film izliyorum, daha fazla gülüyorum, sabahları daha neşeli uyanıyorum.

Şimdi hayaller listenizi elinize alın, daha büyük bir ev, daha iyi bir unvan, daha yüksek bir maaş, havalı bir spor araba gibi seçimleriniz varsa ve yukarıdaki paragrafta yazdıklarınız bunlarla doğrudan ilişkili değilse hepsinin üzerini çizin.

Dünyanın en başarılı, en zengin insanı da olsanız hayatınızda sevgi, aile, dostluk, paylaşım gibi kavramlar yoksa mutlu olmanız çok zordur. Bu nedenle hayatınıza yön verirken bu hususu da gözden kaçırmamanızı dilerim.

Sevgi ile, mutluluk ile kalın.

 

P.S.: Hayatlarına yeni bir yön verirken koçluk desteği almak isteyenler benimle [email protected] adresinden iletişime geçebilirler.

Paylaş

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

thirteen + 13 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.