Bu konuda daha önce de bazı yazılar yayınlamıştım; diğer yandan konu o kadar önemli ki zaman zaman tekrar değinmenin yararlı olabileceğini düşünüyorum. Hayatımızda yolunda giden şeyler olduğu gibi istediğimiz gibi gitmeyen şeyler de var, çoğumuzun hayatı bu şekilde. Yolunda giden şeylerin devam etmesini arzularken aynı anda istediğimiz gibi gitmeyen şeylerin de değişmesini arzu ediyoruz doğal olarak.

Peki bir insan istediği gibi gitmeyen şeyleri nasıl değiştirebilir, adı üstünde bu bir değişim süreci, çoğu zaman da kendimizde yapacağımız değişimlerle başlayacak olan bir süreç. İlk adım hayatımda yolunda gitmeyen şeylerin de sorumluluğunu almak, yalnız sorumluluk almak ile kendimi hırpalamak arasındaki farka dikkat çekmek istiyorum, amacım kendimi yerin dibine batırmak olmamalı. Evet henüz istediğim noktada değilim ama yapacağım değişiklikler ile bir süre istediklerime yaklaşacağım gibi bir bakış açısı olmalı.

Bu niye önemli biliyor musunuz, eğer yolunda gitmeyen şeylerle ilgili olarak sorumluluğu elime almazsam bir şeyleri değiştirme şansım olmadığını da en baştan kabul etmiş oluyorum. Halbuki sorumluluk bende ise bir şeyleri değiştirebilirim. Ben buna pilot koltuğuna oturmak adını veriyorum, yaşamımız bir uçak ise pilot koltuğuna geçip yönetimi ele almalıyım bir şekilde. Belki başlangıçta biraz sarsıntı olabilir, varsın olsun.

Diyelim ki işlerim istediğim gibi gitmiyor; neleri farklı yapabilirim diye düşünmem lazım, diyelim ki ilişkiler alanında istediğim sonuçlara uzağım, o zaman da acaba bununla ilgili olarak kendimde neleri değiştirebilirim diye bakmalıyım. Yalnız tekrar hatırlatayım buradaki amaç yıkıcı değil yapıcı olmak, doğru yaptığım şeyler de var, sadece bazı değişiklikler yapacağım beni istediğim sonuçlara yaklaştıracak olan.

Çocuklarımızı yetiştirirken de önemli olan bir konu bu, sürekli olarak şikayet eden ve istedikleri şeyler olmayınca da çevresel koşulları ve başkalarını suçlayan bireyler yetiştirmemeye önem vermeliyiz. Sizin istediğiniz şeyleri mevcut koşullarda yapan ve yaşayan birileri var ise o halde bir yolu olmalı, işte bu yolları araştırmaya başlamak için hayatımın sorumluluğunu elime almam lazım.

İşlerin istediğim gibi gittiği alanlarda olayı kendime yontup işlerin istediğim gibi gitmediği konularda topu hep başkalarına atarsam öğrenemem ve gelişemem, halbuki dünyada bulunma amaçlarımızdan bir tanesi de bu, yani öğrenmek ve kendimizi geliştirmek.

Sorumluluk varsa yol da vardır.

Sevgi ile kalın.

Not: Mutlulukla Değişim Programı Kasım ayı kayıtları devam etmektedir, bilgi ve kayıt için mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.