HAYALLERİ GERÇEKLEŞTİRMEK – GERÇEK BİR HİKAYE


2013 yılının Mayıs ayında belimdeki bir rahatsızlık nedeniyle bir hafta yatak istirahatı yapıyordum. Dizlerimin altında bir yastık, bütün gün sırt üstü vaziyette yatıyordum. Kitap okumak en güzel seçenekti. Elime Ralph Marston’un güzel bir kitabı geçmişti. Kitabı okudum ve etkilendim. Bay Marston Amerika’da yaşıyor ve her gün kendi web sitesinde motivasyon yazıları yayımlıyor, kitapta 100.000 takipçisi olduğunu anlatılıyordu.

Kitabı bitirdiğimde kendime şunu sorduğumu hatırlıyorum, hayatımın sonuna kadar her gün ne yapmak istiyorum? Güçlü bir soruydu ve cevabı üzerine bir hafta düşündüm, yazdım, çizdim. Sonunda karar vermiştim, hayatımın sonuna kadar her gün yazı yazmak istiyordum. Bu yazılarla insanların hayatlarına dokunmak harika olabilirdi. Kişisel gelişim, koçluk, motivasyon yani kısacası değişim ve mutluluk üzerine yazabilirdim. Hayatın içinden yazılar.

O zamanlar yazmak dendiğinde aklıma gelen tek şey kitap yazmak ve/veya yazıları bir kitap formatında bir araya getirmekti. İlk kitabım Hayatını Seç’in 2. Baskısını yapmaya hazırlanıyorduk, bu nedenle kitabı tekrar gözden geçiriyordum. Mayıs ayının sonunda Gezi Parkı Olayları başladı, Ülkemizin gündemi bir anda değişti, kitabın yeni baskısını erteledik.

Haziran ayının başında Kızkardeşim ağır bir trafik kazası geçirdi, yaklaşık bir ay hastanede ve evde ona refakat ettim. Kızkardeşim tekrar sağlığına kavuşunca Temmuz ayında Bodrum’a yazlığa geldik.

Benim çalışmadan, üretmeden durabilmem mümkün değil. Resmi bir Facebook Sayfası açtım. Bir yıl önce Temmuz ayında Sayfa ilk açıldığı gün tek bir takipçim vardı, eşim Özge Çuhadaroğlu.

Hayalim Ralph Marston gibi 100.000 kişiye ulaşmaktı. İnsan yazı yazdığı zaman en büyük motivasyonu çok sayıda kişiye ulaşmak oluyor. 1 kişi nerede, 100.000 kişi nerede, üstelik daha önce 100.000 satmasını hayal ettiğim ilk kitabım sadece 1.000 adet satmış.

Düşünerek çözülebilecek bir konu değildi, hayattaki pek çok diğer konu gibi bir şekilde eyleme geçmek gerekiyordu.

Kafamda basit bir menü oluşturdum, ben olsam ne görmek isterdim her gün diye düşündüm. Sayfam bugün de aynı menüyü büyük ölçüde koruyor.

Güne güzel bir günaydın fotoğrafı ile başlıyoruz, genellikle bir deniz resmi veya bir doğa manzarası. Daha sonra bir karikatür paylaşıyorum, benim favorim Erdil Yaşaroğlu. Hepimizin biraz gülümsemeye ihtiyacı var. Günün 3. Paylaşımı ise bir motivasyon yazısı oluyor genellikle.

Gece yatmadan önce 22 civarında Yarın’a Not’u paylaşıyorum. Ertesi günün yazısından alınmış bir cümle, ertesi gün için bir umut.

Bu hafta Ailemiz 20.000 kişiye ulaşıyor. Bir yıl önce hayal ettiklerim büyük ölçüde gerçek oldu. İki şey yaptım; ne kadar zor ve uzak görünse de harekete geçtim ve ısrarla devam ettim, her gün hiç ara vermeden yaptım.

1,5 yıl sonra 100.000 kişiye ulaşacağımızı tahmin ediyorum, yaptıklarımı yapmaya devam edersem başarıya ulaşmak sadece bir zaman meselesi. En büyük destekçim ailem, dostlarım ve sizlersiniz. Beğenileriniz, yorumlarınız ve paylaşımlarınız bana destek oluyor. Hepinize çok teşekkür ediyorum.

Günlük bir gazetede her gün motivasyon yazıları yazmayı hayal ediyorum, bunun da gerçek olacağını biliyorum.

Yanlış yolda doğru yürünmez, doğru yolda da yanlış yürünmez, kalbini koyduğun yol doğru yoldur, yürümeye devam et.

Her şey başlangıçtaki tek soru ile başladı, hayatımın sonuna kadar her gün ne yapmak istiyorum? Unutmayın, soru varsa cevap da vardır, her zaman.

Sevgi ile umut ile kalın.

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

17 − seven =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.