“Gözlerinizi kapatın şimdi lütfen ve benimle birlikte bir kapıdan içeri girdiğinizi hayal edin, yemyeşil bir ormana giriyoruz.” Bilge sınıftaki öğrencilerin gözlerini kapatmalarını izledi, yumuşak bir ses tonu ile devam etti.

“Hayatın bütün güzelliklerinin sizi selamlamasına izin verin önce, bazen bir kuşun şarkısında, bazen bir gülün kokusunda. Sonra benimle birlikte yürümeye devam edin, muhteşem ağaçların arasında ilerliyoruz. Ne kadar güzel bir manzara, bu manzarayı içinize çekmenizi istiyorum, tüm kokuları ve renkleri ile. Bir dere var, yanında oturun, sizi rahatsız eden tüm düşüncelerinizi burada bırakın kirli elbiseler gibi, sonra derede yıkanın ve temiz elbiselerinizi giyin. Huzurlu ve hazır hissettiğinizde ilerlemeye devam edeceğiz. Ve herkes hazır olana kadar bekleyeceğiz, birlikte daha güçlüyüz. Unutmayın, hızlı gitmek istiyorsanız yalnız gitmelisiniz ama uzağa gitmek istiyorsanız birlikte hareket etmeliyiz.

Her mevsimin içinden tek tek geçerek ilerliyoruz korkmayın, sonbahar, kış, ilkbahar derken yazla karşılaştık. Doğa mevsim değişiklikleri ile kendisini yeniler, insanlar da öyledir. Şu anda yaz mevsimindeyiz, durun ve doğanın tüm pırıltısını fark edin. Tıpkı sizin gözbebeklerinizdeki pırıltılar gibi eşsiz, bırakın güneşle aydınlansın hayatınız. Bu parıltı size bir hayat boyu eşlik etsin.

Gülümseyin, bugüne ve geleceğe, gülümsemek önemlidir, büyük bir fark yaratır insanın hayatında. Şimdi gözlerini açabilirsiniz, biraz soluklanın, uzun bir yolculuk oldu.”

Öğrenciler gözlerini açtılar ve kırpıştırdılar. Bilge onları yine zihinsel bir yolculuğa çıkarmıştı. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Bilge sınıftan çıkarken onlara her zamanki cümlesi ile seslendi, “unutmayın, bir hayat yetmez hayatın güzelliklerini anlamaya ve tadını çıkarmaya, siz yine de elinizden geleni yapın.”

Bilge’yi dinleyin.

Sevgi ile kalın.

Not: Koçluk hakkında bilgi almak için mert@mertcuhadaroglu.com adresine mail atabilirsiniz.