Geçenlerde yakın bir dostum hayat boşlukları sevmez başlığı altında bir yazı yazmamı rica etti, ben de bugün onun isteğini yerine getiriyorum. Bu konu çok ilginç bir konu; hayatın işi gücü yok da boşluk mu dolduruyor da diyebilirsiniz, ilk duyduğumda ben de öyle düşünmüştüm biraz.

Hayatımızda var olan şeyleri iki grupta inceleyebiliriz, varlığından mutlu olduğumuz ve devam etmesini arzu ettiğimiz şeyler ve bir şekilde değişmesini arzu ettiklerimiz. İstediğimiz ve hayatımızda yer almayan şeyler de var elbette. Değişmesini arzu ettiğimiz şeyleri hayatımızdan çıkarmayı öğrenmemiz gerekiyor, bunun yazıldığı kadar kolay yapılmadığının farkındayım diğer yandan başka bir yolu da yok çoğu zaman.

Olmasını istediğimiz güzel şeyler için hayatımızda bir boşluk açmamız lazım; peki bu boşluğu nasıl açacağız? Ben şöyle düşünüyorum; artık hayatımızda yer almayan pek çok şeye olan duygusal bağlılığımız devam ediyor, düşüncelerimiz bugünden ziyade geçmişte dolanıyor, pişmanlıklar akla geliyor ve bunlar büyük alan kaplıyor. Eğer geçmişle barışıp geçmişi olması gereken alanda bırakabilirsek yani yeni ve boş bir sayfa açabilirsek işte o zaman hayatımıza girmesini istediğimiz şeyleri de davet etmiş oluruz.

Biliyorsunuz meşhur bir söz var, kapanan kapının ardından o kadar çok bakıyoruz ki bizim için açılan yeni kapıları görmüyoruz, biraz buna benziyor anlatmak istediğim.

Giden şeyin yerine sizin ihtiyacınız olan şey gelir eğer gideni bırakabilirseniz, zihinde bırakmaktan bahsediyorum. Olmayan veya olmaması gereken şeylerin enerjisi ile hayatınızı doldurmayın, bunları geçmişte bırakın ve güzellikler için yer açın hayatınızda.

Açacağınız boşlukları geçmişin pişmanlıkları ile değil bugünün farkındalığı ve geleceğe dair güzel hayaller ile doldurun, 2-3 hafta boyunca uygulayın, farkı göreceksiniz.

Sevgi ile kalın.

Not: Yeni videolarıma Youtube Kanalım üzerinden ulaşabilir, koçluk hakkında bilgi almak için ise mert.cuhadaroglu@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.