Hayat nedir?

Kendimiz üzerinde çalıştığımız, kendimizi keşfettiğimiz bir yolculuktur.

Bu nedenle başarılı insanların temel özelliği asla ve asla kendilerini başkalarıyla kıyaslamazlar. Kendilerini önceki halleriyle kıyaslarlar. Yolculukta nereden nereye geldiklerine ve nereye gittiklerine bakarlar.

İnsan aslında organik mükemmel bir bilgisayar, hali hazırda kullandığımız bilgisayarları bizim en ilkel halimiz olarak düşünebiliriz. İçimizde pek çok program var, bu programları keşfetmek ve çalıştırmak amacımız.

Bunu nasıl yapacağız?

Bizler aslında tasarımcıyız, bizi desteklemeyen programları değiştirebiliriz. Bunlar bir işimize yaramayan bizi istediklerimizden uzaklaştıran düşünce yapıları ve inançlardır.

Seçmek demek öncelikle istediğimiz hayatı yaratmak anlamında bize destek olabilecek, işimizi kolaylaştırabilecek düşünceleri ve inançları seçmek demektir.

İnanç, bir insanın yaşamında sisteme ait komuttur. Neye inanıyorsak sistem komut olarak algılar ve yerine getirir.

Ağzımızdan çıkan sözler bizim için bir kodlama ve bilinçaltı sistemi için bir emirdir: Koşturuyorum derseniz bilinçaltının anladığı sizi koşturmak yönünde bir emirdir.

Ben kendime güvenmiyorum derseniz sistem sürekli zemini sallamaya başlar. Güven zemindir, zemin sallanıyorsa destek gerekir.

Bizi sınırlayan konuşmalarımızı, düşüncelerimizi ve inançlarımızı keşfetmek ve mekanizmayı anlamak bu nedenlerden dolayı önemlidir.

Sürekli yapageldiğimiz şeyleri ve alışkanlıklarımızı düşündüğümüzde hayatımızı etkileyen düşünce sistemlerini ve inançlarımızı buluruz.

Bir çok şeyimiz çok otomatiktir.

Davranışlarımdan memnun muyum? Daha farklı hangi davranışları seçebilirim?

Davranıştan giderek inancı bulabilirim.

Davranış değişikliği için yeni bir strateji gerekir, inanç değişikliği gerekir.

İnandığım şeyler yaşamda beni destekliyor mu, yoksa bana ayak bağı mı oluyor?

Gelecekte hangi düşünce ve inançlarla devam edeceğim?

Bunun için ise ne istediğini bilmek önemlidir. Farkındalık önemlidir. Farkındaysak değiştirebiliriz, yönetebiliriz. Sorgulamadığımız şeyler, farkında olmadan bizi yönetir.

Sorgulama başlayana kadar mevcut durum devam eder. Neden Olmasın? Kuvvetli bir sorudur.

Bu arada bir şey işliyorsa sakın bozmayın. Size olumlu hizmet eden inançlarınız kalsın.

Koçluk nedir?

Sorgulamak önemli. Koçların işi insanları düşündürmek.

Her gün zihnimizden 60 bin düşünce geçiyor, bunların %95’i bir önceki günle aynı.

Bugün düne göre daha farklı ne düşündüm, ne öğrendim, yeni ne var?

Düşüncelerimizin önemli bir bölümü ise olumsuz düşünceler, ne istemediğimize dair düşünceler.

Genellikle ne istemediğimizi daha iyi biliriz. Beyin negatifi algılamaz oysa. Ben ne istiyorum? Pozitif resim nedir?

Secret’in özü doğru, pozitif bir resim ortaya koyabilmek önemli. Eksik olan kısım, bununla eşleşen eylemler.

Koçlukta işimiz insanları düşündürmek, ulaşmak istedikleri gelecek hayalinin nasıl bir şey olduğunu keşfettirmek ve bunu eylem adımları ile ulaşılabilir bir şekilde ortaya koymalarını sağlamaktır.

Hayal kurmadığımız sürece gelişim olmaz.

Diğer yandan; sadece hayal kurarak, düşünce ve inançlarımızı değiştirerek istediğimiz şeyleri elde edemeyiz. Fiziksel bir dünyada eylem adımları, stratejiler ve planlar da çok önemlidir.

Olumlu düşünce, olumlu inanç ve eylem arasındaki dengeyi bulmak önemlidir.

Dengeyi bulduğumuzda mutlu oluruz.

Ne yaparsak yapalım temelde mutlu olmak ve mutlulukla üretmek için yaparız.

Mutluluk dengede olmaktır ve üretmektir.

Peki üretimi nasıl sağlarız?

Çalışarak.

Yazarlık ve koçluk yaparak çalışıyorum. Bunlar benim mesleklerim.

Siz ileride hangi mesleği seçeceksiniz, bunu hiç düşündünüz mü? Gerçekten ne istiyorsunuz?

Amacınız bir üniversiteyi veya belli bir bölümü mü kazanmak yoksa hayal ettiğiniz mesleği mi yapmak. Üniversite sadece bir araçtır, bir amaç değildir. Amaç, ne istediğinizi keşfetmek ve bunu gerçekleştirmektir.

Ne istediğinizi keşfetmek için;

1)      Hayatta sizi en çok mutlu eden, yaparken keyif aldığınız 10 aktiviteyi sıralayın.

2)      İyi yaptığınızı düşündüğünüz 10 şeyi sıralayın. Eğer aklınıza 10 madde gelmiyorsa arkadaşlarınıza sorun.

3)      Birinci ve ikinci maddenin kesişim kümesini alın. Bu kesişim kümesinin içinde bir yerlerde yapmak istediğiniz şey var. Para kazanmak zorunda olmasanız severek yapacağınız iş.

4)      Şimdi detaylı bir hayal kurmanızı istiyorum sizden. Yapmak istediğiniz şey her ne ise onu bulmuş olmanıza gerek yok.

a)      Nasıl bir çevrede veya ortamda bunu yapıyorsunuz? Ev, ofis, dış alan, masanız, çalışma arkadaşlarınız?

b)      Sevdiğiniz işi yaparken genel olarak neler yapıyorsunuz? Konuşmak, yazmak, dışarıda olmak, müşteriler, seyahatler?

c)      Sevdiğiniz işi yaparken hangi yeteneklerinizi daha çok kullanıyorsunuz? İletişim, Güleryüz, el becerisi, satış, ikna etmek, vb.

d)     Sevdiğiniz işi yaparken nasıl bir insansınız, diğer kişilerle iletişiminiz nasıl, genel olarak hayatınız nasıl etkilenmiş?

e)      Sevdiğiniz işi yapan insan olmak sizin için neden önemli?

Bu sorulara yanıt verirken ne yapmak istediğinizi bulacağınızı ümit ediyorum.

Ne yapmak istediğinizi bulduktan sonra her şey çok farklı olacak ve üniversite seçimini buna göre yapabileceksiniz.

Kızlarıma da farklı bir şey söylemiyorum. Hayallerinin peşinden gitmelerini isterim.

Biraz büyüyünce okumaları için kızlarıma yazmış olduğum mektuptan bir bölümü sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

Sevgili Duru ve Ada;

Babanız bundan 2 yıl önce radikal bir karar alarak son derece güvenli ve iyi getirili işini bırakıp hayallerinin peşinden koşmayı seçti. Artık çok daha farklı bir işim ve yaşamım var. Benim kitaplarımı gördüğünüz yerde çok sevinmeniz beni de sevindiriyor, diğer yandan henüz koçluk yapmanın ne demek olduğunu tam olarak anlamadığınızı biliyorum.

Sizlerin doğal olarak içinde bulunduğu ruh halini büyüyünce unutabiliyoruz, bunu yeniden yakalamaya ve diğer insanların da hatırlamasına yardımcı olmaya çalışıyoruz diyelim.

İnsanın en doğal hali sizin de çok iyi bildiğiniz gibi neşeli olmak ve benim en iyi öğretmenlerim tabii ki sizlersiniz. Özellikle de güne başlama enerjinize bayılıyorum. Dünyanın neresine giderseniz gidin, eğlenen insanlar müzik dinler, şarkı söyler ve dans eder. Ben de bunu yapmaya çalışıyorum sabahları, bazen sizle keyifli bir oyun haline getirdiğimiz de oluyor. Bu halinizi kaybetmeyin, en önemli şeyin neşe olduğunu ve dans etmenin harika olduğunu unutmayın.

Çocukluk hayallerinizi önemseyin ve biz ne dersek diyelim peşinden gitmek için çekinmeyin. Her insanın farklı bir öğrenme süreci vardır, bazen hata yaparak öğreniriz, hata yapmaktan korkmayın. Önemli olan hatalardan ders çıkarmak ve hızlı bir şekilde ayağa kalkıp yola devam etmektir.

Hata yapma korkusu ile farklı şeyler yapmaktan çekinmeyin.

Oyun oynamanın önemini ve keyfini unutmayın. Hayat siz ona nasıl bakarsanız size öyle karşılık verecektir. Savaş olarak bakarsanız göreceğiniz savaş olur. Oyun olarak bakarsanız her zaman daha güzel ve keyifli olacağı kesindir.

Arkadaşlarınıza ve paylaşmaya önem verin. Paylaşım çoğu zaman keyfi artıran bir unsur olarak karşımıza çıkar. Elinizden geldiğince sizde arkadaşlarınıza yardım edin ve içinizdeki iyiliği dışarı yansıtın, ben hep öyle yaptım.

Dürüst olmaya devam edin, en kötü gerçek en iyi yalandan iyidir. Korktuğunuz için yalan söylediğinizde sizi anlayabilirim ama emin olun korkmanız için bir neden yok. Burası güvenilir bir gezegen ve genel olarak insanlara güvenebilirsiniz.

Siz dünyaya güvenerek baktığınızda ve yaklaştığınızda onun daha farklı bir karşılık vermesi mümkün değildir. Her şey bakış açınızda gizli olacak. Çocukluğunuzdaki iyimser bakış açısını korumaya çalışın.

Son olarak ta diğerlerinin ne dediğine çok takılmayın, sizin için önemliyse önemlidir ve peşinden gitmeye değer.

Ben sevdiğim işi yapıyorum ve sevdiğim insanla birlikteyim. Hayat sevdiğiniz işi yapıp sevdiğiniz insanla birlikte iken çok daha güzeldir.

Şimdi sözü sevgili eşim Özge’ye bırakıyorum.

(21 Şubat 2014 tarihinde Doğa Koleji’nde yapılan konuşma için hazırlanmıştır).

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

10 − eight =