Hayal Gücünü Besleyen Hikayeler


Bu bültende hayal kurmaktan bahsedeceğiz, güzel hayallerden tabii ki. Bazen güzel hayaller kurmakta güçlük çeken insanlarla karşılaşıyorum, siz de onlardan birisiyseniz yazdıklarım ilginizi çekebilir. Yok ben zaten güzel hayal kurarım diyorsanız belki farklı bir bakış açısı iyi gelir. Keyifle okumanızı ve hayalinizi seçmenizi dilerim.

Benim için hayal kurmak; su içmek, nefes almak gibi bir şey, yani her şeyimi elimden alsalar hayallerim kalır yine, belki de iflah olmaz bir iyimser olmamı hayal gücüme borçluyum. Hayallerim bugüne kadar beni hiç yanıltmadılar, ne zaman onların peşine düşsem hep güzel şeyler oldu, hepsini gerçekleştirdim anlamında söylemiyorum bunu, sadece değişimler hep iyi yönde oldu, zaten geriye dönüp baktığınızda fark edersiniz değişim hep iyiye doğru olur ve hayaller bunun önemli bir parçasıdır.

Kendimi bildim bileli çok kitap okurum ben, kitaplar hayal gücümü geliştirmemde çok etkili oldular. Jules Verne’e bayılırdım mesela, kendimi dünyayı 80 günde gezerken ne kadar çok hayal ettiğimi bilseniz şaşarsınız.

Kitaplar ve kitap okumak hayal gücünü besler; çünkü kitaplarda karakterleri kendin kafanda şekillendirirsin; tipini, duruşunu, sesini, gülümsemesini, her şeyini.

Bazende kitaptaki karakterlerin yerine kendini veya senin için önemli olan insanları yerleştirip öyle okursun kitabı. Hadi itiraf edin bir detektif romanı okurken kendinizi onun yerine koymuş olmalısınız 🙂

Şimdi şöyle yapacağız, ben birer paragraflık birkaç tane kısa hikaye yazacağım, sizde kendinizi bu hikayedeki kahramanlarla özdeşleştireceksiniz, sonra size bir iki soru soracağım, cevaplayıp cevaplamamak tamamen size kalmış.

HİKAYE 1
Marmaris ve Datça arasındaki henüz bozulmamış, deniz kıyısındaki köylerden birisindeydi otel. Yol kah deniz kıyısını takip ediyor, kah dağların içinden kıvrılıyordu. Dalaman havalimanından kiraladıkları arabanın camını açtı ve doğanın seslerinin içeri dolmasına izin verdi. Yanındaki sevgilisine gülümsedi, tek elini direksiyondan çekerek onun elini tuttu, tek el ile araba kullanabilirdi, trafik yok denecek kadar azdı. Sadece yol çalışmalarına dikkat etmesi gerekiyordu. Mayıs sonuydu, okulların kapanmasına ve tatil sezonunun tam olarak açılmasına biraz zaman vardı, bu nedenle yollardaki onarım çalışmalarına hız verilmişti.

Köye vardıklarında arabayı deniz kıyısına park etti, otele kara yolu ulaşımı yoktu. Deniz kıyısındaki cafelerden birisine oturdular ve türk kahvesi sipariş ettiler. Cep telefonunu çıkararak oteli aradı, tekneyle alınmak için hazır olduklarını söyledi.

Kahvelerini bitirip hesabı ödemeye hazırlanırken küçük bir tekne masmavi suları ortasından ikiye bölerek kıyıya yaklaştı, teknedeki adam onlara el salladı, karşılık verdiler. Aracın arkasından küçük bavullarını alarak tekneye bindiler. Tekne hareket etti, arka tarafta oturdular, birbirlerine sarıldılar, rüzgar yüzlerini okşarken kendilerini bekleyen güzel tatili düşündüler.

Soru 1: Hikayedeki kahraman sizsiniz, peki yanınızdaki sevgili/eş kim? Şu an onunla mı birliktesiniz, değilseniz neden?

HİKAYE 2

Hep bunu hayal etmişti, sonunda gerçekleştiği için çok sevinçliydi. İnsan gerçekten ne istediğine çok dikkat etmeli, gerçek olabiliyor diye düşündü ve gülümsedi.

Sabahın erken saatleriydi, elinde gazeteleri ile sahilde yürümeye başladı, bisikletle yanından geçen hiç tanımadığı birisine gülümsedi. Merdivenlerden inerek deniz kıyısındaki derme çatma balıkçı barakasına indi. Ahmet Kaptan’a selam verdi, buraya son zamanlarda sık geldiği için işletmecisi ile ahbap olmuştu artık. Demli bir çay ve çift kaşarlı tost siparişi verdi.

Gazetenin 7. Sayfasını açtı, ekonomi bölümünde kendisiyle işi hakkında yapılmış olan bir röportaj vardı. Keyifle okumaya başladı,  evet başarmıştı, mutlu ve huzurluydu. En iyi yaptığı şeylerle, en çok keyif aldığı şeylerin kesişim kümesini bularak atıldığı yeni kariyerinde pek çok insana hayrı dokunmuştu. En önemlisi de buydu sanırım, yaratıcılığını kullanarak insanların hayatlarında olumlu bir fark yaratmıştı.

Soru 2: Hikayedeki kahraman sizsiniz, bu röportaj sizinle yapılmış, röportaj ne hakkında? Siz ne iş yapıyorsunuz?

HİKAYE 3

3 kişilik bir arkadaş grubuyla çıkacakları mavi yolculuk için hazırlıklar aylar öncesinden başlamıştı neredeyse. Şimdi tekneye çıkarken çok keyifliydi. Uzun uzun alışveriş yapmışlar, belki içki miktarını biraz abartmışlardı ama olsun.

Kaptan deneyimli bir denizciye benziyordu, dost canlısı ve konuşkandı, ilerlemiş yaşına rağmen hareketleri oldukça çevikti.

Kısa bir seyrin ardından bu geceyi geçirecekleri koya demirlediler. Kaptan onlara güneş batmadan yüzmelerini önerdi, kendisi de biraz balık tutmaya çalışacaktı.

Çocuklar gibi bağırarak kendilerini soğuk sulara fırlattılar, aylardan Haziran’dı, koyda çok uzakta demirlemiş olan bir yelkenli dışında başka tekne yoktu. Uzun süre denizde kaldılar, koyu baştan sona yüzdüler, tekneye çıkıp sıcak bir duş aldılar ve giyindiler. Hava hızlıca kararırken buzdolabından 3 tane soğuk bira alıp arka tarafa geçtiler. Ne iyi yapmışlardı bu tatile çıkarak, gerçi eşlerden izin almak biraz zor olmuştu ama sadece 3-4 gün kalacağız diyerek ikna etmişlerdi.

Biraz sonra Ahmet Kaptan yemeğin 5 dakika sonra hazır olacağını bildirdi, sofra kurulmuştu. Beyaz peynir, yeşil salata, mangalın üzerinden yeni alınmış dumanı tüten çipuralar ve çay bardaklarında rakı. İpod’unu açtı, en sevdiği şarkılardan birisini seçti, çay bardaklarını kaldırdılar ve dostluklarına içtiler. Yaşamak güzel şeydi doğrusu.

Soru 3: Hikayedeki kahraman sizsiniz, bu yolculukta yanınızda olan arkadaşlarınız kimler, en son ne zaman böyle bir yolculuk yaptınız, yakında yapmanıza engel olan bir şey var mı?

4. VE SON HİKAYE

Güzel bir bahar gününde evinizin bahçesindeki erik ağacının altında oturuyorsunuz, ağaç çiçek açmış, ayaklarınız çıplak olarak çimenlerde, elinizde bir kitap var.

Torunlarınız bahçede oynuyor, uzaktan sesleri geliyor, kediniz ayaklarınızın dibinde.

Kitap sizin hayatınızı anlatıyor, sizin izninizle bir yazar sizle yaptığı ve kaydettiği söyleşileri kitap yapmış. Kitabın ismi “Çok Geç Olmadan”.

Kitabın arka kapağında çok geç olmadan fark ettiğiniz, hayatınızda uyguladığınız ve insanlarla paylaşmak istediğiniz şey her ne ise ona dair bir paragraflık kısa bir yazı var.

Soru 4: Bu yazıda ne yazmasını istersiniz?

Başka hikayelerde anlatabilirim kuşkusuz ve ben yazdığım sürece hepsi birbirinden güzel günlere ait olur. Hikayeleri okurken kendinizi kahramanın yerine koyup hayal etmeyi başardınızsa sizin hayaliniz de gerçek olabilir.

Paylaş

Önerilen Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

19 − seven =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.