HAYATA YENİDEN BAŞLAMAK


“Her şeyi hafızadan yaşadığımızda ve/veya geçmişle kıyasladığımızda aslında yaşamıyor sadece hatırlıyor oluruz” (Eddi Anter).

HAYATA YENİDEN BAŞLAMAK

Hayatımıza kaldığımız yerden yeniden başlamak ve daha farklı daha güzel bir hayatı deneyimlemek kesinlikle mümkün. Ben böyle bir deneyimin içinden geçtim. Düzenli koçluk alan danışanlarım ve hatta kişiye özel günlük seminerlerime katılanların da hayatlarına yeni gözlerle devam ettiklerini gözlemliyorum.

Peki, bütün bunlar nasıl oluyor, bu işin sihri nedir?

Öncelikle; her şeyin bakış açılarından ibaret olduğunu ve eğer bakış açımızı değiştirebilirsek, hayatımızdaki güzelliklerin daha çok farkına varırsak daha fazla güzellik yaratabileceğimizi öğrenmek geliyor.

Koçluk çalışmalarının başlangıcında bir veya iki seans kişinin kendisine ve hayata olan genel bakışı üzerinde çalışıyoruz. Hangi bakış açılarından hayatı deneyimlediğine bakıyoruz birlikte. Bazı soru ve egzersizlerle kişinin hayatının bir fotoğrafını ortaya çıkarıyor ve fotoğrafta odaklanmak istediğimiz öncelikleri belirliyoruz. İçten gelen dürüst cevaplar ve eylem adımları ile sabırla ilerliyoruz. Elde edilen sonuçlar kalıcı oluyor.

Burada bir koçluk seansı yapmadığımıza göre size nasıl yardımcı olabilirim diye düşündüm ve aşağıdakileri paylaşmamın yararlı olabileceğine karar verdim.

Her şeyden önce değişimi gerçekten istemeniz ve yol boyunca kararlılığınızı korumanız gerekiyor.

Farkındalık anahtar kelimemiz. Bir illüzyonun farkına vardığınızda illüzyon genellikle çöker ve yaşamınızda size hizmet etmeyen, sizi korkutan bazı önemli illüzyonların çökmesi kesinlikle faydalı olacaktır.

Sonrasında ise etiketleme alışkanlığından vazgeçeceğiz, kendimizden başlayacağız ve diğer insanlara doğru genişleteceğiz.

Çok inandığım bir örnek vermek istiyorum, bence tembel insan diye bir şey yoktur. Sadece ilgisini uyandırmayan olaylar karşısında tembel hareketler sergileyen kişiler vardır. Bu insanlara gerçekten ilgilenebilecekleri bir şeyler sunarsanız ne kadar çalışkan olabileceklerini görürsünüz.

“İyi, kötü, doğru, yanlış” gibi etiketleri olabildiğince az kullanmalıyız.

Hayat en büyük öğretmendir, geçmişinize dönüp bir bakmanızı rica ediyorum, iyi dediklerinizden bazıları kötü, yanlış dediklerinizden bazıları doğru çıkmadı mı?

Önemli olan bu tarz bir etiketlemeyi baştan yapmamak ve sürece teslim olmaktır.

Her anda sınırsız olasılıklar vardır; ancak ön yargısız bir zihinle bunun farkına varabiliriz.

Aslında etiketlemelerle ve önyargılarla yaptığımız şey özgürlüğümüzü kısıtlamaktan çok farklı değil.

Şimdi en önemli aşamaya geldik; hayat ilişkilerdir, ilişkilerinizde yeni bir pencere açmanızı istiyorum sizden.

Eşinize/sevgilinize/çocuklarınıza/dostlarınıza dair tüm olumlu ve olumsuz düşüncelerinizle vedalaşın, onları sanki yeni tanıyormuşçasına hareket edin, bırakın sizi şaşırtsınlar.

İş hayatında patronunuzla/çalışanlarınızla yeni ve etkili ilişkiler kurmak için onlar hakkındaki geçmiş fikirlerinizi bırakın ve onları yeniden keşfetmek için kendinize bir şans verin.

Bütün karşılaştığınız insanları hiçbir yargı olmadan, etiketlemeden can kulağı ile dinleyin, aklınızda hazırlamış olduğunuz otomatik cevapları boş verin gitsin.

Bütün bunları yaptığınızda hep çok bahsettiğimiz anda kalma deneyimini de çok daha kolay yaşayabileceksiniz.

Yeni bir bakış açısı ile hayatı yeniden deneyimleyeceğiniz muhteşem bir hafta dilerim.

Sevgiler.

Paylaş

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

15 − 14 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.