Geçen akşam bu şekilde bir Yarına Not paylaşmıştım; çok beğenildiği için bu konuda kısa bir yazı yazmaya karar verdim, umarım keyifle okursunuz.

Hayatın peşinden gitmek benim anladığım şekli ile biraz da çevre ve toplumun da etkisi ile bizim için öngörülmüş olan hayatı yaşamak, fazla risk almamak ve konfor alanımıza yaşamak.

Hayatımızın peşinden gitmek ise; diğer insanlar ne düşünür kısmına çok takılmadan, bizi benzersiz yapan özelliklerimizi de dikkate alarak bizi daha mutlu edecek daha anlamlı olduğunu düşündüğümüz bir yol çizmek hayatta.

En azından ben ikisi arasındaki farkı bu şekilde görüyor ve açıklayabiliyorum.

Peki bu açıdan bakıldığında siz ne durumdasınız, istediğiniz ve anlamlı bulduğunuz bir hayatı mı yaşıyorsunuz yani kendi hayatınızın peşinden mi gidiyorsunuz yoksa genel olarak hayatın peşinde misiniz?

Elbette amacım kimseyi yargılamak değil, herkesin içinde olduğu şartlar farklıdır, herkes kendi değerlendirmesini kendisi yapmalıdır. Diğer yandan bu dönem sıklıkla yaşam amacını bulmak seminerleri yapmış olduğum için bu konuda ilave bir farkındalığım oluştu.

Yaşamın tatminine daha fazla ulaşan kişiler bir yaşam amacı olan ve bu yaşam amacını gerçekleştirmek için emek veren kişiler, bu kişilerin neredeyse tamamı da bir şekilde hayatın değil hayatlarının peşinden gitme cesareti göstermiş olan kişiler.

Mezun olmak, bir işe başlamak veya kendi işimizi kurmak, belli bir noktaya gelmek ve para kazanmak, aile kurmak, çocuk sahibi olmak, hobilerimizin olması, sevdiğimiz arkadaşlarla görüşmek ve seyahat etmek elbette çok güzel, bunlara sahip isek şükretmeliyiz. Diğer yandan bir şeylerin eksik olduğu duygusu uyanıyor ise o zaman bugünkü başlık önem kazanıyor, ne ölçüde hayatımın peşinden gittim acaba?

Sevgi ile kalın.

Not: Hayatını Seç, Hayatını Değiştir, Senin Olan Sana Gelir ve Mutluluğun Şifresi isimli kitaplarımda bu konu ile ilgili bölümler yer almaktadır.