HAYATIN İÇİNE DALIN


Bu dönem öyle denk geldi, çok sayıda genç danışanım oldu. Seansların başında veya sonunda biraz sohbet ettik. Hayatın anlamı, hayatı kabul etmek gibi konulardan bahsettik. Ben gençlerden bir şeyler öğrendim, onlar da benden bir şeyler aldılar. Güzel bir alışveriş oldu. Onlara hayatın içine daha çok dalmalarını önerdim, anlattıklarımı sizlerle de paylaşmak istedim bugün.

Hayatın içine dalmak için ve bunu layıkıyla yapabilmek için öncelikli olarak hayatın bir paket olduğunu anlamak gerekiyor sanırım. Hayatın içinde güzel olaylar ve günler de var, o kadar güzel olmayan yönler de var. Ben sadece güzel olanları alayım şeklinde yaklaşıp hayata dahil olamıyoruz, paketin hepsini kabul ediyoruz. Arkadaşlıklarda veya ilişkilerde de durum böyledir, iyi günde kötü günde beraberiz veya değiliz, berabersek ne mutlu bize.

Dünya bir zıtlıklar yeri, her şey karşı kutbuyla birlikte var oluyor, bu sayede güzelliklerin değerini bilmek mümkün oluyor belki de. Ayrıca pek çok olayda iyi veya kötü diye etiketlemeden bizi geliştiren bir şeyler yakalamak ve ilerlemek mümkün.

Hayatın inişleri ve çıkışları oluyor, hayatın içine dalarken bunu anlamak da önemli. Sürekli yukarı doğru düzgün bir çizgi üzerinde ilerlemiyoruz, planlar bozulabiliyor, sorular hiç çalışmadığımız yerlerden gelebiliyor. İnişleri iyi yönetmek ustalık istiyor, bilgi ve deneyim istiyor. Meşhur sözdür, sakin denizler usta denizci yetiştirmez diye.

Önceliklerin dönem dönem değişebileceğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bundan beş yıl sonra bugün peşinden koştuklarımız önemini yitirebilir. Elbette her şart altında aynı kalacak şeyler de var. Dürüstlüğümüz, değerlerimiz, adaletli yaklaşımlarımız ve vicdanımızın sesini dinlemek gibi, bizi biz yaptığını düşündüğümüz şeyler.

Hayat ileriye doğru yaşanır ancak geriye doğru anlaşılır diye bir söz var. Geriye dönüp baktığımızda yapmış olduklarımızı bugünkü akıl ve deneyim ile yargıladığımızı unutmamalıyız. Arada öğrenmiş olduklarımız bizden alınsa muhtemelen yine aynı şeyleri yaparız. Ders çıkarmak önemli, ama kendinize gereksiz yere de fazla yüklenmeyin.

Hayatın içine dalmak için hayatı anlamaya çalışmak gerekiyor. Anlamlı bir hayatın unsurları üzerinde düşünmek ve diğer insanlara katkı sağlayacak faaliyetlerde bulunmak. 7 milyar insan aynı gezegen üzerinde yaşadığımıza göre hayatı anlamak veya içine dalmak için insanları da sevmek gerekiyor elbette.

Sonuç olarak; hayat, hayatın içinde yaşanarak anlaşılıyor. Başkalarının deneyimlerinden öğrenmek elbette mümkün ama kendi deneyimlerimizi yaratmak da çok keyifli ve kıymetlidir. Kendimizi geri çektiğimizde, o veya bu nedenle, haklı veya haksız olarak kendimizi insanlardan veya hayattan soyutladığımızda hayat anlamını yitiriyor.

Haydi, gelin hayatın içine dalalım, önce kendimiz ve sevdiklerimiz, sonra da Ülkemiz ve Dünyamız için elimizden gelenin en iyisini düşünelim ve yapalım.

Sevgi ile kalın.

Not: Yazılarımı beğeniyor iseniz Hayatını Seç ve Hayatını Değiştir isimli kitaplarımı okumanızı da önerebilirim.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

seventeen − twelve =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.