HAYALLERİM VE BEN


Çocukken her şey daha kolaydı sanki daha keyifliydi. Yaşamak, yaşamın tadını çıkarmak, korkusuz olmak, hayal kurmak, çocuk olmak kısaca. Akşamları annemin eve un kurabiyesi alıp geleceğini hayal ederdim ve bu gerçekleştiğinde mutlu olurdum. Mekanizma aynı aslında, ama bugünlerde daha mı az oluyor, bilmiyorum.

Bağımlılık yoktu sanırım, olsa da olur olmasa da olur modundaydım farkında olmadan, hayat her şekilde güzeldi, un kurabiyesi pastanın üzerindeki krema gibiydi.

Hayal kırıklığı denilen şeyle henüz tanışmamıştım, bazen annemin veya babamın biraz yüzü düşerdi, ne bileyim hayal kırıklığı yaşadıklarını, sonra ben de tattım hayal kırıklıklarımı.

Kayıp da yaşamamıştım hiç küçük bir çocukken, anneannem öldüğünde uzun süre kabul edememiştim, cennet diye bir yer varsa oraya bazı insanlar niye erken gidiyordu, çocuk aklımla kavrayamamıştım.

Büyüdükçe oyunun kurallarını öğretmeye başladı birileri bana, oyunu sevmedim çok, hiç hayal yoktu, hayal gücü yoktu, sadece gerçekler vardı. Oysaki her şeyin gerçek olduğu bir dünyada bence gelecek var olamazdı.

Hayallerime devam ettim inatla, başka insanlarla daha az paylaştım belki ama devam ettim. Bir gün işime yarayacaklarını biliyordum.

Bazen uzaklaştılar benden, sadece çocukluğa ait anılara dönüştüler, bazen de yaklaştılar, sanki hayallerim koruyucu meleklerimdi benim.

20’li yaşlarımda kişisel gelişimle ve koçlukla henüz tanışmamıştım, ama doğuştan iyimser ve hayal gücü yüksek birisi olarak hayallerimle geleceğimi şekillendirdiğimizin farkındaydım. Hayalleri yaşamak ise sanırım en büyük motivasyondu, bir kere bunu başardığınızda hayatınızı buna adayabilirdiniz.

30’lu yaşlarımda kişisel gelişim ve koçlukla tanıştım, 40’lı yaşlarımda ise koçluk ve yazarlık yapmaya başladım. Hayal gücünü seven çocuk şimdi insanlara hayal kurmaları için ve hayallerini gerçekleştirmeleri için yardımcı oluyor, işimi çok sevdiğimi söylememe gerek bile yok herhalde. Bir hayaldi ve gerçek oldu.

Şimdi niye bu kadar rahat hayal kuramıyoruz. Pek çok nedeni var; kafamız çok meşgul. Doğadan uzak ve teknolojiye bağımlı bir hayatımız var. Her şey çok hızlı akıyor ve çok hızlı tüketiliyor. Karmaşa var hayatlarımızda, ne öncelikli ne değil onları bile bilmiyoruz.

Birisi seçenekler sunmuş az sayıda ve biz onların arasından çok da içimize sinmeyen seçimler yapmışız sanki. Hayata bu sınırlı sayıda konudaki sınırlı seçimler gibi yaklaştığımızda hayal gücüne de çok fazla ihtiyaç olmuyor zaten.

Hayatımız her geçen gün bir yapılacaklar listesine dönüşürken hayatımızın odağında kendimizden başka her şey var gibi. Biraz hayal ve biraz cesaret ile değişebileceğini düşünüyorum, hatta biliyorum.

Büyümek güzel ama hayallerle birlikte büyümek daha güzel. Bütün hayallerini çocukluğunda bırakıp büyürsen belki olgunlaştığını sanırken mutsuzlaşıyorsun.

Hayallerinizi alıp gelin bu hafta, sandıkları açın eski hayallerinizi bulun ve tozlarını alın, yolculuk yarın başlıyor.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

twelve + sixteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.